ALAY KUSMAK

Kimler alay ederler? Neden alay ederler? Alayla ne elde edilir? Alay etmeyi kimler hoş, kimler boş bulurlar? Alay edenlerin ortak karakteristik özellikleri nelerdir? Pek işlenmemiş bir konu olduğu için buna da el atalım istedik...

Alay edenlerin kimler olduğuna bakınca tespitimiz odur ki ilk sırayı çekemeyenler almaktadırlar. Kıskançlar özellikle sonuç alamadıklarında nefislerini bu şekilde tatmin ederler. Evet, alaycılık sonuçta bir nefis tatminidir ve alayla hiçbir şey elde edilemez. Nefsine sahip olamayan herkes bu seviyesizliğe düşebilir.

Kıskançlık dışında daha pek çok neden sayılabilir. Mesela cehalet, mesela erdemsizlik, mesela aşağılık kompleksinden kurtulma arzusu. Kuş beyniyle alay edecek ki akılsızlığı kamufle olsun, dikkatler kendi üzerinden alay ettiği kişiye kaysın...

Alaycılık emredici nefsi tatmin ederek daha da besleyip büyütmekten başka hiçbir işe yaramaz. Sonuçta en değersiz karakter ortaya çıkar: Riyakârlık. Kibirlenmeden alaya yeltenmek mümkün değildir. Mangalda kül bırakmaz ama gerçekte beş para etmez.

Alaycılığı tüm erdemli kişiler boş hatta seviyesizlik olarak görürler. Bu erdemsizler alay ederlerken erdemli insanlar onlara acırlar. Yani alaycılar aslında birileri kendilerine acırken alay etmektedirler ve bu zavallılar kendilerine acınıldığının hiç farkında bile değildirler. Bu ise onlar için komik değil, ama gülünç bir durumdur. Bunlar ancak kişilik olarak kendileri gibi akıl baliğ olmamış olanları tarafına çekebilirler. Böylece zavallılar bir araya gelerek aslında cenazelerinin bayramını kutlarlar ama anlamaktan gafildirler.

Alaycıların hepsinde mevcut olan yani ortak niteliklere bakılacak olursa bir tane bile insani değeri olan özellik bulunamaz. Hayvanlarda olduğu gibi nefis yenilgisiyle başlayan niyetleri, hayvandan da aşağı seviyeye çekilerek devam eder. Böylece sefillerin en sefili olan bu tabaka adeta irin toplamış bir cerahat tabakasıdırlar yani rahatsızlık vericidirler.

Bunların hepsi kibirlidirler. Bazıları az bilgiyle bile şımardıkları halde, bazıları ise hiç bilgisiz de olsalar riyakârdırlar. Çukurdaki tümsek ya da engebeyi tepe sanaraktan tepeden bakarlar. Tevazu gösterenlere karşı da çalımlıdırlar. Her kim tevazuuyla eğilse boynuna kement atmaya kalkarlar. Bunlar bir sübyanın bilgisizliğinde, bir delinin dengesizliğinde ve bir hayvanın nefsine sahip acınası yaratıklar olarak aslında ibret alınmak için yaşarlar. Bunlar kendilerine ibretle bakılsın ve herkes haline şükretsin diye toplumda bulunurlar. Nice insan bunlara bakarak kendilerine çekidüzen verirler ve tevazuuyu tercih ederler. Bunların tek faydası ibret alınmalarıdır.

Bütün alaycılar aslında alay konusudurlar. Mütevazı insanların susarak kâh ima ile ya da az konuşarak kâh ifa ile eleştirisidir alaycılık. Cehaletin beklenen bir sonucudur. Zira erdemlilik bilginin sonucudur.

Sonuç olarak alaycılar peygamberlerin karşısına, erdem sahiplerinin karşısına, mütevazilerin karşısına çıkan gereksiz fertlerdir. Düşünün hele, bir an için mütevazi olabilse alay edebilir mi? Hayır... Alaycılık için şeytanın akrabası olmak şart. Başka türlü huyundan ve suyundan nasıl vaz geçsin değil mi?

Biz sporcularımıza tevazuuyu nasihat ediyoruz. Bruce Lee ile de alay edildi. Einstein, Galilei, Atatürk, Erbakan, Mandela, Dudayev, Begoviç vs. hepsi kendi alanında tavan yapmış isimlerdir. Hem bunların belki hem de herkesin alay edildiği bir anı olmuştur. Çünkü herkesin eksiği ve kusuru olur ve her yerde bunu fırsat bilip iğrenç bir şekilde alaya alan bulunur. Kendisine hem güldürtecek ve hem de zeki dedirtecek ya...

“Alay etmek”ten daha uygun olabilecek bir ifade de sanırım “alay kusmak” ifadesidir. Alay kusmak zihne yakışmaz; ancak mide seviyesine ve bağırsaklara yakışır.

                                                                                                               18.05.2011/YÜKSEL YILMAZ
 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
DİNE KATILAN HURAFEYİ SORGULAYIN Genel 28.08.2019
Ümmetin kafası neden karıştı? (17) Genel 27.08.2019
MÜSLÜMANLARIN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT Politika 12.08.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.