Kısa Kısa – LGBTİ, GBT, HGS, MTA, AKPT, LGS, MI6- Şeytan Yedigeni

Havalanlarında dikkat çeken bir tipim. Nedir, uzun boylu, esmer, 5 günlük sakallı, kığırçık(kıvırcık ve rengi kıra yakın) saçlı, son derece çekici vb özelliklerde birini görünce olsa olsa bu terörist olur deyip GBT denetiminden geçmişliğim vardır. Yani sorduğumda genel kontrol filan diyorlar. Polis noktası 15 metre ileride; polisin biri o kadar yolcuyu geçip bana geliyor ve kimlik soruyor. Yani tabii bu uyarı da olabilir. Fişlisin ya sen; veya sanırım bu tip meselesi.

Çekici olmak dedim de, bunu şaka filan zannetmeyin; çekici bir erkek, başka insanları manüple edebilen erkektir de. Yani çekici bir terörist, amacı her ise, o amaca ulaşmak için insanları etkileme yolunu da mutlaka kullanır. Bu yüzden çekici olmak büyük bir problemdir de.

Özellikle, esmer olmak ve ortalamadan biraz uzun olmak da şüphe uyandıran bir şey. Ne yapabilirim genlerim böyle buyurmuşsa.

Yurt içi veya yurt dışı fark etmiyor. Yurt dışındayken bile bir sürü yolcuyu denetlemeyen polis beni çevirip bir şeyler soruyor. Bir seferinde üzerimde ne kadar döviz olduğunu sormuştu Alman polisi. Ben anlamamıştım tabii ne sorduğunu da, etrafta bir Türk olunca birini yakalayıp ne diyor nu polis? diye yardım almışlığım vardır.

Öncelikle şunu söylemek isterim ki, ben bir yeri havaya uçurmak istesem ne olduğunu anlamazsınız bile..ha ha! Yani böyle, insanı, ben neyim? Sorusundan başlatıp, acaba şunları bombalasam mı? Sorularına götürüyor birtakım bazı şeyler; yaklaşımlar.

Saçları dağınık birini görünce, ki benim saçlarım dağınık değil-kıvır, suçlu kelimesine giden ortalama bir aklımız da olabilir. Medyada şurada burada özellikle terörist resimlerinde kişilerin saçları dağınık gibidir ya; herhalde ondan. Kimliğinizi görebilir miyim? Neden? Saçlarınız dağınık çünkü. Esmersiniz de. Son derece güçlü kaslara sahipsiniz. O yüzden. Pekii öyleyse! Beni yakaladınız. Fakat siz benim Ayhan Işık gibi konuşabildiğimi fark etmediniz. Lütfen kurşununuzu nasıl isteriniz?

Suçlu olmak deyimi-anlamı zaman içerisinde çok değişecek bence. Suçlu arayan bir sistem suç da yaratır; belki, gerektiğinden;gerekliliğin farkında olunmadan. Resmiyette kabul gören suç unsurları sizin-benim gibi insaların kafasında da sosyolojik etkilere de sebep olurlar. Fakat insan bu sefer de ileride suç olaraka kabul görecek olup o an suç olmayan şeyleri de kafasında yaratır. İleride, suç olarak kabul edilecek olan şeylerin oluş mantıkları değil sayılarının çokluğu suçu suç yapar.

***

LGBTİ yürüyüşü konusunda konuşmak gerekir. İlkin, Erkek-Kadın ekseninden kayışlar diye basit şema çizsek, bu çiziş eksik olarak kabul edilse bile, buna yanlış denemez. Önyargısız şekilde düşünüldüğünde, olan şey basit anlatımıyla tam da budur.

Duygudurum bozukluğu bu kayışlara bir sebeptir. Duygudurum bozukluğuna ne yol açar? Erkek veya Kadın kimliklerinin aşırı abartılması, bunun sonucunda, abartılan kimliklerin ağırlığı altında bocalayan insan.

Başkalarının cinsel tercihlerini çok da gözde büyütmemek gerekir. LGBTİ vb örgütlenmeleriyle bu çevrelere dahil olan insanlar yeni türemiş gibi olmuyor. Zaten emin olun ki şu toplumun erkeklerinin ve kadınlarının yarısından çoğu erkek-kadın ekseninde bir o yana bir bu yana kayıp duruyorlar.

Özgürlük kelimesiyle cinsel tercih deyimini bir arada kullanmak, cinsel tercih özgürlüğü vurgusunu yapanları kastediyorum, mantıksız geliyor bana. Her tercih bir özgürlük konusu mudur? diyesim geliyor.

İnanç özgürlüğü konusu da böyle. İnanç özgürlüğü diye bir deyim-şey yoktur. İnanç denilen şey, sınırları belirsiz bir şeyin içinde olduğunu varsaymak anlamına da gelir. Sınırlarını bilmediğimiz bir şeyin-şeyin zikrinin bizi nerelere götüreceğini bilmeden -ki hiç bilinemez- inanç ve özgürlük kelimelerini yan yana kullanmak mantıksız geliyor bana. İşin tapınak yönü de bu anlattığımla alakalı. Niyetin ne senin. Tapınakları çoğaltacaksın, düşünceme nefes aldırmayacaksın.

Sonsuz tanrı veya sonsuz o şeyi inandığımı söyleyerek gevelemek yerine adım adım, az az bilmeyi tercih ederim; düşünmeyi tercih ederim.

***

Öğretmenlerin yaz aylarında çalıştırılması konusunda bir trol konusu açıldı bir yerlerde. Kimisi, öğretmenler yaz aylarında temizlik-kamu hizmeti yapsın vb şeyler de söylüyor. Tabii benim bu konuyu açmam, trollerin trolüne geldiğim anlamına gelmiyor.

Seçim öncesi kurulan trol merkezlerinde şimdi konu sıkıntısı var herhalde. Veya, koalisyon vb siyasi gündemler konusunda yalancılık-gazlama yapan bu merkezler işleri yoluna koydukları için kalan boş zamanlarında da bu öğretmenler konusuna el attılar. Partili troller  sanal dünyanın gücünü geç fark etti fakat iyi çalışıyorlar.

Pek de üzerime alınmıyorum. Evime veya civarına; bahçeye sokağa temizliğe gelmek isteyen varsa, bir öğretmenin temizlik işlerini yapmak şerefine erişmek isteyen varsa, onlara 7 nesil yetecek şerefi yarım günde verebilirim. Hatta bir saatte.

Hem zaten ben mesela okuduğum gazeteleri biriktirip özenle bantlayıp geridönüşüm kutularına bırakıyorum. Sen ise kendinden başka çöp üretmiyorsun; onu götürüp çöpe atsan da geri dönüşemez zaten.



Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.