Ermenilerin Bu Verimli Ülkede Hiçbir Hakkı Yoktur

Başlıktaki sözü kimin söylediğine geçmeden önce, insanların tarihteki isimlerin sözlerinin nasıl çarpıtıldığını, nasıl ideolojilerine uygun gelen sözleri ayıklayarak kullanıp, nasıl uygun olmayanları silmeye çalıştıklarını anlatmakta yarar görüyorum. Bugün dahi yapılan büyük bir yanlış varsa o da şudur; tarihi şahsiyetlerin hayatlarını, sözlerini kırparak istismar çabası... Bugün bazı siyasetçilerin Adnan Menderes ve İsmet İnönü üzerinden yaptıkları, uzun bir dönem de Mustafa Kemal Atatürk üzerinden yapılan bu siyaset ne yazık ki bazı anlarda başarıya ulaşabiliyor. Bir siyasetçi Dersim İsyanı esnasındaki Cumhurbaşkanının adını bilerek veya bilmeyerek yanlış telaffuz ediyor, Türkçe Ezan'ı okutan cumhurbaşkanını yok sayıp başbakanı üzerinden siyaset yapıyor. Yani tarih, siyasette bilerek kullanılıyor. Bir zamanlar Atatürk'ün partisi olmakla övünen "yeni" bir parti de, Atatürk'ün adını ya ağzına almıyor ya da onun sözlerinden belli bir bölümünü kullanıp belli bir bölümünü yok farz ediyor. Örneğin, bugün anayasadan silinmeye çalışılan "Türklük" kavramı ve yerine getirilmeye çalışılan "Türkiye halkı" kavramı, Atatürk'ün "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir." Sözüne dayandırılarak kılıfına uydurulmaya çalışılıyor. Bütün bunlar yapılırken, Atatürk'ün Türklük üzerine söylenmiş onlarca övücü sözü yok sayılıyor. Bu sözler, bazı gazetelerin ongunlarının altında her gün basılıyor. Çoğu Türkçü yazar bu sözleri yayınlıyor. Bu derlemeye tek kalemde erişmek isteyenler "Başbuğ Atatürk" adlı kitaptan bilgileri edinebilir. Bu yazıda bir bölümüne yer vereceğim Atatürk konuşması, 16 Mart 1923'te Adana Türk Ocağı'nda Adanalı esnaf öbeğine yapılmıştır. İçinde yer alan bazı cümlelerin bugün herkesçe bilindiği, büstlerin altına, okul kitaplarına yazıldığını bazılarının da nedense yok farz edildiğini göreceksiniz. Bütün bunları, halka belirli çerçeveler içine sıkıştırılmış bir Atatürk portresi sunmaya çalışan zihniyetlerin niyeti olarak bakıyorum. İşte o konuşmadan, günümüz Türkçesine çevrilmiş bazı bölümler: "Bir milleti yaşatmak için birtakım temeller lâzımdır ve bilirsiniz ki, bu temellerin en önemlilerinden biri sanattır. Bir millet sanattan ve sanatkârdan mahrumsa tam bir hayata sahip olamaz. Böyle bir millet bir ayağı topal, bir kolu çolak, sakat ve hasta bir kimse gibidir. Hatta kastettiğim manayı bu söz de ifadeye yeterli değildir. Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş olur." Son cümleyi neredeyse ilköğretim çağındaki çocuklar dahi ezbere bilmektedir. Ya gerisini... Devam edelim: "Arkadaşımız söylevinde demişlerdir ki, Adana'mıza hâkim olan diğer unsurlar, şunlar, bunlar, Ermeniler sanat ocaklarımızı işgal etmişler ve bu memleketin sahibi gibi bir durum almışlardır. Şüphesiz haksızlık ve küstahlığın bundan fazlası olamaz. Ermenilerin bu verimli ülkede hiçbir hakkı yoktur. Memleketiniz sizindir, Türklerindir. Bu memleket tarihte Türk'tü, o halde Türk'tür ve sonsuza dek Türk olarak yaşayacaktır." Son cümle, Türkçü düşünceyle ilgilenmiş kimselerce bilinmektedir. Atatürk'ü biraz incelemiş olanlar, hatta evine Yeniçağ gazetesi almakla bile yetinenle de bu son cümlenin Atatürk'e ait olduğunu bilirler. Peki ya bir önceki cümleyi... Tekrar yazalım: "Ermenilerin bu verimli ülkede hiçbir hakkı yoktur. Memleketiniz sizindir, Türklerindir." Konuşmanın ilerleyen bölümlerinde Türkiye topraklarında yaşanan tarihi el değiştirmeleri anlatan Atatürk, hitap başında söylediği sözleri yeniden tekrarlamak gereği duyuyor: "Ermeniler ve diğerlerinin burada hiçbir hakkı yoktur. Bu bereketli yerler koyu ve öz Türk memleketidir. Arkadaşlar, bu memleketin halkı üzerinde kimsenin hak ve yetkisi olmadığı gibi, bu memleketi dışarıya muhtaç ettirmemek de size ait olan bir görevdir." Bu sözü yineledikten sonra din meselelerine giren ve dini konulardaki hassasiyeti nedeniyle milletini ve dinini öven, hatırlatalım bu paragraftaki sözler de Atatürk ve din konusunu işleyen kitaplarda yer bulmuştur, Atatürk halkı selamlayarak konuşmasını bitiriyor. Atatürk'ün yaptığı konuşmalardan belli kısımlar, özlü sözleri diyerek büstlerine yazılmış ve öğretilmiştir. Bizce doğru olan şudur ki, Atatürk'ün her sözü aynı kıymettedir. Birini atıp diğerini öne çıkarmak doğru değildir. Bugün Türklüğün anayasadan çıkması gerektiği herkesçe konuşulurken, bir kişinin büstün altına "Türkiye Türklerindir" yahut "Memleket sizindir, Türklerindir" yazmasını beklemek hayalcilik değil gerçek Atatürkçülüğün uygulamaya konmasını beklemekten ibarettir. Ve ortada bir Atatürk, bir Atatürkçülük varsa o da her yönüyle her sözüyle ortada olmalı ve Türk milleti Atatürk'ünü daha açık, daha gerçek manada tanıyabilmelidir.


Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.