SEÇMEN GÜNLÜĞÜ - Kendi Adıma -

Artık sayılı saatler kaldı. Sandıklar hazırlandı düğüm konvoyu yola koyuldu. Anketler malumunuz. Lakin ben kendi adıma konuşayım. O kadar para verip anket yaptıracağım sonra da birinci olmayacağım. Şaşarım...! Hadi diyelim bağımsız kuruluşlar yapıyor bu anketleri, ben de o zaman size yargının da ne kadar bağımsız olduğunu hatırlatırım. Neyse demem o ki kardeş, kâğıt - kalem üzerindeki projelere bakmam ben, icraata bakarım. Yani reelde şuan ki iktidar yine iktidar mı olacak yoksa muhalefet mi? Ne durumdayız biliyor musunuz? Bireysel menfaatler... Yani örnek vermek gerekirse, bir kızcağız televizyonda diyor ki beni atadıkları için oyum Akp'ye... Diğeri, emekliye doğru dürüst zam yapmadığı için oyum bilmem ne partisine... Yani kuyruk böyle alabildiğinize uzayıp gidiyor. Ee kardeş, hani özgürlük, demokrasi, eşitlik, yargı bağımsızlığı vs. vs... yani pek de önemli değil, atandın ya bütün sorunların halloldu. Emekliye zam, işsize iş verildi ya bütün Türkiye gerçeği çözüldü. Hâlbuki kardeş, atansan maaş yetmiyor, geçinemiyoruzlar başlayacak... Zam yapılsa ee her şey ateş pahası oldu yine yetmiyorlar gelecek... Ee iş bulup çalışsan ya bu kadar da vergi kesilir mi bi işçinin maaşından diye cümleler dökülecek... Yani kardeş işin özü lokal çözümler değil, toplumun refah seviyesini arttıracak daha insancıl yaşam standartları sunulacak çözümler lazım. Yani bu iş biraz acile kaldırılmış hastaya benziyor. Doktor ilk müdahaleyi yapıyor. Değerleri normal seviyeye getiriyor sonra diyor ki şu polikliniğe, bu polikliniğe gidin daha kapsamlı bir muayene olun diyerek taburcu eder. Gidersen sorunun kaynağı bulunup bir tedavi yol haritası çıkarılır. Gitmezsen ben iyiyim dersen ilerde ya aynı sorun bulur ya da farklı bir sorun. İşte bizim sorunumuz da tam da bu lokal iyileştirmelerle sorunlar çözülmüş görünüyor ama sonra tekrar bir sorun çıkıyor. Gidecek adres yok. Sorunu kökünden kaldıracak çözüm adımları hiç yok. Ahhh kardeş! Senle, benle onla iş bitmiyor. Benim, sizin, onların gibi yüzlercesi binlercesi var. Hepsi acil kapılarında kimine ilk müdahale yapılıyor, kimine yapılamıyor bile. Kimileri çok şükür iyiyiz durumlarında... Ne yapmak gerek diyorsanız yazının başında olduğu gibi sonunda da kendi adıma konuşayım, pusulayla sandığı buluşturmadan önce gözleri güzelce bir aydınlığa dikip bireysel menfaatlerden öte ülkesel menfaatlere bakmalı, düşünmeli... Ölçmeli... Tartmalı... Doluya koymalı, boşu doldurmalı... Kesmeli... Biçmeli ve oluşturduğumuz bu kıyafeti hangi parti bedenine cuk diye oturtuyorsak ya da oturtmaya yüz tutmuşsak hadi diyelim hiç olmadı hangisine yakıştırıyorsak ona vermeli düşüncesindeyim. Her oy'un karanlığa dikilen bir mum olması umuduyla...

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Yaprak Gibi Yüreğim... Edebiyat 26.11.2018
Gezegenlikten Kopan Genlerim Edebiyat 25.11.2018
Kısıktır Sesim Politika 05.02.2017
Max Jacob – Seçme Şiirler Kültür / Sanat 29.04.2016
Kürk Mantolu Madonna Kültür / Sanat 25.02.2016
Başlık Kategori Yayın Tarihi
MHP, KEMALİST BİR PARTİ’YE DÖNÜŞÜR MÜ ? Politika 15.09.2019
ÜLKEMİZDE SU YÖNETİMİ VE ÇARE ! Politika 09.09.2019
Tahir Çalgüner ; YENİ MERKEZ PARTİ 'nin SİNYALLERİNİ VERDİ.. Politika 08.09.2019
Vay Terörist!!!!!! Politika 03.09.2019
Sudan Haberler Politika 02.09.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.