HEP SEVMEDİM Mİ...

Ne tartışılır yalnızlık ne de suçtur hissedip ta derinlere dalmak hatta beklemek kifayetsizce, özlem duymak ve sevmek.

Bazen müphemdir duygular ve bazen öylesine mağdur ve çaresizdir ki insan. Her şey bizler için ne de olsa.

Kırgınlık, hasret ve sevmek hatta tutarsızca sevmek. Hiçbir dayanak teşkil etmeden ve alabildiğince.

Kim hangi nedenle suçlu olarak addedilebilir ki hissettiklerinden ve yaşadıklarından mütevellit.

Durağan bir göl olmaktan nasıl hicap duyulabilir ki ya da yeri geldi mi deli gibi çağlayan bir şelale kadar coşkulu olmak adına için için akıtmak ne varsa biriken.

Hızlı bir trenin vagonlarında tıkış tıkış sayısız göçebe ruh. Kimi tedarikli kimi hazırlıksız yakalanmış.

Suçlar, eşkâller belirsiz olsa da suçlu addedilen korunaksız ruhlar bihaber düzeneğin gidişatından.

Sıfatlar aşmış boyunu çoktan zikredilirken onca itham yerini bulurcasına.

Kıyıda köşede kalmış ve hayattan payını çoktan almış, tedarikli olsa bile yanıt vermekten imtina eden göçebe ruhlar biteviye devrana uyumda zorlansa da hala mevcudiyetini idame ettirme gayesi içinde.

Defalarca dolmalı ruh hatta taşmalı. Doya doya yudumlamalı bu şifalı suyu. Her dem susuz ve mütemadiyen aç olmak hayata doğanın bir sunumu ne de olsa.

Çiçek bahçesindeki renk renk çiçekler nasıl da nazenin göz süzmekte uzaklardan. Yalıtılmak belki de yalıtmadan ya da kıyan bir vahşinin elinde son bulan demet demet çiçek soldu solacak. Oysa kırmadan, kıymadan dokunmak ve koklamak.

Bu bir düş olmalı ya da kâbusa dönüşen bir hayal bir adım uzağında iken. ‘'Ya içindeysem" diye bir varsayımı inkar etmek mümkün mü. Varsın bir düş olsun gözüm açık iken bile gördüğüm. İsteyen eşlik eder ya da etmez yeter ki set çekmesin şu pınara.

Aşkın anlamı aslında beni doğru yola sevk eden ve aşkın tılsımı vakıf olmaya çalıştığım.

Sevebilirim hep sevmedim mi... Sevginin tezahürü öylesine yakın ve yalın ki. Minicik bir kuşa baktığım zaman bile inanamıyorum gözlerindeki pırıltıya. O ufacık bedende taşıdığı can bile bir ispatı değil mi bu muazzam kâinatın nasıl bir gücün iktidarında olduğunun.

Kayıplar da kazançlar da inanılmaz göreceli. Kayıp sandığımız nice kazanım her ne kadar boyutu ve ihtiva ettikleri tartışılsa da.

Kazanımlar ise sadece O'nun gözünde makbul olmalı yoksa Karun kadar zengin olsam neye yarar?


Başlık Kategori Yayın Tarihi
ÖZNESİ KAYIP DÜŞLER Edebiyat 02.12.2019
ASLA SÖNMESİN BU YANGIN Edebiyat 01.12.2019
Israrla Seviyorum Yaşam 30.11.2019
BEN DE ÖĞRETMENDİM Edebiyat 25.11.2019
Ben İstanbul'um Kültür / Sanat 18.11.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
İNSANLIK Yaşam 14.02.2020
Din Sömürüsü Yaşam 12.02.2020
SEVMEK Yaşam 04.02.2020
BASIN BÜROSUNUN HABERİ VARMI? Yaşam 28.01.2020
Yeni başlangıç Yaşam 08.01.2020

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.