Öfke ve Sonucu


Ömür dediğimiz gelip geçiyor. Dünya imtihan salonudur. Dert çıkar sabır ister. Sevinç olur şımarmamak gerekir. İstikamet üzere olmak ne güzeldir.
İnançlı olanların sığınacakları rableri var. Rabbin terbiyesinden mahrum kalmak sıkıntı meydana getirir. Kısacık dünya hayatımızı mamur edebilmenin yollarını öğreniyoruz. Doğruluktan sapmadan istikamet üzere gitmek gerekir.
İnsan olarak hesap vermekle mükellefiz. Sorumluluk duygusu da insana dayanıklılık verir. Soğuk sıcak demeden iyi işler yapmaya çalışırız. Kötü sözlerden kaçınırız. Rızkımız için helalinden çalışırız. Hesap verme bilincinden doğan titizlik insana durması gerektiğini öğretir.
Ömrümüzün nihayeti var dünyada ki, amellerimizin hesabını yüce rabbimiz meleklerine tutturuyor. Her insandan sorumlu melek vardır. Bunun karşısında da aman iyi insan olmayın diyen şeytan var. Elbette bizler melekleri sevindirmeliyiz.
Melekler bize yardımcı olurlar. Kötülük yapmamıza rıza göstermezler. Onların dilekleri kulların cennete götüren yolu bırakmamalarıdır. Kötü eylemde bulunursa kul, ne zaman tövbe edecek diye beklerler.  Uzun süre zaman tanırlar.
İyilik düşünmek bile sevap hanemize ecir yazdırır. Güzel düşüncemizi uygularsak ödülümüz daha çok olur. İyi insan olmak herkesin yaradılışında mevcuttur. Kötülüğe engel olarak mükâfat sayfamızın aydınlanmasını sağlamak elimizdedir.
Mahallelerimizi düşünelim. Çocukluk yıllarımızdan kimler kaldı? Çocukluk çağımızda orta yaşta olanların çoğunu kaybettik. Şu an dünyaya gelen çocuklarda gençlik çağlarında bizlerden eser bulamayacaklar. Yol gösterenlerimiz var. Bizden önceleri iyi insan olmanın yollarını izah etmişler.
Kul hata yapabilir. Önemli olan yaptığı hatadan dönmektir. İnsanın hatadan dönmesi de olgunluktur. Öfkelenmiş olunabilinir. Umulmadık sürpriz neticeler çıkabilir. Bunların telafisi olmalıdır. İnsanoğlu hatasını kabullense huzura engel olmaz.
Kalp kırmanı çok ağır günah olduğunu bilmeyenimiz yoktur. Kalp kırmaktan sakınmak boynumuzun borcudur. Öfkeyle kalkan zararla oturur diyen atalarımıza Allah rahmet eylesin. Öfkelenmek yarı delilik deniyor.
Normal şartlar altında asla hitap etmeyecek tanıdıklardan birileri, öfkesine hâkim olamayarak kırıcı olabiliyor/olabiliyoruz. İnsan öfkelenince etrafındakileri incitebiliyor. Sakin olarak tanıdığınız kişinin öfkesinin de keskin olacağını öğrenmiş oluyorsunuz.
En büyük problemlerimizin birinci belki de öfkemize hâkim olamamaktır. Bazen o kadar can sıkıcı olayların sarmalında kalıyor insan dolayısıyla çıkmaza girebiliyor. Darılmasını bilen insan barışmasını da bilir der büyükler.
Sabır kitaplarımızda övülmüştür. Melekler sabredenlerin yanındadır. Mükâfatı çoktur. Aceleciliğimizi en çok hastanelerde sıra beklerken gözlemledim. Hastaneye kim giderse gitsin işi olur. Sıkıntısı vardır. Acelesi vardır.
Geçenlerde annemiz yaşında teyze kendinden çok sıkıntılı olanlara aldırmadan mazeret üzerine mazeret ürettiğine şahit oldum. Onun adına da üzüldüm. Teyze geçmiş yılların taktiğini uyguladı ama sonuç alamadı.
Görevlileri de oldukça gerdi. İyi ki, teknoloji var. Derdini anlattığınızda dinleyen var. Şehirde bizim köylü falanın oğlu var işini halleder dönemi kapandı. Fakat bu yolu çok zorlayan oluyor.
En çokta sırayı takip etmeyenler şikâyet ediyorlar aslında ise yanlışın içinde olanlar kendileri. Fakat haberleri yok.  Görevli sıra listesini gösteriyor amca tamam diyor.
Görevli kapıyı kapatmadan “tanıdığım yok ki”  söylenmeleri devam ediyor. Bakalım hatalarımızı ne zaman anlayacağız?  Hata yapıp da, öyle hatasız davranmak, kusur bulmak doğru değildir.
Ömür dediğimiz gelip geçiyor. Dünya imtihan salonudur. Dert çıkar sabır ister. Sevinç olur şımarmamak gerekir. İstikamet üzere olmak ne güzeldir.

İnançlı olanların sığınacakları rableri var. Rabbin terbiyesinden mahrum kalmak sıkıntı meydana getirir. Kısacık dünya hayatımızı mamur edebilmenin yollarını öğreniyoruz. Doğruluktan sapmadan istikamet üzere gitmek gerekir.

İnsan olarak hesap vermekle mükellefiz. Sorumluluk duygusu da insana dayanıklılık verir. Soğuk sıcak demeden iyi işler yapmaya çalışırız. Kötü sözlerden kaçınırız. Rızkımız için helalinden çalışırız. Hesap verme bilincinden doğan titizlik insana durması gerektiğini öğretir.

Ömrümüzün nihayeti var dünyada ki, amellerimizin hesabını yüce rabbimiz meleklerine tutturuyor. Her insandan sorumlu melek vardır. Bunun karşısında da aman iyi insan olmayın diyen şeytan var. Elbette bizler melekleri sevindirmeliyiz.

Melekler bize yardımcı olurlar. Kötülük yapmamıza rıza göstermezler. Onların dilekleri kulların cennete götüren yolu bırakmamalarıdır. Kötü eylemde bulunursa kul, ne zaman tövbe edecek diye beklerler.  Uzun süre zaman tanırlar.

İyilik düşünmek bile sevap hanemize ecir yazdırır. Güzel düşüncemizi uygularsak ödülümüz daha çok olur. İyi insan olmak herkesin yaradılışında mevcuttur. Kötülüğe engel olarak mükâfat sayfamızın aydınlanmasını sağlamak elimizdedir.

Mahallelerimizi düşünelim. Çocukluk yıllarımızdan kimler kaldı? Çocukluk çağımızda orta yaşta olanların çoğunu kaybettik. Şu an dünyaya gelen çocuklarda gençlik çağlarında bizlerden eser bulamayacaklar. Yol gösterenlerimiz var.

Bizden önceleri iyi insan olmanın yollarını izah etmişler.

Kul hata yapabilir. Önemli olan yaptığı hatadan dönmektir. İnsanın hatadan dönmesi de olgunluktur. Öfkelenmiş olunabilinir. Umulmadık sürpriz neticeler çıkabilir. Bunların telafisi olmalıdır. İnsanoğlu hatasını kabullense huzura engel olmaz.

Kalp kırmanı çok ağır günah olduğunu bilmeyenimiz yoktur. Kalp kırmaktan sakınmak boynumuzun borcudur. Öfkeyle kalkan zararla oturur diyen atalarımıza Allah rahmet eylesin. Öfkelenmek yarı delilik deniyor.

Normal şartlar altında asla hitap etmeyecek tanıdıklardan birileri, öfkesine hâkim olamayarak kırıcı olabiliyor/olabiliyoruz. İnsan öfkelenince etrafındakileri incitebiliyor. Sakin olarak tanıdığınız kişinin öfkesinin de keskin olacağını öğrenmiş oluyorsunuz.

En büyük problemlerimizin birinci belki de öfkemize hâkim olamamaktır. Bazen o kadar can sıkıcı olayların sarmalında kalıyor insan dolayısıyla çıkmaza girebiliyor. Darılmasını bilen insan barışmasını da bilir der büyükler.

Sabır kitaplarımızda övülmüştür. Melekler sabredenlerin yanındadır. Mükâfatı çoktur. Aceleciliğimizi en çok hastanelerde sıra beklerken gözlemledim. Hastaneye kim giderse gitsin işi olur. Sıkıntısı vardır. Acelesi vardır.

Geçenlerde annemiz yaşında teyze kendinden çok sıkıntılı olanlara aldırmadan mazeret üzerine mazeret ürettiğine şahit oldum. Onun adına da üzüldüm. Teyze geçmiş yılların taktiğini uyguladı ama sonuç alamadı.

Görevlileri de oldukça gerdi. İyi ki, teknoloji var. Derdini anlattığınızda dinleyen var. Şehirde bizim köylü falanın oğlu var işini halleder dönemi kapandı. Fakat bu yolu çok zorlayan oluyor.

En çokta sırayı takip etmeyenler şikâyet ediyorlar aslında ise yanlışın içinde olanlar kendileri. Fakat haberleri yok. 

Görevli sıra listesini gösteriyor amca tamam diyor.

Görevli kapıyı kapatmadan “tanıdığım yok ki”  söylenmeleri devam ediyor. Bakalım hatalarımızı ne zaman anlayacağız?  Hata yapıp da, öyle hatasız davranmak, kusur bulmak doğru değildir.

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Cep Telefonu Yaşam 01.03.2019
Cep Telefonun Adapları Yaşam 19.02.2019
Ah Çocukluk Yaşam 06.01.2019
Unutamadım, Unutmayacağım Işık ( Feridun ONGUN) Yaşam 21.12.2018
Cep Telefonunu Kullanabilmeyi  Öğrenmeliyiz Yaşam 01.10.2018
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Mehmet Ali Timur Yaşam 15.06.2019
Munzur Dağlarında Gülabioğulları - İbrahim Sevindik Yaşam 06.06.2019
Maya Tutmuş Yaşam 30.05.2019
Mutlu olmak için çok sebepler var :) Yaşam 24.05.2019
Nasıl mutlu olurum ve çevremdeki insanları nasıl etkilerim ? Yaşam 19.05.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.