2.Amerika Macerası(Kaçak Kalma ve Yakalanma)

Amerika'da kaçak kalmaya karar vermek bazı şeyleri göze almak demektir.En azından yakalanıp kötü muamele görmeyi göze alacaksınız.Peki Amerika'da 11 milyon kaçak insan arasında gelip beni bulmaları nasıl oldu?
Üç ay boyunca her şey normal seyrinde gidiyordu.İki haftada bir aldığım maaş çeklerinden ‘'Federal Vergisi"kesiliyordu ki normal ama benim vize sürem bittiği halde vergi veriyor olmam anormal değil mi?Yani Amerika'da kalma sürem sona ermiş ve Amerika'da olmamam gerekirken vergi veriyordum yani halen Amerika'da olduğumu kendim bildiriyordum.Bu birinci neden.
Maaşımı çek olarak alırken o çekleri bozdurmuyor,bir kenarda tutuyordum.Otelde o kaçak olarak diğer işi yaparken onun ücretini peşin alıyordum yani çek almıyordum.O parayı harcıyor,çekleri bozdurma gereği duymuyordum.Bir süre sonra çek sayısı 20'yi bulmuştu ve bu çekleri daha fazla evde tutmanın bir anlamının olmadığından hareket ederek bankaya yatırdım.Bu çekleri bankaya yatırırken statüm illegaldi yani kaçak.Banka görevlisinin çekleri amirine göstermesi ve işlemin uzun sürmesi beni şüphelendirdi.Bana göre bu da yaklanmamın ikinci nedeni.
Günlerden pazartesi,tarih 07.21.2014.
İzinliyim,evde oturuyorum.Sabah saat 10 gibi Lorie bir telaşla eve geldi ve bana birilerinin otelde seni sorduğunu hemen evden çıkıp başka bir yere gitmemi söyledi.
İçimi bir korku kapladı.Düşünüyorum,son zamanlarda dikkat çekici bir şey yaptım mı diye.İş başvurularında bulundum ve bir de o çek olayı.Ama hiç polislerin beni aradığı aklıma gelmiyor.
Evden bir yere gitmedim,bekledim.Çünkü ‘'gittiğim"anlaşılırsa daha büyük olaylar beni bekliyor olurdu.Evde beklerken otelde teknik müdürü olarak çalışan Jason'ın içeri girmesiyle bana ‘'Polisler geldi,üzgünüm"demesi bir oldu.O an kendimi bir boşluğa düşmüşmüş gibi hissetim.
İki tane sivil polis,göçmenlik bürosundan geldiklerini söylediler.Gayet hoşgörülü ve hiç de kaba davranmayarak benim kaçak kaldığımı dolayısıyla beni Casper'a(2 saat uzaklıktaki şehir,göçmenlik bürosu orda)götüreceklerini ve bir suça karışmadığım için de ifademi alıp serbest bırakacaklarını ancak en kısa zamanda ülkeden çıkış yapmamı söylediler.Yanıma sadece telefonumla cüzdanımı alıp beni dışarda bekleyeceklerini söylediler.
Söyleyecek bir şey yoktu.Hayatımın en utanç verici günüydü diyebilirim.Neden mi?
Polisler,beni evimin önünde alıp arabaya bindirirken kelepçe takmadılar ki benim de aklımda bana kelepçe takacakları yoktu.Evden biraz uzaklaştık ve arabayı bir köşede durdurup inmemi söylediler.Bana:"Arkadaşlarının önünde sana kelepçe takıp seni rencide etmek istemedik onun için burda kelepçe takacağız,prosedür böyle"dediler.Polislerin bu denli anlayışlı olacağını düşünmemiştim.Kelepçeyi taktıklarında düşünüyorum ‘'acaba kaç kişiyi öldürdüm de bana bu kelepçeyi taktılar" diye.Yapacak bir şey yoktu.
Yolda polisler bana iyi davrandılar.O iki saatlik yolda benimle sürekli konuşarak korkacak bir şeyin olmadığını,birkaç form doldurduktan sonra serbest kalacağımı söylediler.Göçmenlik bürosunda geldiğimizde orda benim parmak izimi aldılar,fotoğrafımı çektiler,ülkeye ne zaman giriş yaptığımı sordular...İki saat boyunca form doldurduk ve halen elim kelepçeliydi.Polisler aynı zamanda çelik yelek giymişlerdi.Nasıl bir paranoyak halen anlamış değilim.
İki saat sonra serbest kaldım.Beni Jason almaya geldi.Jason bana"Müdürü arayıp haber verelim"dedi.Müdür-otelin müdürü aynı zamanda sahibi-Jason'a:"Kadir'e sor bakalım şu örgütle bir ilişkisi var mı?" ‘'Kadir'e sor bakalım şu örgütle internet üzerinden hiç bağlantısı olmuş mu?"diye abes sorular soruyor ve Jason da bana dönüp bunları soruyordu.
YOK!Ben hayatımın en utanç verici gününü yaşarken bana böyle sorular sorarak  beni delirtmeye çalıştıklarını düşündüm.O polisler bile bana böyle sorular sormamışken müdürün sırf Müslüman olmamdan dolayı(Müdür de Müslüman) sözde Müslüman örgütlerle bir bağlantımın olup olmadığını sorması beni çıldırtma noktasına getirmişti.Benim o örgütlerle bağlantım olsaydı neden polisler bana buna göre muamele etmediler?Normal kaçak kalan bir insan muamelesinin ötesinde herhangi bir işlem yapmadılar.
Gece 1 gibi eve döndüm ve durumu arkadaşlarıma anlattım.Sabah olunca otele gidecek,müdürle konuşacaktım.Tabi o gece Türkiye'ye dönme kararı almıştım.
Otele gittim,müdürün odasına girdim.Müdür çok üzgün olduğunu söyledi.Ben de kendisine:"Beklemediğim bir şey değildi,böyle olacağını biliyordum."dedim.Kendisi yine bana:"11 milyon kaçak insan arasından gelip seni bulmaları normal değil"dedi.Nedenini sorunca bana"Sen Facebook üzerinden bir şeyler yazmışsındır"dedi."Kime"dedim.Yine o bildiği örgüt isimlerini saydı.Ben yine delirmeye başlıyordum.Kendisine:"Ben buraya çalışmaya geldim,çalışmak için burda kaçak kaldım ki sizin teklifinizin üzerine kaldım"dedim.Bunun dışında hiçbir amacım yoktu diyerek kısa kestim.O da anlayışla karşılayarak benim bu hafta da çalışabileceğimi,bu hafta bittikten sonra ayrılmam gerektiğini söyledi.Tamam dedim.Bana:"Git,mutfak şefinle de konuş,bu haftayı bitirip öyle gideceğini söyle"dedi.
Ordan çıkıp mutfağa doğru ilerlen beni gören iş arkadaşlarım benim için üzgün olduklarını söylediler.Moral sıfır olduğu için sadece teşekkür edip geçiyordum.Mutfağa girdiğimde beni gören mutfak şefinin hiç de üzgün olmadığını hatta yüzünde bir gülümsemeyle bana ne olduğunu söyledi.Durumu zaten biliyordu da ben bir kez daha anlattım ve bu haftayı bitirip gideceğimi söyledim.Halen yüzünde bir gülümseme vardı,sanki seviniyordu gideceğime.İçimden"Hiç sevinme,bakarsın her şey tersine döner"dedim.
Artık kesin dönme kararı almıştım ama ben müdürle konuşurken bana:"Gitmek zorunda değilsin,başka bir eyalete gidebilirsin"demişti.Saçma geliyordu bana.O göçmenli bürosunda kan grubuma kadar benimle ilgili A'dan Z'ye her bilgiyi kaydeden bu ülkede eğer başka yere gidersem yakalanmayacağımı sanmak bana saçma geliyordu ama yine de ‘'risk"almam gerektiğini düşündüm.
Bu kadar inatla Türkiye'ye dönmemek gibi bir nedenim yoktu ancak burda kalmanın maddi ve manevi büyük faydası vardı.Kalmalıydım.Önce müdüre beni Denver'a(Colarado)göndermesini,ordaki otellerinde çalışmak istediğimi söyledim.Bana bununla ilgileceğini söyledi.Aradan bir hafta geçmesine rağmen ki benim burda olmamam gerekiyordu ama ben daha burdaydım ve çalışıyordum.Müdür bana ‘'Burda kalmanda sorun yok,çalışmaya devam et"dedi.Ben de yine ‘'Hayat riskten ibarettir"diyerek o riski aldım ve burda kalmaya devam edeceğimi söyledim.
O mutfak şefi de bir hafta sonra kovuldu.Ben kaldım,o gitti.Her şey tersine dönmüştü.
‘'Her şerrin içinde bir hayır vardır"derler ya,işte polislerin beni yakalamasının daha sonra benim için ‘'hayırlı"olduğunu anladım.Polisler beni yakalamadan önce ben haftada 40 saatten fazla çalışamıyordum.(Lorie'nin verdiği ekstra iş kış mevsimi olduğu için artık verilmiyordu.)Çünkü 40 saatten fazlası mesaiye giriyor ve aldığım saatlik ücretin 1.5 katını alacağımdan kimseye mesai verilmiyordu.Dolayısıyla 40 saati geçemiyordum ama polisler beni yakalayınca ben normal yasal olarak çalışan biri değildim yani kaçak olarak çalışmaya başladım ve yasal olarak çalışanlar giriş-çıkış saatlerini bir cihaza kaydettirirken ben ise kağıda(Time card)yazıyordum.(Kağıda kendi elimle yazmıyordum,orda  bulunan bir cihaza o kağıdı okutuyor ve cihaz kağıda o günün giriş saatini basıyordu.Bu cihazdan koca otelde bir tane var ve o da Lorie'nin odasında)Ben giriş çıkış saatlerimi kağıda yazmaya başlayınca benden vergi almadıkları gibi haftada kimi zaman 70 saate kadar çalışmaya başladım.Ancak bu 70 saatin normal 40 saatinden sonraki 30 saat mesai değil normal aldığım saatlik ücret veriliyordu.Bu da iyiydi hem de çok iyiydi.Polisler beni yakalamadan önce 40 saati geçmeyen ben şimdi 70 saat çalışıyordum haftada.Her şerde bir hayır varmış.

Yakalanmamın üzerinden 1 sene geçti ve şükür ki bir olumsuz durum yaşamadım bu zamana kadar.Yalnız bu kağıda yazma konusunda geçen günlerde beni hırsızlık yapmakla suçlayacak derecede bir sıkıntı yaşadım.
Giriş-çıkış saatlerimi yazdığım kağıt Lorie'nin ofisinde.Lorie de sabah 7.30'da işe geliyor ve ben de saat 8 de onun odasına gidip giriş saatimi yazıyordum.Bu şekilde bir sene boyunca sıkıntı yaşamadım.Ancak Lorie ne zaman ki 8.30'da işe gelmeye başladı işte o zaman da sıkıntılar başladı.Ben 8'de işbaşı yapıyorum ama gidip de giriş saatimi yazamıyordum çünkü odası kilitli.Onun departmanında çalışmadığım halde kağıdım onun odasında ve 8'de işbaşı yapmama rağmen o kadın geldikten sonra giriş yapıyorum.Hergün 30-40 dakika çalıştıktan sonra giriş yapıyordum.Haftada 3-4 saat gidiyordu anlayacağınız.
Birkaç kere kendisine ‘'Bu kağıdı alıp mutfak şefinin ofisine koymak istiyorum"dedim ama olmaz dedi.Ben de bundan sonra günlük kaç dakika kaybediyorsam o kadar geç çıkış yapmaya karar verdim.İşim 14'te bitiyorsa ben yarım saat oralarda oyalanıp 14.30'da çıkış yapıyordum.Çünkü sabah 8'de çalışmaya başladığım halde 8.30'da giriş yapmıştım yani o uçan yarım saati iş bitiminde geri ekliyordum.Bu şekilde 2 ay devam ettim ve sonunda mutfak şefi bu durumu Lorie'den öğrenmiş.Beni önce telefonla aradı ve beni hırsızlık yapmakla itham etti.Telefonda durumu anlatmaya çalıştım ama anlamıyor,anlamak istemiyor.Tek taraflı düşünüyor.Ben de en son yarın yüzyüze konuşalım diyerek telefonu kapattım.
O akşam ona kendimi nasıl savunacağımı önceden düşündüm ve ertesi gün olduğunda odasına gittim.Ona"Her sabah işe 8'de başladığımı ama o kadının 8.30'da gelmesinden dolayı yarım saat geç giriş yaptığımı ve bu yüzden haftada 3-4 saat kaybettiğimi ve ben de bu çalıştığım halde almadığım yarım saatleri iş bitiminde yarım saat geç çıkış yaparak geri aldığımı"söyledim.Mutfak şefi de bu söylediklerimi hiç dikkate almayarak bana:"Çalışmadan aldığın o yarım saatler hırsızlık mıdır değil midir?"diye sorunca ben:"Ortada hiçbir neden yoksa evet,hırsızlıktır"dedim.Ama bir nedenim vardı.Tekrar bana:"Senin çıkış saatlerinle diğer çalışanların çıkış saatlerini karşılaştırdığımda sen her zaman 30 dakika geç çıkmışsın"dedi.Ben de ‘'Çıkış saatlerimi karşılaştırdığın gibi giriş saatlerimi de karşılaştırdın mı?"diye sorunca duraksadı ve bir şey diyemedi.Çünkü karşılaştırsa benim her zaman diğerleriyle aynı saatte başlamama rağmen 30 dakika geç giriş yaptığımı görecek.Biraz durdurktan sonra beni genel müdüre bu yaptığımdan dolayı şikayet edeceğini söyledi.Ben de ona"Beni kovmak istiyorsan bunu gidip de müdüre sormana gerek yok,beni kovabilirsin"dedim.Ben zaten burda uzatmaları oynuyordum,haklı olduğum halde kovulmam beni üzer ama en azından dik dururum.Sadece söyleyeceğim dedi ama söylemedi,söyleseydi müdüre ona da aynı şeyleri söyleyecektim ama haklı olduğumu anladığı için kimseye bir şey diyemedi.Olay da burda kapandı.Şimdi o kağıt mutfak şefinin odasında.Bazen eksik yazıyorum ama 1 dakika bile fazla yazmıyorum.
Anlayacağınız Amerika'da kaçak kalmak zor.En basitinden bir ehliyet bile alamazsınız.Her polis gördüğünüzde onunla göz göze gelmemeye çalışırsınız.Amerika içinde seyehat etmeye tereddüt edersiniz.Bankaya gittiğinizde kimliğinizi istediğinde pasaport kısmını açıp o şekilde uzatırsınız çünkü pasaport cüzdanını kapalı şekilde  uzattığınızda görevlinin vize kısmını açarak sizin kaçak kaldığınızı öğrenmesi ve ihbar etme olabilitesi yüksektir.
Tüm bunlara rağmen burdayım.Mutlu muyum?Tartışılır.Ama hiçbir zaman kaçak kaldığım için bana işverenim tarafımdan haksızlık yapılmadı.Bu durum yerine göre değişir.Örneğin New York'ta çalışsaydım bana kaçak kaldığım haksızlık yapılabilirdi ki bunun örneğini ordaki arkadaşım yaşadı.
Velhasıl-ı kelam,kaçak kalmak her şeyi göze almaktır ama sadece belli bir hedefi olan burda kaçak kalır.Kimse keyfinden kaçak kalmaz.Ve ben,bir daha ülkemden ayrılmayı gerektirecek bir nedenim olmasın diye burdayım.
En iyi şeyler için iyi şeylerden vazgeçtim.
Nasip olursa seneye dönmeyi düşünüyorum.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Amerika Macerasından Geriye Kalanlar Anı 07.03.2017
Amerika Maceramın Bitmesine Giden Süreç Anı 28.12.2016
Hendek Davası Politika 27.12.2015
Hainleri Üzmek mi İstiyorsun? Politika 11.09.2015
Herkesin Yandığı Siyaset Yapabilme Becerisi Politika 15.08.2015
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Mahalle Maçı Anı 11.12.2017
Ben artık ..! Anı 27.10.2017
Pişmanlık mı? Bazen iyidir Anı 12.10.2017
Sevgili Berat Burak Canlı Canım Oğlum... Anı 23.09.2017
Kıskançlık Anı 07.09.2017

Yazıya yapılan bütün yorumlar

Mutlucan Çetin 03.12.2017

Sizinle iletişime geçmek istiyorum. Lütfen benimle iletişime geçin.... mutlucancetin@gmail.com

Bu yazıya sizde kendi yorumunuzu yazabilirsiniz.