Tevrat ve İncil'e Göre Kurban mı,Kuran Işığında Kurban mı?

Dini konularda "ehil" olmadığımdan, dini içerikli yazı yazmak gereği duymuyor(d)um. Ne var ki Kurban ve Bayram tartışmaları eşliğinde "ipe-sapa" gelmez birkaç yazı okumamla birlikte düşüncelerimi açıklamak gereği duydum. Önceki yazılarımda kısaca Kurbandan bahsetmiş ve özetle de "bu iş itikatla alakalı" demiştim. İtikat sahibi olmak içinde iman etmiş olmak gerektiğini belirttim. İslam inancı bir bütündür ve bu bütünden "beğendiğimi alırım, beğenmediğime inanmam" demek lüksüne sahip olmadığımızı söyledim. Allah insanları "Hür" olarak yaratmış ve dileyenin inanmak ve dileyenin de inanma-mak özgürlüğü olduğundan bahsetmiştim. Allah'ı bir bilip, Muhammed'in onun kulu ve elçisi olduğuna şahadet edenler "İslam" dairesi içine girer. İslam dairesi içine giren "hür" bir insanın gerçek bir "mümin" olabilmesi için "iman" etmesi gerekir. İman eden bir mümin Allahın varlığına ve birliğine, Meleklerine, Kitaplarına ve Peygamberlerine inanmak, hayrın ve şerrin Allahtan geldiğine ve ahret gününe inanmakla iman etmiş olur. İnanıp iman etmiş bir mümin Kuranı bir bütün olarak kabul eder ve kayıtsız şartsız (sorgulamadan) itaat eder. "[KALIN]Peygamber, Rabbinden ne indirildiyse ona iman etti, müminler de... Hepsi, Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve "Peygamberleri arasında hiçbir ayırım yapmayız." diye Allah'ın bütün peygamberlerine inandılar ve: "(Mesajını) İşittik ve boyun eğdik, bağışlamanı dileriz, ey Rabbimiz! Dönüş sanadır!" dediler.[/KALIN]" (Bakara, 285) Başka bir ayette de: "[KALIN]Biz, Allah'a, bize indirilene; İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve torunlarına indirilene; Musa'ya, İsa'ya ve (diğer) peygamberlere Rablerinden verilene inandık, iman getirdik. Onlardan hiçbiri arasında ayırım yapmayız ve biz, ancak O'na boyun eğen Müslümanlarız! Her kim İslam'dan başka bir din ararsa asla kabul edilmez ve o, ahrette hüsrana uğrayanlardan olur[/KALIN]." (Al-i İmran, 84-85 buyrulmaktadır. Yine Kuran-ı Kerimde mealen: [KALIN]Ey iman edenler, Allah'a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba, daha önce indirdiği kitap(lar)a da iman edin! Kim Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve ahret gününe inanmazsa, pek derin bir sapıklığa saplanıp gitmiştir. İman ettikten sonra kâfirliğe gidenleri, sonra yine iman edip tekrar kâfirliğe gidenleri, sonra da kâfirlikte ileri gidenleri Allah ne affedecek, ne de doğru bir yola çıkaracaktır[/KALIN]." (Nisa, 136-137) Denerek iman esaslarına açıklık getirmektedir. *** Yazımıza konu olan yazarımız yazısında Kurban konusunu işliyor ve İncil ve Tevrat'tan kaynaklarla da yazısına konu olan düşüncelerini destekliyor(du). Nefsanî duygu ve düşüncelerimizin dizginlenmesini de bir nevi kurban sayan yazarımız "[YATIK]Yunus Emre'nin, Taptuk Emre'nin kızı Bacım Sultan'ı terk etmesini; Bir kadına duyduğu derin sevginin Allah sevgisini perdeleyeceğini düşünen, Allah'ı bilme yolunda atacağı adımların sekteye uğrayacağı korkusu ile dünyevi aşkından feragat eden Yunus, nefsini Kurban etmiştir[/YATIK]" diyor. Devamında konuyu Mevlana'ya getiriyor ve "[YATIK]Hocası Mevlana'nın, 'bilme' yolunda engel olduğunu düşünen Şems, hocasından kopmuş, dünyevi Mevlâna sevgisini uhrevi Mevlâ sevgisine kurban etmiştir.[/YATIK]" Demektedir. Hz. İsa'nın çarmıha gerilmesine vurgu yaparak Hz. İsa'nın kendisini inanlara bir nevi kurban ettiği noktasına geliyordu. İncil'deki mezkûr ayetleri,(Matta babında geçen ayetler) ve Tevrat'tan Levililer'de bahsi geçen ayetleri sıralıyordu. Şimdi diyeceksiniz ki; ne var bunda, Kurban bir bakıma "nefsi kurban" etme manasına da gelir. Gelir gelmesine de ıstılahta başka ibadette başkadır. Kelimelerle kavramların arasında normal bir kurban tartışması olsa sözümüz olmazdı, lakin söz konusu ettiğimiz Kurban ibadeti. Kurban ibadeti İslami bir inanç biçimi ve bu ibadetin şekli ve esasları Kuran, Sünnet ve Fıkıh'ta yeterince açıklanmıştır ve açıktır. Bir Müslümanın kaynağı Kuran'dır, neden başka kaynaklara (İncil ve Tevrata) bakma gereği duysun ki. Deseydi ki bakın, Kurban olayı başka dinlerde de var. Tevrat ve İncil'de böyle anlatılıyor, mistik dinlerde şöyle şöyledir. Buna bir sözümüz olmazdı ve benzer ritüeller her inançta varmış der geçerdik... Yazarımızın yazısının altına yazdığım yorumda Kurban'ın dini bir vecibe olduğunu ve onlarca ayetle sabit olduğunu belirterek nihayetinde Kevser Suresinin "[KALIN]fesali li,rabbüke ve'n har (Rabbin için,namaz kıl,Kurban kes[/KALIN])" ayeti ile biz inanlara bir yükümlülük olduğunu belirttim. Yazarımızın "tonlarca kan akıtıyorsunuz" dediği söz konusu yazının altına şöyle yazmıştım: "... Siz ister "İsevi" olursunuz, ister "Musevi" bu sizin inancınızdır ve biz sizin dininize karışma hakkını elimizde bulundurmuyoruz. Sizinde başkalarının inancını sorgulama hakkınız yok. Yukarıda da söyledim BU İŞ İNANÇ MESELESİ, SADECE İNANLARI BAĞLAR. İnanların da referansı Kuran ve Sünnettir. Hüküm Allah'ındır, lütfen yazdıklarınızı bir daha gözden geçirin ve "haddi" aşmayın... Din tartışılmaz mı? Tartışılır elbette, o dine vakıf olanlar tartışabilir. Dini tartışmak içinse o dine inanmak ve tartıştığınız din hakkında "fetva" verebilir düzeyde "âlim" olmanız gerekir. Felsefe bilebilirsiniz, tarihte biliyorsunuzdur bu size bizim inancımızı sorgulama hakkı vermez. BİZ FETVA ALACAĞIMIZ ZAMAN KAYNAĞIMIZ BELLİDİR. TAHRİF EDİLMİŞ, İNCİL VE TEVRAT BİZ MÜMİNLERİN REFERANS KAYNAĞI OLAMAZ. Kuranı anlamadan, İslamı bilmeden KALEMŞÖRLÜK yapmayın. KAFİRUN SURESİ "SİZİ" VE BİZ İNANLARI BAKIN NE GÜZEL ANLATIYOR. 1. [KALIN] De ki: "Ey Kâfirler!" 2. "Ben sizin kulluk ettiklerinize kulluk etmem." 3. "Siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz." 4. "Ben sizin kulluk ettiklerinize kulluk edecek değilim." 5. "Siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz." 6. "Sizin dininiz size, benim dinim de banadır."[/KALIN] SON SÖZ, SİZİN DİNİNİZ SİZE, BİZİM DİNİMİZ BİZEDİR..." Yazarımız hızını alamamış olmalı ki bir başka yazar arkadaşımıza "fetva" verir gibi şunları söylüyordu: "[YATIK]Zannımca, Allah'ı hoşnut eden en önemli davranış yine İncil'de yazan İsa'nın söylemidir. İbranilere Mektup. Bölüm 10 5 Bunun için Mesih dünyaya gelirken şöyle diyor: «Kurban ve sunu istemedin, ama benim için bir beden hazırladın. 6 Yakılmalık adaklardan ve günah için sunulan kurbanlardan hoşnut olmadın. 7 O zaman dedim ki,`Yasa kitabında benim için yazılmış olduğu gibi, senin isteğini yapmak üzere, ey Tanrım, işte geldim.'»"[/YATIK] Kardeşim, sen kendi meşrebine göre ibadet edebilirsin. Kuran'a inanmıyorsun madem bırak ne ve nasıl Kurban kesileceğine inanlar karar versin. Kendini "din âlimi" gibi gösterip "fetva" vermek senin ne haddine. Zannımca Allah'ı hoşnut edecek davranış İncil'de yazan İsa'nın söylemidir diyor. Kendin diyorsun işte, "zan", öyle olduğunu sanıyorsun. Bende diyorum ki öngörüyle, zanla ibadet olmaz. KAYNAĞIMIZ ORTAYKEN, SENİN FELSEVİ DÜŞÜNCENE Mİ KULAK VERELİM Bir müminin başucu kaynağı Kuran ve Sünnettir. Her mümin kendi mezhebine göre ibadetinin şeklini tayin eder. Fıkıh kitaplarımız ve itibar edeceğimiz ulemalarımız ve hocalarımız hamdolsun ki yeterince var. Sayın yazarımız İncil ve Tevratı incelediği kadar Kuranı da inceleseydi aşağıdaki ayetleri görecekti şüphesiz. BAKARA SÛRESİ (196) [KALIN]Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı gönderin. Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden her kim hastalanır veya başından rahatsız olur (da tıraş olmak zorunda kalır)sa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi, ya da kurban kesmesi gerekir. Güvende olduğunuz zaman hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurban bulamayan kimse üçü hacda, yedisi de döndüğünüz zaman (olmak üzere) tam on gün oruç tutar. Bu (durum), ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir. Allah'a karşı gelmekten sakının ve Allah'ın cezasının çetin olduğunu bilin.[/KALIN] HAC SÛRESİ (36) [KALIN]kurbanlık büyük baş hayvanları da sizin için Allah'ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken (kurban edeceğinizde) üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yiyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik. [/KALIN] SÂFFÂT SÛRESİ (107) [KALIN]Biz, (İbrahim'e) büyük bir kurbanlık vererek onu (İsmail'i) kurtardık. [/KALIN] FETİH SÛRESİ (25) [KALIN]Onlar, inkar edenler ve sizi Mescid-i Haram'ı ziyaretten ve (ibadet amacıyla) bekletilen kurbanlıkları yerlerine ulaşmaktan alıkoyanlardır. Eğer, oradaki henüz tanımadığınız inanmış erkeklerle, inanmış kadınları bilmeyerek ezmeniz ve böylece size bir eziyet gelecek olmasaydı, (Allah Mekke'ye girmenize izin verirdi). Allah, dilediğini rahmetine koymak için böyle yapmıştır. Eğer, inananlarla inkarcılar birbirinden ayrılmış olsalardı, onlardan inkar edenleri elem dolu bir azaba uğratırdık. [/KALIN] KEVSER SÛRESİ (2) [KALIN]O Halde, Rabbin için namaz kıl, kurban kes. [/KALIN] HAC SÛRESİ (28) [KALIN]Gelsinler ki, kendilerine ait bir takım menfaatlere şahit olsunlar ve Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde5 (onları kurban ederken) Allah'ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin. [/KALIN] HAC SÛRESİ (33) [KALIN]Sizin için onlarda belli bir zamana kadar bir takım yararlar vardır. Sonra da kurbanlık olarak varacakları yer Beyt-i Atik (Kâbe)'dir.[/KALIN] HAC SÛRESİ (34) [KALIN]Her ümmet için, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık. İşte sizin ilahınız bir tek ilahtır. Şu halde yalnız ona teslim olun. Alçak gönüllüleri müjdele! [/KALIN] MÂİDE SÛRESİ (95) [KALIN]Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza), Kâ'be'ye hediye olarak varmak üzere, öldürdüğünün dengi olup, içinizden iki âdil kimsenin takdir edeceği bir kurbanlık hayvan; veya yoksulları yedirmek suretiyle keffaret; yahut onun dengi oruç tutmaktır. (Bu) yaptığı işin kötü sonucunu tatması içindir. Allah geçmiştekileri affetmiştir. Fakat kim bir daha böyle yaparsa, Allah ondan intikam alır. Allah mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir... [/KALIN] MÂİDE SÛRESİ (97) [KALIN]Allah; Ka'be'yi, o saygıdeğer evi, haram ayı hac kurbanını ve (bu kurbanlara takılı) gerdanlıkları insanlar(ın din ve dünyaları) için ayakta kalma (ve canlanma) sebebi kıldı. Bunlar, göklerde ve yerde ne varsa hepsini Allah'ın bildiğini ve Allah'ın (zaten) her şeyi hakkıyla bilmekte olduğunu bilmeniz içindir. [/KALIN] ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ (183) [KALIN]Onlar, "Allah bize, ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamamızı emretti" dediler. De ki: "Benden önce size nice peygamberler açık belgeleri ve sizin dediğiniz şeyi getirdi. Eğer doğru söyleyenler iseniz, niçin onları öldürdünüz?" [/KALIN] (Yazının tamamını Malatya Gerçek'te yayınlayacağım,ilgilenenler oradan takip edebilir) ... (Devam edecek)


Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.