Hissiz gerçekler – Köpekler ve tayin-atama dönemleri

Pek verimli olamıyorum. O sebeple tayin-atama dönemi geldiğinde ilçe içinde başka bir okulda devam etmek istiyorum. Verimsizliğin benimle de ilgili sebepleri var; benim dışımda da sebepler var.

Örneğin; meslek lisesi-teknik lisede okuduğum yıllarımı düşünüyorum...10.sınıfın, değil sonunda ,ortasında bile o kadar çok şey biliyorduk ki. Program içerikleri açısından böyleydi. Ta 9.sınıfın başlangıcından itibaren yoğun bir şekilde meslek derslerine girmiştik. 9.sınıfın sonunda beni veya başka herhangi bir arkadaşımı sahamızda çalışmak üzere bir fabrikaya verseniz gayet de iyi çalışırdık.

Ben ilkin elektronik öğrencisiydim. Alan dersleri bir yana; metal atölyesinde bile çalıştık. Şimdi... detaylı anlatmak uzun sürer fakat şöyle net şekilde ifade edebilirim:daha bütüncül bir yaklaşım vardı. Bakışı güçlendiren şeyler.

Şimdiki aynı lise seviyesinde öğrencilere baktığımda.. 10.sınıf bitse bile hala tirinim tirinim, tin tin. Bu sorun sadece  onlara benim birşeyler verebilme kapasitemle alakalı değil..

100 üzerinden değerlendirme yapacak olursam... en fazla 7-8 öğrenci tam bir teknisyen gibi yetişecek...O  da, çoğunlukla kendi ilgi alakalarından.

Ortada, direk bir tarafa veya birşeylere veya birilerine suçlamada bulunamayacağımız, otomatik bir aptallık da var. Aç tavuğun kendini darı ambarında görme hikayesinin aynısı. Sanırım bu, bir kaçış psikolojisi; kendini hayaller alamine sevk ederek, uğraşmanın didinmenin vereceği sıkıntılardan uzak durma isteği. Hayat koşulları zorlaştıkça, bu bahsettiğim savunma mekanizması da güçleniyor. Üniversite sayısı arttı, artıyor. İşsizler artıyor..

Bilişim teknisyenleri biraz daha şanslı. Onların iş sahaları daha da genişliyor. Bilişim alt sahalarında türlü türlü işler çıkıyor. Fakat gel gör ki laf anlatasın!

Pek verimli olamıyorum ben de. O zaman, diyorum ki, sosyal yönleri biraz daha ağır basan işler yapabileceğim bir kuruma, fakat yine bir eğitim kurumuna, geçeyim.

Bakalım...

***

Köpek çekimlerim devam ediyor. Didim'in Köpek halkı da var; amacım biraz da bunu anlatabilmek.

Belli bölgelerin kediler tarafından kurtarılmış bölge olarak ilan edildiğini görmekteyim. Köpeklerden hiç korkulmayan yerler var yani. Hatta bugün bile şahit oldum buna. Yemek yerken masanın hemen yanına attığım birkaç parça yiyeceğe bir köpeğin çok temkinli yaklaştığını gördüm. Kediler hiç ırgalanmıyordu bile. Gerçi şöyle bir durum da olabilir: o köpek çok mahsun bakıyordu..hatta bakamıyordu kedilerin gözlerine. Bu, şu da demek olabilir: bu köpek çok sıkıntı çekti, acı çekti... o yüzden bakamıyor, yanaşamıyor birkaç parça ekmeğe bile.

Didim Köpekleri adlı bir sayfa açtım facede. Her gün, çektiğim köpek halkı bireylerinin resimlerini koyacağım. Bazı resimler üzerine yorumlar yapıyorum.(Örneğin; demin yaptığım kurtarılmış bölge teorisi-iddiası gibi)

Köpek kelimesi geçen şiirler de ekleyebilirim.

Köpeklerin hafızaları çok güçlü. Gözleri de çok güzel oluyor. Çene altlarından tutup gözlerine baktığınızda görebilirsiniz.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Tek bir şiir- Şiir 12.09.2019
Terkibat Günlüğü- Bir faşistin anatomisi Sağlık 06.09.2019
Kısa Öykü - Tüh Edebiyat 03.09.2019
Gereksiz sözler Evrensel 01.09.2019
Faşo Versiyon 4.0 Evrensel 28.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
KİMSE YOK MUUUUU!? Anı 27.08.2019
Yaşlı Amca Ve Kur'an Öğrenme Anı 14.07.2019
hayırlısı:) Anı 05.07.2019
Yeni Yol Anı 25.04.2019
Bir Özlem Ancak Bu Kadar Yakabilirdi İçimi.. Anı 08.04.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.