Kemalizm ve Türkçülük

Kemalizm, Atatürk prensiplerinin bütünüdür. Atatürk'ün ilke ve devrimlerinin tümü, aynı zamanda Kemalizm'in değişmez kurallarıdır. Atatürk dönemi Kemalist Türkiye'nin altı önemli ilkesinden birisi olan Milliyetçilik ilkesi, Türkiyecilik ya da Anadoluculuk gibi geçici bir heves değil; geçmişi milattan önceye dayanan Türkçülük ilkesinin ad değiştirmiş şeklidir.

Bugün Atatürk'ün şanlı adını kullanarak ve sanki onun görüşüymüş gibi sunularak halka anlatılan Atatürk Milliyetçiliği'nin tanımı, Anadoluculuk görüşünün isim değiştirmiş halidir. Anadoluculuk, anayurt dışında kalmış olan dış Türkleri, yani Kafkasya halkını, Azerbaycan Türklerini, Kerkük'teki Türkmenleri yok sayarken; yurdun içinde kalmış olan gayrı Türk unsurları kendilerinden görür. Türk ırkı ya da Türk ulusu tanımı yerine, daha ılıman olan Türkiye halkı tanımını yeğlerler. Hatta kimi zaman daha da ileri giderek Türk adını dahi kullanmadan Anadolu halkı adını kullanırlar.

Oysa ki Atatürk'ün Milliyetçilik tanımı bu değildir. O Hiçbir zaman dışarıda kalan Türkleri yok saymamıştır. Hatay örneği bunun en açık ispatıdır. O eğer dışarıda kalan Türkleri düşünmeseydi, Hatay için bu kadar uğraşmazdı.

Atatürk'ün o dönem Rus işgalnde olan Türkistan toprakları için ne kadar üzüldüğünü ve bir gün Türkistan'ın bağımsızlığına kavuşacağını düşündüğünü Anadolucular bilmiyor mudur? Mecliste yaptığı Turancılık aleyhindeki konuşması, şüphesiz o dönem Orta Asya'ya cihat için yola çıkmak isteyen Enver hareketine karşı olarak yapılmıştır. Türk tarihiyle ilgilenmesi, Orta Asya'daki soydaşlarımızla ilgilenmesi onun Turancı olduğunu göstermez midir? Ulusal kimliğini unutmuş, ümmet bilinciyle yetişmiş ve Türklüğünü kaybetmek tehlikesiyle karşı karşıya gelmiş bir toplumu yeniden ulus yapan ve ona “Türk” adını koyan Atatürk değil midir? Bu Türkçülük değil midir?

Kimilerinin aklına Türkçülük denince hala kafatasçılık gelmekte ve genç beyinlere Türkçülük kötü yansıtılmak istenmektedir. Türkçü tabi ki Türk'ten olur fakat her Türk soyundan gelen kişi ne yazık ki Türkçü değildir. Türkçü bilinç ve düşünce ile dolu olmadıktan sonra kafatası ölçüsü istediği kadar Türk olsun; o kişi Türkçü düşünmedikten sonra kendine Türk'üm demedikten sonra ne kadar Türk sayılabilir.

Doğaldır ki, farklı bir soydan gelmiş bir kişiyi ne kadar Türk olarak yetiştirirseniz yetiştirin o kişi, kendi soyundan haberdarsa Türklüğü kabullenmesi çok zordur. Bu bir dışlama ya da hor görme değildir. Siz ne kadar o kişileri Türk olarak görürseniz görün, eninde sonunda ulusal bağlarını keşfeden gayrı Türk kişi; sizin lütfettiğiniz Türklüğü reddedecektir. Kürt olayında Türk ulusu bunu görmüş ve yaşamıştır. Yıllar boyu inatla “Siz Türksünüz” diye dayattığımız kişiler, yıllarca Türklüğü reddetmişlerdir. Aynaya bakıp da aradaki farkı erken gören ne yazık ki Türkler olamamıştır.

Şu anda bu gerçeği kabullendik mi? Kürtlerin zamanla Türkleşebileceğini düşünen İsmet İnönü zihniyeti bugün çökmüştür. Aslında yıllar önce çökmüştür ama bugün farkına varılabilmiştir. Farklı bir etnik gruptan gelen kişileri Türkleştirmenin gereği nedir? O insanlar Türk olmayı kabul edince biz neden bu kadar seviniyoruz? Siyahi oyuncular sırf para ve ulusal turnuvalara katılmak uğruna Türk olunca çocuklar gibi sevinenler, bu kişilerin menfaat uğruna “Türk'üm” dediğinin idrakine varamıyorlar mı?

Adı Marco olan bir oyuncunun Mehmet olmasının tek nedeni, kendi ulusunun takımında forma şansı bulamayacağının bilincinde olmasındandır. Zaten o kişi de, Türkiye'yi ne kadar sevdiğini ilk fırsatta başka bir ülkenin kulübüne transfer olarak göstermiştir.

Türk olmanın verdiği gurur ne para ile ne de başka bir şeyle ölçülebilir. Bu gururu ancak Türk olanlar anlar. Bir Türk'ten Ermenistan vatanseveri olması ne kadar abes ise, bir Ermeni'nin de Türkiye vatanseveri olması o kadar abestir. Türkiye bunun örneklerini görmüştür. Büyük vatansever olarak sunulan kişilerin, gazetelerinde Türklük hakkındaki aşağılık düşüncelerini kusuşunu belki bugün basında göremiyorsunuz. Ama tarih elbet bir gün bu çarpıklığı gözler önüne sunacaktır.

Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı gibi isimlerin yanına ustalıkla yerleştirilen bu isim, elbet bir gün layık olduğu yere geri dönecektir.

Vatan hainleri listesine...

İki üç çapulcunun vurduğu ya da trafik kazası sonucu ölenleri kahraman yapmakta ne yazık ki üstümüze yok. Yaşamları boyu basında iki kelime haberi çıkmayan “ünsüz ünlüler”, bir ölüm sonucu manşetlere çıkıyor, Televizyonlarda ilk haber oluyor. “Ünlü olmak için ölmek mi gerekir” diye insan düşünmüyor değil...

Eğer sonsuza değin vatansever ya da Türkçü sayılmak bir kuşun yemekle mümkün olsaydı biz ölümü göze alarak çoktan bu şerefe erişmiştik. Fakat tarih gerçekleri içinde tutan bir sandık gibidir. Bir gün gerçekler kamuoyunda yankı bulduğunda herkes hak ettiği yerde olacaktır.

Bu arada vatansever, ulusalcı gibi kavram karışıklıklarına da yer vermek gerekir. Kişiye sen Kemalist misin diye sorduğunda “Hayır, ben Türkçüyüm”, “Hayır, ben ulusalcıyım” ya da “Hayır, ben vatanseverim” yanıtını veriyorsa o kişi ne Türkçü ne ulusalcı ne de vatanseverdir. Çünkü Türkçülük de içinde olmak üzere tüm bu kavramlar, Kemalizm'in kapsamındadır. Kemalist olmamış bir kişi Türkçü olamaz. Kemalizm, öyle bir engin denizdir ki, vatanperver olan her duyguyu bünyesinde barındırabilir.

Türkçülük asla Kemalizm'den bağımsız düşünülemez. Aynı zamanda içinde Türkçülük olmayan bir Kemalizm de düşünülemez. Kemalizm'in altı ilkesinden biri olan Milliyetçilik, aslında Türkçülük demektir. Bu iki kavramın birbiri ile denk ya da birbirine karşıt iki kavram gibi gösterilmesi yanlıştır. Matematiksel olarak anlatmak gerekirse, Kemalizm Türkçülüğü kapsayan bir düşüncedir. Bu iki kavram birbirinden ayrı düşünülemez.

Türkçüler, Kemalizm'e pamuk ipliğiyle değil sıkı halatlarla bağlanmak zorundadırlar. Kemalistler de Türkçüleri, “aykırı bir grup” olarak değil, tam tersine Kemalizm'in temel taşı olarak görmek zorundadırlar.

Türkçü olmayan Kemalist, Kemalist olmayan da Türkçü olamaz. Bu iki olgudan birisindeki en ufak eksiklik, diğerini de zayıflatır...


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Atsız Bey'in İlk Eşi Mehpare Hanım Kimdir? Tarih 23.04.2014
Otorite Politika 09.02.2014
Atsız'ın 9 Mayıs Savunmasının Haklılığı Tarih 12.01.2014
Atsız'ın Basılmamış Eserleri Hakkında Tarih 11.12.2013
Necip Fazıl'ın Kanuni Hakkındaki Düşünceleri Tarih 16.09.2012
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Avrupalılar Siz Sömürdünüz Biz Yönettik Politika 19.02.2021
İSTİKBAL GÖKLERDEDİR Politika 12.02.2021
Türk Birliği Politika 25.01.2021
Güvenir Halim Kalmadı Politika 29.12.2020
KKTC SECİMLERİ ÜZERİNE Politika 26.10.2020

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.