Günlük – Rosetta'nın Zonguldak çıkarması

Ben Torbalı'da çalışırken de benzer bir olay olmuştu. Okulumdan birkaç öğrenci, engelli bir çocuğa tecavüz etmişlerdi. Ankara'daki olay bugünlerde olmuş. Olayı aşmışlar öğrenciler; videosunu da çekmişler tecavüzün.

Bir de CD olayını hatırlıyorum. Öğrencilerden biri çektiği etek altı yanı sağı solu görüntülerini bir CD'de toplayıp çoğaltarak farklı bir girişimcilik olayına girmişti. Çevre okullarda satışa sunmuştu. Sonra, okuldan uzaklaştırılmıştı.

Internet, gençlere her şeyi bilirim havası veriyor. Düşünün ki her şeyi bilirim havasında gençler de çalışmak konusunda tam bir fikir sahibi olamıyor. Gençlerin çoğunluğu, şu Z kuşağı dediğimiz kuşağa kayıyor. Z kuşağı alt kuşaklardan oluşuyor. Yani hepsini aynı kefeye koymak olmaz. Sonuçta, bizim eski tarzda da olsa anladığımız, çalışma disiplini eksik şekilde yollarına devam ediyorlar.

Bu kuşaklar içinde haz arayışları aşırı derecede artmış alt kuşaklar.. Yukarıdaki bir iki örnek bunlarla ilgili, benim gördüğüm kadarıyla.

Ağızlara dolanan ve ikide bir gevelenen “ezberci sistem” denilen bizim zamanlarımızdaki sistemle şimdiki topyekün eğitim yaklaşımlarını karşılaştırdığımda o eski “ezberci eğitim” sistemi tercih edeceğimi rahatlıkla söylerim.

O sistemden gelen biri olarak kendime şu soruyu soruyorum: ben kötü mü yetiştim? Eksik gedik bulunabilir bende ve yaşıtlarımda ve bizden büyüklerde. Fakat bir şey var ki: hiçkimse o şeyi inkar edemez: biz, bir disiplin anlayışıyla yetiştik. Kötü mü oldu bu?

***

Şu zamanlar pek çok açıdan bakıldığında kötü zamanlar. Yine de iyi olan bir şey var, ki bu bizim bakışımızla ilgili bir şey: kötü olanı, her yönüyle tanıma fırsatı bulabiliyoruz. Kötü, sınırları olmayan da bir şeydir; nerelere kadar açılabileceğini, gidebileceğini gözlemleme fırsatımız oluyor. İşte, bunlar bizim için kazançtır. Televizyondan, gazetelerden tımarhaneleri seyredebileceğimiz kimin aklına gelirdi.

“Gözlemleme” dedim de aklıma uzayı gözleyen gözlem merkezleri-istasyonları geldi. Bu arada, Rosetta'ya teşekkürü bir borç bilirim; bünyesinde taşıdığı Philae adlı inceleme-uzay aracını 67P adlı  uçan taşa kondurduğu için.

Ne ara göndermişler! Kaç milyon kilometre gitmiş de konmuş uçan bir taşa! Avrupa Uzay Ajansı(ESA)'nın ismini arada bir duyuyordum fakat haberim yoktu şu uzay aracından. En son bir Hubble denen şey vardı; kim gönderdiyse, onu da unuttum.

Almanya'daki kontrol merkezinde sinyal bekliyorlar... diye haberi gördüm ilkin. 67P ifadesini gördüm. Biraz da yorgunluktan herhalde... uzay ...aracı... maracı 67.. P filan denilince aklıma Zonguldak geldi. 67 Zonguldak.

ESA'nın  amacı: evrenin, insanlığın nasıl başladığına-oluştuğuna ilişkin araştırmalar yapmakmış. 67-Zonguldak'ta araştırmalar devam ediyormuş.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Tek bir şiir- Şiir 12.09.2019
Terkibat Günlüğü- Bir faşistin anatomisi Sağlık 06.09.2019
Kısa Öykü - Tüh Edebiyat 03.09.2019
Gereksiz sözler Evrensel 01.09.2019
Faşo Versiyon 4.0 Evrensel 28.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
KİMSE YOK MUUUUU!? Anı 27.08.2019
Yaşlı Amca Ve Kur'an Öğrenme Anı 14.07.2019
hayırlısı:) Anı 05.07.2019
Yeni Yol Anı 25.04.2019
Bir Özlem Ancak Bu Kadar Yakabilirdi İçimi.. Anı 08.04.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.