Günlük – Kaşık Düşmanı Merkel

Almanya eski başbakanlarından Helmut Kohl'ün biyografisinde Merkel hakkında geçtiği söylenen sözleri ilgimi çekti. İlk önce, sözlerde bir yok yerelik olduğu için dikkatimi çekti. Kohl'e göre, çatal kaşık kullanmayı bilmiyormuş Merkel. Bildiğim kadarıyla bu iki isim de Hristiyan demokrat kökenli. Bir intikam kokusu var bu sözlerde. Gizliden gizliye Merkel'in, kendi başbakanlığından daha iyi başbakanlık yaptığını içine sindirememiş olsa gerek Kohl. Aşağılama öğesi “yemek” olduğuna göre, dürtü dünyasındaki ihtiyaç önceliğini de gösteriyor sanırım. Dürtüler, düşüncesizdir.  Ve dürtüler hep yemek isterler. Yemek yemek değil, nesnesiz bir yemek eylem isteğidir dürtüler. Yemek yiyen bir insana, neden yemek yediğini sorduğunuzda aç olduğunu söyler. Dürtülere sorma imkanımız olsaydı bize cevap vermezler, bizi direkt yemek isterlerdi.

Dürtüleri, karanlık bir mahzendeki tıkış tıkış kurtçuklara benzetebiliriz. Herhangi birinin istediği olur da diğer herhangi birinin istediği olmazsa, başka bir şey de yense olur. Düşüncesiz oldukları için, ve karanlık mahzende birbirilerini görmedikleri için aralarında kavga döğüş de olmaz. Fakat yine de her kurtçuğun, farkında olmadan istediği şey istediği şey olsa iyi olur. Yoksa, birbirlerinin sahalarına girerler, şikayetçi de olmazlar.

Kaşık düşmanı ifadesinin birkaç anlamı var. İlk anlamı: bir aileye gelin gelen,demektir. Veya, sonra sonra galiba tüm evli kadınlar için kullanılmış şaka yanlı. Fakat başka anlamlarda da kullanıldığını biliyorum: cinsiyet ayrımı yapmadan, boğazsak tüm insanlara da bu sıfat kullanılıyor. Yemeği kaşıksız yemek. Kaşığı gördü mü kişi ne olduğunu bilmez gibi bir kenara atıveriyor. Düşmanı tutup atar gibi. Böylece bu atma eylemini yapan kişiye kaşık düşmanı deniyor. Kaşık da neymiş!

Cannibalism, yani insan eti yeme konusunda az çok bildiğim birşeyler vardı. Bir daha araştırdım. Sıcak bölgelerde bu örnekler daha çok var. Avustralya, Afrika, Güney Amerika... Sıcak bölgelerde sanırım bu bahsettiğim dürtüler daha kımıl kımıl oldukları için bizim normalde yemek yeme dürtüsü olarak bildiğimiz şey insan etine meylediyor.

Yukarda saydığım kıta-ülkelerde ilkel kabilelerde oluyor çoğunlukla bu. Fakat yer yer zaman zaman hiç ummadığımız yerlerde de bu tür olaylara rast gelinebiliyor. Şehir yaşamı içinde oluyor bunlar.

Avustralyalı bir aşçı, transeksüel sevgilisi yemiş birkaç gün önce. Komşulara da dağıtmış. Kurban bayramı zamanlarımıza denk gelmesi ilginçti.  Burada bir şey daha anlıyoruz: buna yol açan dürtü ve sonrasında oluşturduğu sonraki mekanizmalar bütününün cinsel dürtü yönleri de var. Bazen diyorum ki iyi ki sosyal olmak diye bir şey  bulmuşuz. Yoksa herkes birbirini yerdi. Sosyal olmak, şehirler kurmak, medeniyetler kurmak, biz yurttaşları ileri düşüncelere getirebilmek için etkili-itenek olsa da, zaman zaman insan öldürmek veya insan yemek konularını düşünmeden edemeyiz.

Güzel bulduğumuz herşeyi bünyemize katma istekleri. Bunlar dürtülerimizin işi. Ya yeriz her şeyi ya da yok ederiz. Yok edince de bir bakıma yemek gibi olur bu. Biz insanlar-yurttaşlar, tüm dünya yurttaşları, öyle desek de böyle desek de aslında her şeyi yemek ve bünyemize katmak istiyoruz.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Teşekkürler Yoldan-daş Genel 12.03.2019
Didim, Pompei olur mu? Sosyal 02.03.2019
O ayaklar iyi ayaklar değil- Mikrop-iyolojik incelemeler Anı 25.02.2019
İnsan 4.0 Genel 13.02.2019
Çete çeteye girmiş- Koko-Bonzo-Fetö Genel 09.02.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Yeni Yol Anı 25.04.2019
Bir Özlem Ancak Bu Kadar Yakabilirdi İçimi.. Anı 08.04.2019
Doğu Türkistan'da Yaşam. Benim Hayatım, Yaşananlar ve yasaklarlar Anı 18.01.2019
32 Yaşımdan 32 Öğüt Anı 10.12.2018
geçiyor mu Anı 07.12.2018

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.