Galiba en büyük hatam...

Sonra sonra sırtımı dönmeye başladım... Eskiden fark etmezdim. Herkes aynı sanırdım... İyi veya kötü olduğuma ilişkin bir düşüncem yoktu: yani, iyi kötü nedir bilmezdim; herkes aynıydı benim için.
Sonra sonra sırtımı dönmeye başladım... Aslında yine aynı anlama geliyordu bu. Eskiden onların yüzleri sırtlarında olurmuş ki  yüzdür bu yani. Aynaya bakıyordum evet aynı benim gibi yüzleri var, burunları, kulakları..evet aynılar, aynılar. İyi kötü bilmezdim. Önemli olan şey benim için aynılıktı. Aynıyız biz. Ben neysem onlar da odur. Onlar da odur ben neysem.Bu yüzden korkmaya gerek yoktu onlardan. Hepsi iyi veya kötü değildi. Hepsi aynıydı.
Sonra sonra sırtımı dönmeye başladım... Onların yüzleri sırtlarındaymış. Fark etmiyordu benim için. Yüz değil mi bu, aynıydı sonuçta. Baktığım şey yüzdür. Aynaya bakardım, evet burunları var, ağızları var, aynı ben.
Milyonlarca insan tanıdım. Milyonlarca yüz. Aynıydılar hep. Yüzleri benim gibi. Gülüyorlardı. Ağlıyorlardı. Konuşuyorlardı. Yemek yiyorlardı, aynıydık hepimiz...
...
Bir gün, çocukken ben, ki Turhal'daydık, komşunun oğlunun yaptığı işe heves edip simit satmaya karar verdimdi. Heves yani. Aç değilsin açıkta değilsin fakat çocuksun işte. Bir sabah erken kalktım ve mutfaktan orta boy alüminyum tepsi aldım yola düştüm. Annem babam biliyorlardı durumu ve kızıyorlardı bana biliyordum. Ama inat işte.
Fırına vardım. Ustadan 30 simit aldım. Çıktım dolaştım, dolaştım. Şimdi bile hatırladıkça güldüğüm ses şekilleriyle  öğlene kadar satıp bitirdim simitleri. Fırına dönerken ustaya vermem gereken payı diğer cebime tastamam koydum. Vardım ustanın yanına. Parayı çıkardım verdim. Saydı parayı. Hayret bir şey yav! dedi değişik bir yüz ifadesiyle. Çocuksun ya, korkuyorsun tabii. Ben böyle şey görmedim! Dedi. Kasa bana yakındı. Kasaya doğru adım atınca az kalsın altıma edecektim. İlk defa parayı bitamam getireni gördüm dedi. Aferin, dedi dudaklarını burup, gözleri şaşırmış.
Bir şey anlamamıştım... Normal bir şeydi bu. Numara gibi bir şeyse bile yaptığı demek ki kastettiği  şey gerçekten vardı. Anlamadım hiçbir şey.
Yıllar geçti..aklıma düştü ustanın dediği. Zaten az zaman önce başlamıştım sırtımı dönmeye. Sırtımda bir yüzüm vardır zaten diye. Ustanın dediği de çok zaman sonra yerine oturdu.
Tanrının yaptığı normal bir tasarım aslında: İnsanın yüzüyle kıçı aynı yönde değil. Sırtımda bir yüz görüp de konuşanlar olduysa da bilemeyeceğim. Herkes aynıydı benim için. Ne yüz gördüysem konuştum ben. Aynaya bakıyordum; kaş, göz, burun, konuşmak... aynıydı benim için..


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Teşekkürler Yoldan-daş Genel 12.03.2019
Didim, Pompei olur mu? Sosyal 02.03.2019
O ayaklar iyi ayaklar değil- Mikrop-iyolojik incelemeler Anı 25.02.2019
İnsan 4.0 Genel 13.02.2019
Çete çeteye girmiş- Koko-Bonzo-Fetö Genel 09.02.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.