Mehdilik zor iş vallahülazim

Götüreyim hocam seni, dedi. Kimse beni götüremez, dedim. İçimden dedim. Okul zaten yorucuydu. Mehdiliğe zaman bulamıyordum. Bir de, götüreyim seni, demesi bile ağır bir yük bindirdi aklıma. Kelimeler ağır.. ağır geldi. Hoş kız aslında. Ruhlar aleminde yaşıyor gibi. Yani yaşıyor ama sanki öte alemden iki bakış atarmış gibi bu tarafa. Elleri bulaşık köpükleri. Mutfaktan bakar gibi.
Nifak arttı. Fitne arttı. İşler yorucu olmasa Mehdilliğin getirmiş olduğu birtakım sorumlulukların icrası niyetiyle planlama aşamasını bari geçmiş olsam iyiydi. Onu bile yapamıyordum. Kedilerle iyi geçiniyorum. Köpeklerler de. Geçen akşam çay bile vermeye kalktığımız kedi yavrusunu elime alıp gözlerine baktımdı. Gözleri yaşlıydı. Köpekler ağızlarından terlerler dedim. Galiba kediler de gözlerinden terliyordu. Ayakları parmaklarım kadardı. Kiminin parmağı kiminin ayağı idi.
Deminden beridir diyorum; Mehdiliğimin sorumluluğunu yerine getirdiğim söylenemez. Fakat yine de saygıyı hak ettiğimi düşünüyorum. Görgüsüz komşularım var. Mesela biri kapı kullanmayı bilmiyor. Öte başka sebepler yüzünden ben onlara İngiliz Muhipleri de diyorum. Gizli bir muhiplik bu. Bir tanesi akşamın birinde penceremi tıktıklamıştı. İki de bir, ki ben dışarı çıkmamıştım, ki diyeceksiniz ki niye, çünkü hava atacaktı aldığı evi vasıta edip, beni de ev sahibi zannetmişti, beni ilgilendirmez demiştim, zaten Mehdiydim ben, hepiniz bana hizmeti kar sınız, havuz, kasımda aldım kasımda aldım va. -ve aynı- sözleri söyleyip duruyordu. “Aldım!” kelimesinden haz alıyordu. Geldikleri günden beridir evden fazla dışarı da çıkmıyorlar. Evlerinin tadını çıkarıyorlar. Bana, yani mehdiye, soracak olursanız, tam bir köylüler.Hani bir inek verseniz iki dakkada sütünü sağıp yoğurt yaparlar. Oysaki burası tatil yöresi.
Sorumluklarım var. Yerine getiremiyorum evet. Fakat bilmez de değilim. “Aldım!” kelimesi zihnime, sonra dilime takıldı. Bir kelimeden zevke almak. Kelime fetişizmi gibi bir şeydi bu. Ben Arapça bilmem. Arapça bilmememdeki sır keramet kelime fetişlerine aksi bir iman terkibi sunmak -insanlara. Adem oğlu. Adem konuşurdu. Tanırız onu biz. Hayvan dilinden insan gibi konuşur idi. Hey gidi. Kelimeleri yalaya yalaya kendimizi bile anlamaz olduk. Komşu olduk şu görgüsüz fanilere, ben anlıyorum onları.
Bu yazının bir yerlerinde İngiliz Muhipler cemiyetinden bahsettiğimi hatırlıyorum. Herkes onları seviyor aslında. Bundan bahsedemedikleri için açık açık, tam tersini söylüyor ve bunu davranışlarına da aksettiriyorlardı. Kişi, sevdiği postu yerden yere vurur idi. Ki gözü açılıp da başkasına bakmasın. Arabın bizi sevmesini isteyip öte yandan  İngilizi seviyor fakat içlerindeki köylüyü görmüyorlardı bir türlü.
Mehdiysem, İngilizlerin de mehdisiyim. Arapça bilmememdeki keramet budur. Aslında ben Türkçe de bilmiyorum. Hiçbir dil bilmiyorsam bu demektir ki herkesin beni yani tek bir dili bilmesi gerekir. Onlar benim dilimi anlayacaklar ki Mehdiyete tabi olsunlar. Evet.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Teşekkürler Yoldan-daş Genel 12.03.2019
Didim, Pompei olur mu? Sosyal 02.03.2019
O ayaklar iyi ayaklar değil- Mikrop-iyolojik incelemeler Anı 25.02.2019
İnsan 4.0 Genel 13.02.2019
Çete çeteye girmiş- Koko-Bonzo-Fetö Genel 09.02.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Mehmet Ali Timur Yaşam 15.06.2019
Munzur Dağlarında Gülabioğulları - İbrahim Sevindik Yaşam 06.06.2019
Maya Tutmuş Yaşam 30.05.2019
Mutlu olmak için çok sebepler var :) Yaşam 24.05.2019
Nasıl mutlu olurum ve çevremdeki insanları nasıl etkilerim ? Yaşam 19.05.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.