HEPİMİZ MADENCİYİZ – Soru İşaretleri -

 

Ancak bugün gelinen noktada anlaşılan o ki hükümet sözcüsü mevzuat olarak eksik olmadıklarını söyledi. Diğer taraftan basın toplantısı yapan şirket patronu ve yetkilileri “sığınma odaları yasal bir zorunluluk değil” dedi. Böylece mevzuatta kaç oda kaç salon eksik yahut çok fazla olduğunu gördük. Panik yapmayınız ama cumaya yetişme telaşı içerisinde olanlar yumruğun, tekmenin hatta Soma için verilen madenci ölümleri önergesinde “soma” kelimesi geçmemiştir deyip yalanlamayı bile yalanla yapan iktidarın sözcüsü Çelik bu soruları dağıtmadan şıpp diye çözüverir. Üstelik özürler kabahatten de büyük, neymiş “Soma” geçmemiş neymiş gündemi meşgul etmekmiş... Hadi diyelim ki Soma kelimesi geçmedi, hadi diyelim ki gündem meşgul edilecek, sizin özelleştirme kanunu zırt pırt değiştirme gündeminizin yanında ne ki demi insan hayatının değeri...

Diğer yandan insanlar bir acı etrafına toplanmışken bu işi siyasete alet etmek bence siyasi bir ahlaksızlıktır. Bu konuda Çelik'e katılıyorum ama Başbakan'ın Soma'daki siyasi konuşmasını atlamaması kaydıyla... Üstelik bu konuşmayı irdeleyecek olursak hala daha cemaat paronayısının sürdüğünü görebiliyoruz. Çünkü “siz bu ahlaksızlara bakmayın bunlar 30 Mart'ta cevaplarını aldı” dediği söylemde burada bir parantez açmak da fayda var ( Soma çeşitli cemaatlerin yoğun ve baskın olduğu bir ilçedir.) hala cemaat kafasıyla siyaset yapıp acılara tuz bastığını gösteriyor.

Dolayısıyla eyyy iktidar sahipleri bu işe siyaset bulaştırmayın derken dönüp önce bir kendinize boy aynasında bakın. Sonra ahkâm kesim.

Gelelim soru işareti taşıyan yerlere...

1) İlk günden bu yana yerel yönetimlerin bastırılarak, kurtarma ekibinden tutun da hastanede acil müdahale yapanlara kadar niye susturuldu. Niye sadece Enerji Bakan'ın ağzına bakıldı. Kimse çıt çıkaramadı.

2) Şirket yetkilileri (CEO, CFO, COO gibi üç harflileri) basın açıklaması yapana kadar ( Alp Bey hariç) nerelerdeydi? Niye Enerji Bakan'ı sürekli onlarla telefonla paslaşıyor, onların yerlerini dahi sır gibi saklıyorlardı?

3) Bu üç harfliler olay süresince orada olmadıkları halde plan üzerinde nerede kaç kişinin öldüğünü nereden biliyorlardı?

4) AFAD ve Enerji Bakanlığı hatta Soma Belediyesinin sitesinde bile trafo patladı denen madenin, neresinden ne yangını çıktığını şirket yetkilileri içeri girip inceleme yapmadan nasıl bilebildi? Bu olayda kim doğru kim yanlış?

5) Acaba kaçış odaları var mıydı? Söküldü mü? Yoksa belgesel için varlardı da belge-sel mi alıp götürdü?

6) Niye hala ısrarla tam ve net ölü sayısı söylenmiyor? Bakanlık neyin peşinde...

7) Halkın her gelen siyasetçiyi protesto etmesinden acaba ne ders çıkarıyorlar ve bundan sonra her yasa teklifinde çok rahatlıkla parmak kaldırabilecekler mi?

8) Bu hengâme bu curcuna bunca ölüler arasında yapılan “canlı” yayınlar bitince verilen sözlerin, içilen antların takipçisi kim olacak yoksa Soma gene kara talihinle yeraltına doğru süzülecek mi?

Tüm bu soruları merak ediyorum. Cevaplarını değil...


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Yaprak Gibi Yüreğim... Edebiyat 26.11.2018
Gezegenlikten Kopan Genlerim Edebiyat 25.11.2018
Kısıktır Sesim Politika 05.02.2017
Max Jacob – Seçme Şiirler Kültür / Sanat 29.04.2016
Kürk Mantolu Madonna Kültür / Sanat 25.02.2016
Başlık Kategori Yayın Tarihi
SU STRESLİ ÜLKELER VE TÜRKİYE Genel 14.09.2019
Nasıl mutlu oluruz? Genel 10.09.2019
ÖZSAYGI Genel 09.09.2019
Türkiyedeki Su Kaynaklarına Yabancı Sermayelerin Önem Vermesi Hayra Alamet Olmasa Gerek !!! Genel 29.08.2019
DİNE KATILAN HURAFEYİ SORGULAYIN Genel 28.08.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.