Neye Yarar

Binlerce sayfa yazsa her bir kalem, sayısız kere hıçkırsak ve bağırsak avaz avaz neye yarar.

Ömür boyu yas tutsak geri gelir mi giden kahramanlar.

Utanıyorum kendi adıma, utanıyorum insanlığım adına ve üzgünüm ki; utanıyorum her birimizin adına.

Nasıl bir acı bu Rabbim, yalvarıyorum güç ver. Yalvarıyorum sana merhamet eyle. Yalvarıyorum sana, bir daha bizlere böylesi derin bir acı yaşatma. Yalvarıyorum sabır ihsan eyle.

Suçluyum, suçluyuz ama neye yarar artık bu saatten sonra. Gidenler gelir mi ki...

Ekmek parası kazanmak ne zor hele ki madenciysen en zoru. En zor meslek, en meşakkatli, en yıpratıcı.

Aklım almıyor, kabullenemiyorum kabullenmek istemiyorum ki...

Ama mecburuz, ne isyan etmeye hakkımız var ne de kendimizi temize çıkarmaya. Mukadderat. Evet, mukadderat. Yüce Rabbimin takdiri.

Ama yine de böyle olmayabilirdi. Keşke, keşke, binlerce kez keşke. Ama artık neye yarar.

Nasıl bir emek, nasıl bir alın teri, nasıl bir mücadele. Yerin binlerce metre altında ömür tüketen ve bu uğurda canlarından olan yüzlerce masum ve pırıl pırıl yürek.

Utanıyorum çok hem de.

Böylesi bir acıya katlanmak mümkün mü, Rabbim.

Ve halen bencil dünyalarımızda egosantrik ve değişmeyen yapımızla devam ediyoruz ihtiraslarımıza.

Halen gülebilen, kahkaha atan nice insana şahit oldum dün geceden beri.

Nasıl bir vicdan. Nasıl bir duyarsızlık ve nasıl bir insanlık...

Utanıyorum ve inanılmaz buruk içim. Neye yarar bu saatten sonra...

Günler geçecek ve hepsi unutulacak, hep böyle olmadı mı, olmuyor mu?

Gündem değişecek ve yine bencil ve sefil dünyalarımızda devam edeceğiz onca hıra güre.

Yine güleceğiz, yine kahkahalar atacağız ve devam edeceğiz yolumuza.

Gittiler, bir daha geri dönmemek üzere terk ettiler dünyayı, ailelerini ve kim bilir nasıl bir acı yaşadılar o karanlığın içinde.

Evet, öylesine karaydı ki mekân ama bizim karanlığımızdan daha aydınlıktı, buna eminim.

Kardeşlerimiz, babalarımız, şehitlerimiz...

Ama hiç biri yaşamıyor artık.

Ya, geride kalanlar...

Gidenlere mi yanalım geride bıraktıkları o tarifi mümkünsüz acı ile bir ömür boyu yaşayacak olan ailelerine mi?

Ateş düştüğü yeri yakar hem de öyle bir yakar ki köz olur yürek, dumanı tüter o sönmeyen ateşin.

İçim paramparça, neye yarar...

Umuda uzanırken elimiz, yüreğimiz neler gördü gözlerimiz umutla beklerken.

İyi bir haber almak için, dehşetle ve korkuyla bekleyen onca aile, onca evlat, onca ana baba. Ya, sonuç...

Yüzlerce yetim, evladını yitiren yüzlerce anne ve baba.

Aslan gibi eşlerini şehit veren yüzlerce kadın.

Analar, babalar, bacılar ve babasız kalmış sayısız çocuk.

Utanıyorum.

Hangi kıyafetin altına hangi ayakkabımı giysem diye dertlenirken ayağındaki kömür karasına bulaşmış çizmesi ile yattığı sedyeyi kirletmeme gayreti içindeki o kahraman nasıl da bir insanlık dersi verdi bizlere.

Ölümden korkmayan ve ölümden dönmüş ve tüm iyi niyeti ve pırıl pırıl yüreğiyle nasıl da pür-i pak.  Hepimizden temiz, hepimizden mert, hepimizden asil ve bir o kadar insan.

Allah'ım şehitlerimizin mekânını cennet eyle ve sabır ihsan eyle geride kalan ailelerine.

Hepimizin başı sağ olsun.

 

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Olgun Başaklar Gibi Kadın Kadın / Aile 09.03.2019
Ve Kadın Şiir 08.03.2019
Yazmanın Acı Veren Yanı mı? Edebiyat 21.02.2019
Yalanım Varsa Kalemim Çarpılsın Edebiyat 20.02.2019
Penaltı Edebiyat 19.02.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.