Hikayenin Aslı İnsandır

   Dışarıda yağmur, pencerenin ardında her damlayı seyre dalan ve kağıtlara ısrarla bir şeyler yazan yorgun bir yazar.

Epey zaman olmuş yazmayalı. Son günlerde ters tepmeye başladı ruhum; "Artık yaz! Doldun, şarj oldun" dedi. Radyo da sarı gelin olmasa daha uzun bir süre yazamayacaktım belki de. Eskiler nelere de kadir yahu!  Geçenlerde bu türkünün hikayesini öğrendim edebiyat öğretmenimden. Ne kadar ilginç, buruk şeylerdi. Keşke çok eskilere gitme şansım olsa da doya doya içimençeksem tarihi, aşkları, gelenekleri...


  Şuan ki yaşam çok zor, anlaşılmaz. Çözülmez bir yumak ip sanki. Bir şeyleri hissetmek için, önce ona inanmak gerekir. Zaten hissetmek inanmanın yarısı değil mi?

  İşte, bizler inanamadığımız için hayatı yaşayamıyoruz. Sadece yaşıyorum diye avutuyoruz kendimizi. Gerçekten yaşamak çok başka. Hele onu dibine kadar iliklerine kadar hissedebilmek yirmi dokuz harfe sığmaz. Yaşadığımız hayatta bunları yaşamak hayal gibi bir şey. Yalancı, göz boyayan, at gözlüğüyle baktırmaya mecbur kılan bir hayat sürüyoruz, ne acı!

  Şuan ki huzura bir daha ne zaman kavuşurum, bu anı ne zaman yaşarım, hayal ederim bilmem. Ama hayatımın en gerçekçi saatleri oldugunu garanti edebilirim. Bugün eskilere yelken açmak istiyorum. İçimde esen 'eski olmayan, hala yaşanmışlıklarıyla dile getirilen' bir hasret olmalı bu. Evet, eskilere eski demek şuan da yaşadığımız hayata kıyasla, fazla ayıp kaçmıyor mu!? Şuan da iyi bir konumdayız. Ekonomik, devlet, askeri hatta manevi açıdan güçlü durumdayız. Ama ben çok daha derinlerde olanları kastediyorum. Yani konumumuzla değil, sosyal ya da ruhani hayatımızdan bahsetmek istiyorum. Bir düşünün; yaşadığınız anı, ruhunuzu bir film şeridi gibi geçirin gözünüzün önünden. Ne kadar hareketli de olsa hala yavandır. Yahu eski heyecanların yanından geçemeyiz.

    Son birkaç günde ne kadar yapay bir hayat yaşadığımızı anladım. Bunu sadece kendimi ölçerek yazmadım. Birçok insanı gözlemledim. Arabada giderken bile yolda hızla bir yerlere yetişmeye çalışan insanların bile neler yaşadığını birkaç sanıye de anlayıverdim sanki. Hissedebiliyorsam ne mutlu!  

  İnsanoğlu ne kadar farklı. Hepimiz aynı kefeye konmuşuz. Hepimiz 'insan' denilecek kavramı gösteriyoruz. Sadece bu kavramdan biraz dağılmak istiyoruz. Dağıldıkça ne kadar yıprandığımızı anlayamıyoruz. Belki şuan eskilerde olmayı isterdim, siz de isterdiniz... Anlatmak yetmiyor. Ağızdan çıkanlar da hep bir yalan, kaçamak var. Güzel şeylerin hikayelerin de bile var! Hiçbir şey eskilerin yerini tutmaz. Bizden sonra gelenler bize eski demez. Tam anlamıyla geçmiş derler. Biz yine şanslıyız. Hala geç sayılmaz. Yeni bir başlangıc yapmak değil de, yeni şeyler keşfetmek gerek. Ben gibi, siz gibi, kendiniz gibi...

  İnsan kendini anlıyorsa, bir şeylerden pişmanlık duyup farkına varıyorsa, sevmeyi seviyorsa, merak ediyorsa, 'özlem duymayı' biliyorsa gerçekten insan, gerçek bir hayatın içinde duruyor demektir.

 Eskilere eski demek olmaz. Bu o muhteşem hayata hakaret olur. Eskiler, hala içimizde var olandır. Yaşatılan, yaşayandır. Eski birçok şey hala elinizde, yüreğinizdeyse onları sakın öldürmeyin. İyi bakın, değer verin. Şuan ki yaşamda dile gelecek ne hikaye, ne aşk, ne huzur var!  Hikayenin aslı insandır. Kapağının güzel olması yetmez. Önemli olan içinde iz bırakacak bir şeylerin olmasıdır. 

 

Bu güzel türküyü paylaşmak boynumun borcudur artık. 

Sevgilerle..

www.youtube.com/watch?v=FvwUwTbm_xw

twitter.com/demirr_meltem

meltemdemirm.blogspot.com.tr/


Başlık Kategori Yayın Tarihi
BEN GELDİM Yaşam 14.04.2020
Tarihin İlk Cinsiyet Değiştirme Ameliyatı, ilk Transeksüel E. W. Tarih 27.08.2017
Zarafetin Ve Mutluluğun Kadını Genel 18.08.2017
Şeref Yoksunu Darbeci Politika 17.07.2016
Adına Yazdıklarım Anı 04.04.2016
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Türkiye CENNET Vatan da Biz Layık Sakinler Değiliz Yaşam 02.07.2020
Hayat Hiç Adil Değil Yaşam 24.06.2020
SAYIN VALİM Yaşam 17.06.2020
Neredesiniz Bana Kin Nefret Duygusu Uyandırmışlar? Yaşam 29.05.2020
KORONALI GÜNLER Yaşam 25.05.2020

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.