TDK'dan Gelen Kutsal Kitap

Son bir haftadır bir kitap beni hırpalayıp duruyor. Kitap dediysem, bu bir sözlük. Yaklaşık iki aydır fırsat bulduğum zamanlarda sağda-solda, yerel imkanlar içerisinde arayıp taramama rağmen adam akıllı bir sözlük bulamamıştım. Geçen yıl Tokat merkezde iken bir ara büyük bir kırtasiyede görmüştüm bir sözlük. TDK sözlüğü idi. Sanırım o yılın baskısı idi. Cebimde fazla param yoktu. Demiştim ki: sonra alırım uygun bir zamanda. Uygun zaman gelip çattığında ise oraya gittiğimde bulamamıştım. Sormuştum, ne zaman gelir? diye. Bizde öyle bir sözlük yok...der gibi bir şeyler söyledilerdi. Internet'ten de alabilirdim ama kendime dedimdi: hem biraz gezeyim, elimde kitabı biraz taşıyayım, mutluluk yaşayayım erkek Polyanna misali. Bu yaz aylarında ise idarelik kullanmak amacıyla "İlköğretimler için" bir sözlük aldım. On bine yakın sözcük varmış. Saymadım fakat öyleymiş... Yaz aylarını onunla geçirdim gibi. Sonra Internet'ten TDK'nın 2009 baskılı sözlüğünü sipariş ettim. Bir haftayı aşkın bir süredir elimin altında masamda duruyor. Yaklaşık 2250 sayfa. Fakat bu sözlük beni bazen zora sokuyor. 100 bini aşkın söz varlığı var. Bu bir şey değil. Beni zaman zaman zora sokan ise sayfaları arasında gezerken, bildiğimi sandığım kelimelerin anlamlarından farklı anlamlar buluyor olmam. Ya bir kelimenin birden çok anlamı var ya da ben bazı yerlerde bazı kelimeleri zorlanımlı olarak "anlam uydurmacacılığı(!)" yaparak kullanıyormuşum. Şimdiden herkese söyleyeyim: Türkçeyi iyi bildiğini söyleyen, kelimelerin yan anlamlarını -hatta bilindik kelimelerin anlamlarını bile- iyi bildiğini iddia eden kişi çok fena yanılır. Fakat tabii, bu sözlüğü bir fırsat olarak görüyorum. Kutsal kitabı sürekli elimin altında bulunduruyorum. Her gittiğim yere götürüyorum; çarşıya pazara, dolmuşlara, marketlere... Caddelerde yürürken bazen yoruluyorum ama olsun. Her kim yanlış bir kelime kullanacak olsa karşısına dikiliyorum ve iki elimle kutsal kitabı yukarı doğru kaldırıyorum. Karşımdaki kişi ilkin korkuyor tabii. Diyorum ki: bak! Kitap-Sözlük ne diyor! Hiç mi bilmezsin! Yanlış kullandın kelimeyi! Allah cezanı verecek!!! Eğil! İstiğfar eyle! Melun. Şaşkın kul!? G.t Lalesi! Aslında milletin kitaptan korktuğu yok da... muhtemelen iri cüssemden korkuyorlar. Bir de kollarımı havaya kaldırınca ve ellerimde kapkalın bir kitap gördüklerinde. En son, onlara zarar vermeyeceğimi anladıklarında ise başka bir kabulleniş yaşıyorlar. Ben bunu gözlerinden anlıyorum. 'Hımm' diyor gözleri; lan bu kitap çok kalın bir kitap! Bir kitap kalınsa eğer bir bildiği vardır kitabın! Bu şekilde kişisel imana getirme çabalarım sonucunda, onların saçlarını okşayıp, kitabı-sözlüğü açıp ayaküstü, yanlış kullandıkları kelimenin doğrusunu sözlükten açıp buluyoruz. Gözlerindeki derin ışıltıyı görebiliyorum. Yaratandan benden yana razılık dileyip hoplayıp zıplayarak görünmez mutluluk simleri saçarak uzaklaşıyorlar. Sözlüklerde, hele de böyle çaplı sözlüklerde başka şeyler de okuyoruz, kelime-deyim anlamlarının dışında. Ne okuyoruz? Kelimelerin yanlarında türleri ile ilgili kısaltmalar var, kısa başka açıklamalar var. Bir de hangi dilden geldiği ile ilgili bir kısaltmalar var(Bunları hepimiz biliyoruz.) Mesela: Ar. : Arapça demek. Fr.: Fransızca demek. Başka dillerden de dilimize geçmiş kelimeler var tabii. Sözlükler bize ne anlatır? Hangi dillerden en çok etkilendiğimiz, dolayısıyla hangi kültürlerden en çok etkilendiğimizi anlatır. Bu; Ar., Fr.,İt... dili işaretlerinden hangisi çoksa biz en çok o kültürden etkilenmişizdir. Birinci sırada Arapça geliyor, ikinci sırada (anlayabildiğim kadarıyla) Fransızca böyle gidiyor...Almanca, İtalyanca... Fakat bir şey var ki: Arapçanın bize çok katkıları(!) olmuş. Sonrasında Fransızcanın. Farsça da var. Var oğlu var. Hoş bir şey. Şimdiye kadar kafama takılan tüm kelimelerin tümünü buldum sözlükte. Yok, yok yani. Ne ararsan var. Fakat, konunun başlarında da dediğim gibi, hırpalıyor bu sözlük beni. Siz de alın, bir deneyin TDK'nın sözlüğünü;sayfalarını karıştırırken, kafanızın içinden ense kökünüze doğru tuhaf bir ezinç duyumsayacaksınız, eminim. İyi bir şey bu. Esaslı bir sözlüğü okumak hamama girmeye benzer; ve hamama giren -bildiğiniz üzere- çok fena terler. Akıl terlemesi bu. Sağlığa da belirtidir akıl terlemesi. Sözlüklerdeki kelimelerin karmaşalarını, yani başka dillerin kelimelerinin tokuşmalarını nasıl değerlendirmeli? Şunu atalım, bunu satalım...gibi yaklaşımlarla olmaz, kelimelerin değerlendirilmesi. Fakat geniş bir anlamda baktığımızda, bir dilin tüm söz varlığını içeren sözlüğü açtığınızda, karşınızda duranın yüz binlerce sadece kelime olduğunu düşünmezden önce...orada bir savaş olduğunu düşünün. Araplarla Türkler savaşıyor, Türklerle Fransızlar savaşıyor... [KALIN]'Dilin bekası' [/KALIN]denen de bir şey var; bunu da unutmamak gerek. Dilin, kirlenmesinin en önemli sebeplerinden biri bence şu; psikolojik bir sorun bu: Kişilerin, kendilerini 'bir şey' sandırmaya çalışmaları. 'Tiki Edebiyatı' bir yana, güya yüksek bir seviyeden konuştuğu izlenimi vermek ve dinleyenlerine 'vay be! Ne çok şey biliyor!..' dedirtmek. Örnek er 'gişi': Mülahazalı Sümüklü Hoca. Ve tabii, bunu yaparken, gizli bir amaç için de yaptığını saklamak; boş zihinlerde otorite kurmak. Vay vay! Maşallah! Bu kadar çok Arapça kelime kullandığına göre âlim olmalı! Really!?. Vallaha bak! Bi'konuşuyo bi'konuşuyo! Ee! Ne diyor peki? Pek anlamıyorum ama var bişey bu hocada.Sümüğünde bile keramet var diyolar... *** Yazının sonu yerine niyetine bir hatırlatma ile bitirelim: her çocuğun bir TDK sözlüğü olsun. 'İlköğretimler için' sözlüklerini boş verin, "ortaöğretimler için" sözlükleri de boş verin! Bir çocuk, çocuk yaşta karıştırmayı öğrensin dev sözlüğü. Ne acıdır ki, düşünün, bir sözcüğü merak eden çocuk, ucube gibi bir "tırt" sözlüğü açtığında aradığı sözcüğü bulamasın.Ne kadar kötü bir durum!

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Teşekkürler Yoldan-daş Genel 12.03.2019
Didim, Pompei olur mu? Sosyal 02.03.2019
O ayaklar iyi ayaklar değil- Mikrop-iyolojik incelemeler Anı 25.02.2019
İnsan 4.0 Genel 13.02.2019
Çete çeteye girmiş- Koko-Bonzo-Fetö Genel 09.02.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Yeni Yol Anı 25.04.2019
Bir Özlem Ancak Bu Kadar Yakabilirdi İçimi.. Anı 08.04.2019
Doğu Türkistan'da Yaşam. Benim Hayatım, Yaşananlar ve yasaklarlar Anı 18.01.2019
32 Yaşımdan 32 Öğüt Anı 10.12.2018
geçiyor mu Anı 07.12.2018

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.