Umut Dolu Sepetim Yaşama Kaynağım

 Bugün başka bir gün. Nasıl başlayacağımı, ne yazacağımı bilmeden yine akışına bırakacağım bir yazı. Aslında çok şey hissediyorum. Çok şey yapmak istiyorum. Ama istiyorum işte. Sadece istiyorum.

 Yıl 1998. Karlı bir kış günü, 16 Aralık. Hayata karşı savaşmaya gelen bir ben varım. Biraz yaramaz, biraz hınzır, bolca akıllı, ve çokta olgun. Gece saat 22:00, günlerden Çarşamba. 15 yıl önce, her şeyden habersiz, bir bebek. Sadece anne kokusunu tanıyan, ona muhtaç olan bir bebek.  Zamanla büyüdü.

 "Nasıl da zaman geçmiş. Daha dün gibi gözümün önünde paytak adımların." Diyor, annem. İlk 'baba' deyişimi belki hala hatırlayan babam. Çok karışık duygulardayım. Mutlu olmalıyım, ben doğmuşum bugün. Gözlerimi açtığım gün bugün! Genç kız oluşuma ilk adımımı atıyorum bu yaşımda. 16 yaş. Geçecek en güzel yıllarım belki de. Zihnimde bir şeylerin tam anlamıyla yerine oturacağı, vereceğim önemli kararların ilk filizlenmesi bu yaşım. Bana birçok getirisi olacak eminim. En güzeli de hayatınızın her anında, her dakikasında ulaşabileceğiniz dostlarınızın olması, bence.

Büyüyorum. Bugün bir yaş daha büyüdüm. Bir tecrübe daha attım çantama. Bir karar daha aldım umut dolu sepetimden. Bir ilmek daha attım elimde ki 'yaşam yumağı'na. Ve bir sorumluluk daha aldım kişiliğime. Sorumluluk aldıkça olgunlaşıyorum işte. Tecrübelerimi çantama attıkça büyüyorum aslında. Önemli olan insanın zihninin büyümesi değil midir?

Beyin büyüdükçe kişilikte gelişir, başarı da. İşte bende bunun için çabalıyorum, geçen her yıl gibi, bu yıl da. İyi ki doğmuşum diyorum. İyi ki! Başarılarıma başarı katmak, hüzünlerimle, mutluluklarımla, huzurumla ilerlemek istiyorum bu yıl da.

Küçük bir merhabayla başlar hayat, belki küçük bir iniltiyle biter. Şems-i Tebrizi'nin dediği gibi; "ne diye böbürlenip duruyorsun! Doğumun bir damla su, ölümün bir avuç toprak değil mi?" Hayat su gibidir diye boşuna dememişler azizim. İçsen de bitecek, içmesen de. En iyisi, onu yudum yudum 'keşke'siz içmektir. Hüzün de, mutlulukta, kızgınlıkta olmalı bardağın içinde. Bunlar insana tecrübe vermek için en iyi anahtardır.

Hayat sadece mutluluktan ibaret olsaydı, çekilmez olurdu. Sıkıcı ve dayanılmaz gelirdi. İnsanın, bir gününün önceki günden farklı geçmesi için bu duygulara sahip olması gerek. Mutluluğun formülü basit! İyilik yap, güven ver, motive ol yeter. Ama monoton hayatın fomülü karmaşık. Gıcık. Hergünün aynı geçtikçe sıkılmaya başlarsın! Sıkıldıkça hayatın karmaşığa gider. Bu düzeni devam ettirdikçe dibe batarsın. Battıkça hayatın dayanılmaz hale gelir. Bu da, bir insanın yaşaması için bir nedeninin olmadığının en açık göstergesidir. İşte bu yüzden umut dolu sepetime hergün bir yenisini katmak istiyorum. Umutlarım arttıkça; amaçlarım, hayallerim çoğalacak. Bu da hergünümün farklı ve hırslı olmasını sağlayacak. Yani yaşamak için nedenlerim olacak... Bu yüzden iyi ki doğmuşum diyorum. İnsanın, iyi ki doğmuşum derken bile umutları, bir amacı olmalı.

    Umut, insanı ayakta tutan tek şeydir. Umutluyum, mutluyum, hedeflerim var, hayallerim her geçen gün artmakta! Bu yüzden diyorum ve diyeceğim; "İyi ki doğmuşum, iyi ki varım, sevdiklerim iyi ki yanımda. İyi ki yaşıyorum.

 İyi ki yazıyorum yahu, bu en büyük mutluluğum değil mi? 

En zor anlarınızda gıdanız "Umutlarınız "olsun, en zor durumlarda hayat kaynağınız "Sevgi" olsun, en güzel yaşlar sizin olsun...

http://meltemdemirm.blogspot.com/


Başlık Kategori Yayın Tarihi
BEN GELDİM Yaşam 14.04.2020
Tarihin İlk Cinsiyet Değiştirme Ameliyatı, ilk Transeksüel E. W. Tarih 27.08.2017
Zarafetin Ve Mutluluğun Kadını Genel 18.08.2017
Şeref Yoksunu Darbeci Politika 17.07.2016
Adına Yazdıklarım Anı 04.04.2016
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Türkiye CENNET Vatan da Biz Layık Sakinler Değiliz Yaşam 02.07.2020
Hayat Hiç Adil Değil Yaşam 24.06.2020
SAYIN VALİM Yaşam 17.06.2020
Neredesiniz Bana Kin Nefret Duygusu Uyandırmışlar? Yaşam 29.05.2020
KORONALI GÜNLER Yaşam 25.05.2020

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.