SPOR TEŞKİLATLANMALARINDA GEREKEN ÜÇ BOYUT

Ülkemizde çok çeşitli teşkilatlar olduğu halde ve 21. Yüzyıla girmiş olmamıza rağmen ekonomik bir çıkar söz konusu olmadığından teşkilatlar sporu ya hiç kaale almıyorlar yahut bünyelerinde sadece formalite icabı bulunduruyorlar. Oysaki dünya gündeminden hiç düşmeyen spor, bizim ülkemizde de her bireyin gündeminde bilinçli olarak yer almalıdır. Spor artık boş vakitlerde avunulacak bir oyalanma ve eğlence değildir; artık sporun bir ihtiyaç olduğu iyice idrak edilmelidir.

Kültürel açıdan spor bizi genel olarak üç boyutlu olarak etkilemektedir. Bu durumda spora teşkilat olarak verilecek değer ile plan ve programımız bu üç boyutu dikkate almalıdır.

Birinci boyut bizim milli sporlarımızdır. Tamamen Türklere ait sporlar canlandırılmalı yoksa icat edilmeli ve gereken mesai harcanmalıdır. Neslimiz kendi atalarının sporlarını unutmuş ve hatta onların savaştığı ecnebi ataların sporlarında milli olmuştur. Eski Yunan ve Roma'dan gelen boks, 18. yüzyılın başlarında İngiltere'de yeniden ortaya çıktığında çıplak yumrukla yapılıyordu ve kuralları yoktu. 19. Yüzyıl ortalarında eldivenle yapılan maçlar için kurallar getirilerek modern boksun temelleri atılmış oldu. Biz sömürgeci ecnebilerin sporlarıyla milli olmuşuz. Altı asra damgasını vuran Osmanlı torunlarını takipçi yapan bu durumumuzdan ecnebiler onur duyuyor olmalılar. Fakat bilinçsiz olduğumuz için olsa gerek bu ardından takipçilikten ve onların sporlarıyla milli olmaktan biz de en az onlar kadar onurluyuz. Peki ya o ecnebiler bizim sporlarımıza tenezzül bile ediyorlar mı? Önce biz etmiyoruz ki sonra onlar da etsinler. Ecnebilerin sporlarıyla elbette ilgilenelim. Fakat bu bizi milli yapamaz; evrensel yapar ve elbette evrensel de olalım. Yine fakat ecnebilerin sporlarıyla evrensel ve kendi sporlarımızla milli olalım. Mesela Japonya'da Japonların milli karate takımı var. Bu onların milli sporudur ve elbette onlar milli demelidirler. Fakat bizim karate sporcularımızın milli demeleri ve milli takım oluşturmaları milenyumdan sonra artık hala kaldırılabilir bir durum değildir. Biz mesela briç'te milli olabiliriz ve milli takım kurabiliriz. Yağlı güreşte de olabilir. Fakat İngiliz futbolunda, Japon Karate'sinde ya da Tayland boksunda kuramayız. Ecnebi sporlarıyla milli oluşumuz görmezlikten gelinen bir paradokstur. Ne kadar da çok şuur yitimi içindeyiz değil mi?.. İşin garibi bir İngiliz kendi futbol takımı için “milli takım” derken haklıdır. Fakat ey Türk, sana ne oluyor?

Her teşkilatımız Türklere ait gerçekten milli olan sporları gündeme taşımalı ve gündemde tutmalıdır. Geçmişi Türkler kadar eski ve parlak pek az millet var. Başka milletler bizim kadar eski ve şanlı olamayacağı için köklerine dönemeyebilirler. Kurulduğundan beri ömrü Osmanlı'nın yıkılışı kadar bile sürmemiş olan devletler var. Sen kendini onların küçük cetvelleriyle küçülmeden ölçemezsin.

İkinci boyut ülkemizdeki Türklerin ve diğer ırklardan vatandaşlarımızın Batı sporlarına olan düşkünlüğüdür. Başta futbol, voleybol ve basketbol en büyük alakayı görmektedir. Bu alaka bizi evrensel yapar. Ecnebilerin sporlarıyla ecnebilerle yarışmakta bir beis yoktur. Tüm batı sporları evrenselleşebilir.

Üçüncü boyut bazı Batı sporlarından sonra en büyük alakayı görmekte olan Doğu sporlarıdır. Özellikle savunma sanatı olan bazı Doğu sporları Batı sporlarının büyük çoğunluğundan daha çok alaka görmektedir. Doğu ahlakı bizim milli ahlakımızla da örtüşmektedir. Tüm doğu sporlarında evrensel takımlar oluşturulabilir. Böylece küçülen dünya ile daha global bir ilişki içinde olabiliriz.

Bu teşkilatlanma Milli, Doğu ve Batı sporları olarak en başka sporla ilgili bakanlığımızda üç ana birim olarak yer almalıdır. Ne belli, belki de kenarda köşede unutulmuş milli bir sporumuz başka milletlere çok büyük bir keyif verebilir ve tutunup evrenselleşebilir. Ya da başka bir milletin kenarda köşede kalmış bir sporu evrenselleşerek en beğendiğimiz sporlardan biri haline gelebilir.

Bu teşkilatlanma geleceğe atılan bir adım olarak değerlendirilmelidir. Pazar sergisine çoğu sporlar konulmadığı için biz sergide gördüğümüz pek azı içinde tercihlerde bulunuyoruz. Fakat global dünya ve global düşünce buna daha fazla zaman tanımayacaktır.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
DİNE KATILAN HURAFEYİ SORGULAYIN Genel 28.08.2019
Ümmetin kafası neden karıştı? (17) Genel 27.08.2019
MÜSLÜMANLARIN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT Politika 12.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Şampiyon Galatasaray!! Spor 20.05.2019
Bitmeyen çile Spor 16.04.2019
Endustriyel futbol Spor 12.04.2019
Galatasaray,ın Fetret devri Spor 04.04.2019
Futbolda Bedava Tiyatro! Spor 10.02.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.