Kelimelerin Sırrı

Odamdayım. İçerisi karanlık, penceremin hemen yanındaki sandalyede oturuyorum. Dışarıdan hava giriyor içime. Nefes alıyorum. Karanlık gökyüzünde, kırmızı ışıklar yakıp duran bir uçak. Kayboluyor gitgide. Yalnızım. Gözlerimde nedeni olmayan bir hüzün, acı...

 Aslında yalnız değilim:

 Yazdığım bembeyaz bir sayfam var. Hergün içini farklı konularla doldurduğum.

 Sonra, kelime dağarcığım var. Bembeyaz sayfamı gökkuşağı gibi ahenk veren kelimelerle donattığım.

  Binbir renkte, karakterde kelimeler yazıyorum. Her birinin yüreklerde farklı hisler uyandırdığı.

   Her zaman bana sadık kalan, beni hiç yalnız bırakmayan cümlelerim var benim. Kendimi yanlarında sıcacık, yenilenmiş, tecrübelenmiş hissettiğim.

   Bir de değişik dünyalarım vardır, kimsenin bilmediği. Her bir dünya da aynı karakterde ama farklı hislerde olduğum. Bu dünyalarım hayallerimin yanı sıra kitaplarımdır. Okuduğum her kitapta aynı karakterdeyimdir. Olayı yalnızca uzaktan ama detaylıca seyreden, araştıran bir ajan. Ya da seyyah..Ama girdiğim her dünya da çok farklı hislerle karşılaşırım. Yeni hisler öğrenirim.

Öğrendikçe tecrübelenirim. Tecrübelendikçe gireceğim yeni dünya hakkında tahminler yaparım. Tahminlerim seyrettikçe (okudukça) doğrulanır. Tahminlerim doğrulandıkça daha aranan, bilinen biri olurum. Yeni keşifler için sabırsızlanırım. Yaratıcılığım gelişir.

 Daha uçuk hayaller kurarım mesela. Bunları gerçekleştirme çabasına girişirim söz de! Sonra gerçekçi olmaya çalışırım. Yapmam gereken her şey için çaba gösteririm. Bu kez boşa kürek çekmem. Çünkü nereye gittiğimi bilirim. Neden gittiğimi de bilirim. Amacı olmadan yola çıkabilir mi insan? 

 Uçuk hayalleri olmayan insan eksiktir! Olmalı. Yaşamalı macerayı, korkuyu, doruğu, şehveti en alasından. Bir insanın kendine özel bir yeri olmalı mutlaka. Tüm içindekilerini oraya sığdırdığı bir sandığı olmalı, anahtarını daima yüreğinde sakladığı. Bir de o yüreği korkmadan teslim edebileceği biri olmalı. İşte o da kelimeleridir.

 İnsan yazdıkça ferahlar, ferahladıkça gelişir, geliştikçe daha çok yazar. Ve yazdıkça yükü azalır. Çünkü kelimeler o kadar sadıklardır ki, sizin tüm ağırlığınızı hiç çekinmeden sırtlayabilirler.

 Şimdi bu kadar sadık dostları birçok amaç için kullanmak varken, neden gider bir çift gözyaşı ya da nefret gibi duyguyla başbaşa kalalım ki!? Neden içimize atıp kendimizi daraltalım? Haykırın yahu! Bağırın, söyleyin. Büyük bir hevesle yazın! Kalem bile hızınıza yetişemesin! Yorulana kadar, içinizdekileri sindirene kadar yazın! 

  Haydi,

 sıyrılın düşüncelerden, kalkın yazın! Mutluluğa, eğlenceye, tebessüme vakit ayırın. Çünkü hayat üzüntülerle bile boğuşmak için kısa...

http://meltemdemirm.blogspot.com


Başlık Kategori Yayın Tarihi
BEN GELDİM Yaşam 14.04.2020
Tarihin İlk Cinsiyet Değiştirme Ameliyatı, ilk Transeksüel E. W. Tarih 27.08.2017
Zarafetin Ve Mutluluğun Kadını Genel 18.08.2017
Şeref Yoksunu Darbeci Politika 17.07.2016
Adına Yazdıklarım Anı 04.04.2016
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Hüzün Yaşam 09.08.2020
Bana Karalama Kampanyası Var (Bahaneli Karalama Kampanyası) Yaşam 09.08.2020
Açık kibir-GIzli kibir Yaşam 08.08.2020
Durak Şaşırtan Kelimeler Yaşam 06.08.2020
Türkiye CENNET Vatan da Biz Layık Sakinler Değiliz Yaşam 02.07.2020

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.