Çocuklar Kadar Ailelerde Suçlu


Yeni neslin bir türlü istediğimiz manada çalışmadıklarına inanıyoruz.  Dediklerimizi anlamıyorlar diye şikâyet ediyoruz. Ziyaretlere gidildiğinde, iki dost bir araya geldiğinde; çocuğu, torunu, yeğeni okuyorsa birinci dertleri okul derslerine çocuklarının çalışmadıklarıdır.

Neden bizim çocuk derslerine çalışmıyor olmaktadır? Gerçekten suçlu çocuk mu?

Ders çalışmak, hazırlanmak dünyanın en zor uğraşıdır. Derslere çalışmak zor geliyor gençlerimize. Tarlaya gitmeyen, soğuk, sıcak nedir bilmeyen gençler ders çalışmaz elbette. Asıl suçlu burada biz velileriz. Korumacı aile olduğumuzdan dolayı kabahat bizimdir.

İkinci nedende çocuklarımızın öz güvenlerini yıkmışızdır. Çocuğun rolünü üstümüze almışızdır. Çocukların yapmak istedikleri işlerde, görevlerde kendisine yaptırılmamıştır.

Ekmeği evin babası getirir. Sofrayı annesi kurar. Sobayı veya diğer ısınma gerecini aileden biri veya dıştan biri yakar. Çocuklara hayatın içinde rol vermeyiz. Rol verir sekte daha vahim eyleme imza atarız.

İş yaptıysa çocuk ilk gördüğümüz işin olumsuz yönüdür. Bardağın boş olan yarısıdır. Hatta o kadar ki olumsuzluğa odaklandığımızdan kusur işlemesi için adeta pusuya yatarız. Eksiğini bulsam diye inceleriz inceden inceye.

Küçücük hatasını, kişilerin yüzüne vurma noktasında üstümüze yoktur. Çocukluğunda hırçınlık yapanlar bu durumları çok yaşamıştır. Aile içinde ne yapsa yaranamayanlar vardır. Yaptıkları azımsanmaması gereken çocuklarımızın, iğne ucu kadarda olsa hatası varsa tüm güzelliklerini alır götürür.

Çocuk yaşta yatağının düzenini anne yapar, buluğ çağına geldiği halde kendi yapması gereken işlerini aile büyükleri yaparsa, harçlıkta sınır yoksa sıkıntı yaşamayan çocuk hayatı nasıl algılar?

Büyükler çalışır, çocuklar küçüktür. Küçükken yapabilecekleri görevi vermez, verir sekte mutlaka boyunu aşan ödev veririz. Boyunu aşsın ki elimize düşsün.

Utandırma konusunda içimi yakan örnek yaşamıştım. Ailenin çocuğunu seviyorum diye yalnızken söylüyor, beğenmediği hallerini ise toplum içinde söylüyor böylece çocukta rencide oluyor. Misafir oldukları halde küçük çocuklarının hatasını ifade etti ailesi, çocuk başladı ağlamaya, nasıl ağlamasındı, hiç tanımadığı kişinin yanında yerden yere vurulmuştu çocukcağız.

Çalışmıyor, ödev yapmıyor, televizyon izliyordu.Öyle de olsa siz siz olun başkasının yanında çocukları yermeyin.

Böyle yapar ve konuşursak çocukta aile büyüklerine karşı olumsuz tutum gelişiyor. İsyankârlıkta denen, aksi biri oluyor.
İyi yönümüz görünmez bizlerin. Hele yaşınız küçükse, gelenekçi yapıda aileniz varsa çocuğun çekeceği vardır. Allah'tan hata yapmışsa bir kereye mahsusta olsa o her daim yüzüne vurulur. Ağabeysi iyidir. İşte bu var ya, çalışmaz, yapmaz, yapsa da beceriksizdir denir.

Önce anne baba kurallara uyacak. Ailede bir fert televizyon izliyorsa kimin çocuğu olursa olsun evde çocuk derse yoğunlaştırılmış olamaz. Gürültü yapılıyorsa ne kadara ders çalışıyor görünmede öğrenci başarı olamaz.

Çocukluğumuz beraber geçmiş olan fakat uzun zamandır görüşmediğimiz yakın arkadaşlarla

Düğünlerde derneklerde bir araya gelince, çocuklarıyla amca olarak tanıştırmıyoruz. Amcası çocuğumuz ortaokul veya liseye gidiyor.

Bir kaç cümlede olsa öğüt versen diye lafı bizlere bırakıyorlar. Tersten gelmeyi severim. Öğrenciye televizyon seyrediyor musun sorusunu sorunca, bak ben demiyor muyum diye aile büyükleri haksız oldukları halde manevi baskı oluşturuyorlar.

Öğrenci direkt izliyorum demez. İşte ara sıra bakıyorum der lafı keser. Anne baba cevaptan tatmin olmamıştır. Ne biraz akşam sabah televizyon izler. Televizyon izlediği kadar ders çalışsa okul birincisi olacak fakat nerde diye imalı konuşmalara yabancı değiliz.

Kralın çıplak olduğunu hepimiz biliyoruz. Bilmek başka, ifade edebilmek başkadır. Babasına evde televizyon ziller misin sualine cevap, haberlere bakarım. Akşam altıdan, gece yarısına kadar televizyonun kapanmamsı demektir.

Babaya dönüp, televizyon konusunda,  haberde olsa televizyon izlenmesin dediğimizde ise bu seferde, öğrenciler bak baba demesine getiriyorlar.

Çocuğumuzu gerçekten seviyorsak hayatta karşılaşabileceği şekilde rollerini yapmalarına sabretmeliyiz. Onun yapacaklarını bizler yapmamalıyız.

Çocuk çağımızda annelerimizin babalarımızın hataları olarak değerlendirdiğimiz davranışları sakın aynılarını kendimiz yapmamalıyız.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Cep Telefonu Yaşam 01.03.2019
Cep Telefonun Adapları Yaşam 19.02.2019
Ah Çocukluk Yaşam 06.01.2019
Unutamadım, Unutmayacağım Işık ( Feridun ONGUN) Yaşam 21.12.2018
Cep Telefonunu Kullanabilmeyi  Öğrenmeliyiz Yaşam 01.10.2018
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Mehmet Ali Timur Yaşam 15.06.2019
Munzur Dağlarında Gülabioğulları - İbrahim Sevindik Yaşam 06.06.2019
Maya Tutmuş Yaşam 30.05.2019
Mutlu olmak için çok sebepler var :) Yaşam 24.05.2019
Nasıl mutlu olurum ve çevremdeki insanları nasıl etkilerim ? Yaşam 19.05.2019

Yazıya yapılan bütün yorumlar

00.00.0000

Emeğinize sağlık Hocam yine güzel bir çalışma olmuş kaleminizden çok doğru ve gerçek bir konuya değinmişsiniz sözlerinize içtenlikle katılıyorum kaleminizin daim ve baki kalması dilekleriyle yazı hayattınızda başarılarınızın devamını dilerim her zaman.

00.00.0000

Emeğinize sağlık Hocam yine güzel bir çalışma olmuş kaleminizden çok doğru ve gerçek bir konuya değinmişsiniz sözlerinize içtenlikle katılıyorum kaleminizin daim ve baki kalması dilekleriyle yazı hayattınızda başarılarınızın devamını dilerim her zaman.

00.00.0000

oğuz gerçekten teşekkür ederim. Duanız hepimizi içine alsın.

Allah hepimizin yardımcısı olsun.

00.00.0000

OĞUZ BEY, DİYE YAZDIM DİYE DÜŞÜNDÜM FAKAT SAYGI İFADESİNİ ATLAMIŞIM ÇOK ÖZÜR DİLERİM.

DOĞRUSU: OĞUZ BEY'DİR

Bu yazıya sizde kendi yorumunuzu yazabilirsiniz.