Ganze ve Gece Gundileri

Demek. Dem, demek'ten gelir. Denmek istenen denmeye meyil olunduğu halde susulur, dem.. olur. Kendi kendine oluş, kendine dem, kendine söylemek kelimesiz... Dem, demek'ten gelir. Dem, bir nevi tutulmaktır demek'ten. Dem ile tutmak kelimesi uyumludur, çünkü kişi demek yerine dem.. deyip susmuştur. Kendini tutmuştur. Demini tutmuştur.

 

"Neyin kafası" ifadesi çok çalınıyor kulağıma. Çarşı pazar, eş dost ağızları, tanıdık tanımadık, "neyin kafasını" yaşıyor. Anlamadığımız bir kafa'nın neyi yaşadığını bilmememiz bizim de en azından onların kafasında yaşamadığımızın ifadesi olduğu için bu sözü aslında kendimize de söylüyoruz. Fakat yine de farklı kafalar olabileceğini de ucundan kıyısından ifadelendiren bu deme' olduğu için olumlu karşılıyorum.

 

Öyle bir havada gel ki doğalgaz yakma zamanları olmasın.
Öyle bir havada gel ki bu havan kime? demeyeyim.
Öyle bir havada gel ki oyun havası olmasın.
Öyle bir havada gel ki hava civa olmasın.
İstersen hiç gelme, öyle bir hava da olmasın.
Kaç hava geçti, artık vazgeçmek mümkün olsun.
Öyle bir havada gelme ki vazgeçmek mümkün olsun.

 

Demin gördüğüm bir yazı çağrışım yaptı: Türkiye'de erkek olmak da zor. E, kadın olmak da zor. Demek ki insan olmak zor. Zorluğu yaratan kök sorun, insan olmak o zaman. Muhtemelen çoğumuz insan değiliz. Olmadığımız için değil olamadığımız için insan değiliz. Birkaç saat önce çarşıda İngiliz bir çift gördüm. Erkek de kadın da manken gibi, okumuşlar da, belli; e, dedim, bunlar insansa biz neyiz? Bu da meselenin bir diğer ezikçe yönü. Galiba hepimiz insan ezmesiyiz. Zeytin ezmesi gibi.

 

Yıkıcılığın kökenleri:


Apartmanda çocuk çok. Yaz ayları olması sebebiyle apartman önünde oynuyorlar. Apartmanımdan 12 yaşlarında bir çocuk bir gün bir arkadaşını çağırır. Gelen çocuk daha haylazdır. Apartman kendi apartmanı olmadığı için daha fevri davranıp apartmanın yanına yöresine zarar vermeye başlar. Otomat panelini sökerler, bahçe şöminesini el birliğiyle yıkarlar, çardağı yavaş yavaş parçalarlar, bisiklet tekerlerini patlatırlar, apartman önündeki kaldırım taşlarını sökerler... Sonra, gelen çocuk, ara verir zararlarına daha fazla dikkat çekmemek için... Gider, ortadan kaybolur.Fakat gittiği yerde diğer arkadaşlarına anlatır yaptıklarını. Diğer arkadaşlarına çekici gelir bu şeyler. Akşam olur, apartmanın çocukları aşağı iner. Uzaktan şenliği görenler anlatılanları hatırlayıp yanaşırlar apartmana. Yıkacak dökecek şeyler ararlar, bağırırlar çağırırlar...Bu mekanizma benzer şekilde devam eder ve artık dolaylardaki enik cücük bu apartman önünü oyun alanı gibi görmeye başlarlar ve artık burası bir apartman değildir. Günde 18 saat bisiklet süren Ganze gece gece  apartmanın en üst katındaki evinin balkonundan mesaj gönderir, yarına ilişkin oyun planları hakkında. Ganze ilgi çekici de bir unsurdur. Neden bisiklet sürmeyi bu kadar çok sevdiğinin farkında olmadan. Bu yıkıcılığın da bir parçası olduğunu bilmez bilmez erken pozlanmış buluğ erkek erken pozlanmış buluğ kız hallerini yaşarlar. Yıkıcılık, yaşlar ne olursa olsun bu mekanizma ile ilerler, bulaşır. Ganze. Ganze ve Gundi Yoldaşlığı


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Tek bir şiir- Şiir 12.09.2019
Terkibat Günlüğü- Bir faşistin anatomisi Sağlık 06.09.2019
Kısa Öykü - Tüh Edebiyat 03.09.2019
Gereksiz sözler Evrensel 01.09.2019
Faşo Versiyon 4.0 Evrensel 28.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
GEZİ Olayları'ndaki 3 Ağaç, Türkiye ORMANLARI'nın Yakılması, PKK ve Susanlar Yaşam 11.09.2019
Bu ilk ölüşüm değil Yaşam 09.09.2019
HAYAT SOĞUK Yaşam 08.09.2019
KENDİMİ ÇIPLAK HİSSEDİYORUM.... Yaşam 07.09.2019
SEN NASIL BİR KAHPESİN !!! DÜNYAAAAA.......9 Yaşam 06.09.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.