Sosyal Oldum Başım Göğe Erdi


Internet ve araçları belirgin şekilde hayatımıza girdiğinden beridir bu araçları kullanıyorum. Neler vardı Internet ortamında araç olarak? TELNET, MIRC, ICQ, MSN, normal e-postalar.. ve en son sosyal paylaşım ağları. Bu belirgin araçların temelinde değişmeyen şeyler var: bir kutunun önünde durup 1'den çok mekânda ve insanla zihinsel mekânlar kurmak. Fakat hangisi önemliydi bizim için? Çok uzaklardaki insanlara ulaşma heyecanı mı yoksa farklı mekânlarda bulunma istediği mi? İnsanlarla tanışmak, tanışık olduklarımızla iletişim halinde olmak bir çeşit farklı mekan algısı oluşturuyor fakat “insan” faktörünün hep aynı kalması fakat araçların değişmesi, insandan önce mekan değişikliği daha önemlidir'e vardırıyor gibi bizi. Bu şu anlama geliyor: yarın bir gün Facebook ve benzeri mekânlardan da sıkılırız gibime geliyor.


Facebook ve benzeri sosyal paylaşım araçları, eski iletişim ve mekan imkanlarının pek çoğunu barındırıyor. Yukarda adlarını yazdığım araçların olanaklarının hepsini ve belki daha çoğunu Facebook ve benzeri soysal paylaşım araçları komple sunabiliyor. Kullanıcıların eğilim tespitlerini yapabilmesi ise “araçların akıllılığı” kavramını da ortaya çıkardı. Yani, bir insanla iletişim için kullandığımız araç oturup bu iletişimi incelemeye de başladı.

Araçların akıllılığı, face ve benzeri araçların biraz daha uzun ömürlü olabileceğinin işaretlerini veriyor.
Uzunca bir süredir bu Internet ve soysal ağlarla ilgili birtakım çelişkili düşünceler kafamı meşgul ediyor.
Sosyal ağlardan önce, Internet'in varlığı ve kullanımı ile ilgili bir soru var kafamda. Klasik bir mantıkla düşünüyorum:
Ben vergi veriyorum. Vergimle yollar yapılıyor. Ben bu yollar'la yürüyüp işime gidiyorum, çarşıya pazara gidiyorum, geziyorum, alışveriş yapmak için marketlere gidiyorum, banklarda oturuyorum.. vb şeyler yapıyorum. Buraya kadar her şey normal. Internet denen şeyi de yol-lar gibi düşünmemiz mümkün mü? Internet, bir şirket değil, çağdaş-modern insanın gezindiği bir “kavram” olduğuna göre ben kime, hangi şirkete neden para veriyorum? Internet faturama baktığımda iki şeye para ödüyor olduğumu görüyorum: devlete ve şirkete. Devlet kısmını anlıyorum. İşte, mesele de bu. Ben devlete bu iletişim vergileri karşılığında bana Internet'i Şirket mirket kısmı olmadan versin istiyorum. Babanın oğlu mu devlet? denebilir. Tabii ki babamın oğludur, devlet.

Tabii, devlet'in bizim içinde ne anlama geldiğini de uzun uzun konuşmamız gerekebilir. Zaman zaman, “Her şeyi devlet mi yapacak? Hiçbir şeye para ödemeyelim mi?” soruları sorulur. Ödeyeceğimizi ödüyoruz; biz bu ödediklerimizi bir devlete vermiyoruz aslında; devlet, bir çeşit komün mantığıyla kurulmuştur insanların kafasında. Hele de bu devlet millet egemenliği'ni esas alarak kurulmuşsa.
...

Internet üzerinde sosyal ağlara katılıyoruz. Bu noktada kafama takılan şey şu: Bu sosyal ağlar bizim üzerimizden para kazanıyor. Biz orada olduğumuz için para kazanıyorlar. Denebilir ki, “Onlar da bize bir sürü iletişim olanağı sunuyor, paylaşım olanağı sunuyor...” Aslında öyle değil. Biz bir sürü paylaşımlar yaptığımız için onlar var oluyorlar. Kim kime muhtaç? sorusu takılıyor aklıma. Karşılıklı olarak birbirimizi var ettiğimizi kabul edersek.. e peki neden sadece onlar para kazanıyor.

Ek olarak şunu söyleyeyim: üyelerine kar payı dağıtan sosyal ağlar da var.

Sosyal paylaşım ağları.. derken, aslında neyi kastederiz? Bunlar birer sitedirler. Bu siteler sunucularda barındırılırlar. Sunucu Çiftlikleri denir bu sunucu/serverların bulunduğu yerlere. O kadar çok makine, datacenterlar, sunucu çiftlikleri, o kadar çalışan personel... denebilir. Elin derdi seni niye gerdi.  Ve bunların çoğu yabancı ülkelerdedir.

Alternatif çözüm olarak Yerel Kooperatif Sunucu Çiftlikleri kurulabilir. Her üye bu kooperatife üye olmuş kabul edilir. Gelir üye, yine şarkısını paylaşır, iletişimini kurar ve bu sosyal ağın kendisine ait olduğunu bilir.

Bir yön daha var: İletişim nedir? İletişiyoruz. Konuşuyoruz. İletiş, iletiş.. nereye kadar?
...
Bunlar birtakım taslak düşüncelerimdir. Düşünülmesini, geliştirilmesini arz ederim.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Tek bir şiir- Şiir 12.09.2019
Terkibat Günlüğü- Bir faşistin anatomisi Sağlık 06.09.2019
Kısa Öykü - Tüh Edebiyat 03.09.2019
Gereksiz sözler Evrensel 01.09.2019
Faşo Versiyon 4.0 Evrensel 28.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
YA İNOVASYON YA İZMİHLAL! Teknoloji / İnternet 19.07.2019
FACEBOOK KAPATILMALI Teknoloji / İnternet 22.04.2019
FUTBOL DİNİ Teknoloji / İnternet 29.04.2018
Peugeot 308 Türkiye’de satışata, peki kaç para? Teknoloji / İnternet 17.11.2017
Yeni Opel Grandland X Türkiye fiyat listesi Teknoloji / İnternet 16.11.2017

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.