Ev Alma Eşek Al


Bir ev değiştirme macerasına daha atılıyoruz bakalım. Ufaktan ufaktan toplanmaya başlayacağım yarın. Evvela çarşıya gitmem lazım koli bandı, ip, vs. almak için. Sadece eşyalar değil düşünceler de ufaktan ufaktan toplanır, koli edilir, paket edilir. Neler olmuştu şu köşede? Neler düşünmüştüm? Hangi komşulara edebi küfürler etmiştim? Hey gidi! Ne sıkılmıştım şu köşede, şu koltukta otururken... Şu köşede şu düşünceler aklıma gelmişti. İşte, bunlar da toplanır, koli edilir.

Ev almak gibi düşünceler anlık geçti hep aklımdan. Hatta, bugün, ikinci evini alan bir öğretmen arkadaşla rastlaştık dışarıda, oturduk sohbet ettik, evlerden filan açıldı konu, kiralık ev aradığımı söyledim. Sohbetin sonunda o da bakacağını söyledi, sağ olsun. Sohbet esnasında ev sahiplerinden de laf açıldı tabii. Konuşma esnasında anlıyordum ki benzer düşüncelere sahiptik.. Eski, kiracı olduğu zamanlarda ev sahipleri ile ilgili söylediklerine hak verdim. Yani, parayı biz veriyorduk, onlar ise bize köleleriymiş gibi davranıyorlardı. Hepsi olmasa da çoğu öyleydi gerçekten de. O anlatırken ben de evlerinde kiracı olarak kaldığım eski ev sahiplerini düşünüyordum.

Ev sahiplerimden, bir buçuğu hariç, hepsi paracı kimselerdi. Yani sadece, sizden normalde alacakları parayı değil, sizden kırkacakları paraları da punduna getirip almaya çalışırlardı. En azılı olanlardan biri Şarkışla'da kaldığım Nedim adlı kişinin eviydi. Ben oradaki çalışma yıllarımda biraz fazla okuyor ve bilgisayarda çok uğraşıyordum. Haliyle yorgun oluyordum ve de dalgın. Dalgınlığımı fark etmiş olacak ki en az 5-6 sefer tuhaf tuhaf bahanelerle para kırkmaya çalışmıştı. Ben aklıma yazmıyor değildim. Sadece bir tanesinde bilerek verdim parayı. En son, evden çıkarken yine keklemeye çalışmıştı beni. Elektrik faturasını ödemiştim TEDAŞ'a. Alındı makbuzunu da vermiştim eline. İki dakika geçmemişti ki sinsi sinsi bir daha istemişti. O derece saf sanıyordu beni. Cennete gideceğinden bahseden görgüsüz bir alamancıydı.

Diğer ev sahipleri de benzer şekillerde idiler. Paracı olmasalar da bazılarının kabalıkları, görgüsüzlükleri had safhadaydı.  Ben işte bu yüzden, ev alıp da belki hırslanır bir tane daha alırım da kiraya veririm de kiracıma görgüsüzleşirim ve mala mülke tamah ederim diye ev alma düşüncemden hep vazgeçtim. Çok idealist, uçuk gibi gelebilir bu düşüncem fakat başka yönleri de var meselenin. Uhrevi meseleler yani. Mal mülk sevdasının azı çoğu olmaz, zehirler insanı. Azı da çoğu da, tıpkı bir yaban arısı zehrinin insan beynini hedefleyip şok etmesi gibi... azıcığı bile beyni, veya uhreviyatı felç eder. Dini bütün bir adam değilim. İki de bir böyle dediğime bakmayın. Benim dinim yoktur. Yani uhreviyat için abuk subuk dinlere ihtiyacım yok. Çakal papazlara, tilki hacılara ihtiyacım yok. Geçelim bu gerenteolojik konuları.

Haliyle, bir erkek öğretmen olduğum için zaman zaman gerek bana doğru gerek benden başka yanlara doğru evlenme temayülleri olur idi. Çoğunlukla, ki gene haliyle, öğretmen adayları çoğunlukta olurdu.  Fakat, kimileri açık açık söylemese de ben öğrenirdim, onların çoğunun derdi evdir arabadır paradır. Adaylarını Excel tablosuna koyup karşılaştırma yapan kadın öğretmenler bile tanıdım yani. O tablolardan birinde ben bol eskili olduğum için (yani ev yok, araba yok, para yok...sanki!... tövbe tövbe), Excel tablosundan başarı ile çıkamamışlığım olmuştur. Bir de bilgisayar öğretmeniyken bu durumlar benim için utanç vericiydi.

Şikayet değil bunlar tabii. “Kötü” bir şey sizi “iyi” yapamıyorsa, en azından sizin o “Kötü” kadar kötü olmadığınızı gösterir, dedim ve gülümsedim hep.

Ev sahiplerine, evlere, kiracılara dönelim tekrar.

En azından şu gerzek ev sahiplerinin ağız kokularından kurtulayım diye ev alsam mı lan? dediğim oluyor yine de. Fakat bu sefer de mal mülk sevdası, ki sevdadır bu tabii-sevdasız iş olur mu?,  Mesele ev meselesi değil. Ne olursa olsun bir şey yığmak istemiyorum bir yana. Esas ilkemi bozmak istemiyorum. Üç beş biriktiririm yine; sadece yabancı ülkeleri gezmek için, belki kitap mitap bir şeyler için, o kadar. Yığmak, hasta eder insanı.

Kira, aslında hak değildir. Alan için hak değildir. Çalışmadığınızı alıyorsunuz yani. Denebilir ki: “Ya, o evi ben paramla yaptırdım!” E tamam işte. İşyeri mi kurdun da para kazansın. Bir eviniz varsa dahası olmasın. Olursa da evlat için olsun-olabilir. Hukuk şöyle olmalı: Bir babanın iki evi varsa, birinde kendi kalıyorsa birini de bir evladına verebilir. Vermelidir, demiyorum. Baba-anne ölünce, devlet o bir evi alsın... Yani tam bir yorum-düşünce belirtmek istemiyorum ama şöyle bir soru sormak istiyorum: sabah yediğiniz ekmek akşam ne oluyor?

Bazı komşu tipleri gerçekten de insana ev aldırmayı düşündürüyor. İşte yine bir imtihan! “Ev alsam mı?”

Ev sahipleri ve komşular... Dört bir yanımızı sarmış gibiler. İnsanı zorluyorlar. Kötü ev sahipleri, kötü komşular...

Atasözünü haklı çıkarmak için çalışan bir örgüt gibiler. İlluminati gibiler. Göz ediyorlar bana; al, al! Almayacağım. Bir ütopyayla yaşayacağım. Esas ilkemi şimdilik bozmayacağım. Ütopyam gerçekleşirse bana ait olan aynı zamanda bana ait olmayan bir evim olabilir ama. Psişik bir durum bu. Ütopyam uzak olduğu için psişik olmayı tercih etmek zorundayım.
Bu taşınmalar yüktür insana. Kim bilir yeni ev sahibim kim olacak?.. Yük bu. Psişik bir yük. Yük bende ama psişik olduğum için, ev istemediğim için ev almayacağım, komşu da almayacağım.

Eşek olsa bu kadar gürültü yapmaz. Komşu da alamıyorum. Komşu alsam, ev almasam... komşu beni alır mı? Çünkü ben de komşuyum. En iyisi ben ev almayayım, komşu da almayayım, eşek alayım. Psişik olduğum için ben binerim eşeğe. Kendi kendimin eşeği olurum. Komşular gürültü yapsalar bile, ev sahiplerim her daim zihnimde gürültü yapsalar bile, eşek olduğum için; aynı zamanda, olamadığım için iki anırırım. Olmadığım için eşek,  anırtımı duymazlar. Kızamazlar da. Ev almıyorum, eşek alıyorum.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
İrtibatı Koparmayalım, Nnn'ara Beni Genel 04.11.2016
Darbe Günlükleri – La yörü! Darbe yapacağz! Eğitim 20.08.2016
Darbe Günlükleri - Veritabanı darbeleri- Darbederler Genel 16.08.2016
Berlin düşü Anı 13.08.2016
Darbe Günlükleri – Darbe'li Atasözleri Mizah 05.08.2016
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Kabullenerek Yaşamak Yaşam 21.02.2018
KILIÇDAROĞLU AFRİN’DE KİM'DEN YANA? Yaşam 21.02.2018
“Yaprak sıkılmıştı ağaçtan. Bahaneydi sonbahar.” Yaşam 20.02.2018
14 Şubat Sevgililer Günü Yaşam 13.02.2018
Vatan Afrindir... Yaşam 11.02.2018

Yazıya yapılan bütün yorumlar

, DANGOTE MICRO INVESTMENT SUPPORT SERVICES 10.02.2018

Işyeri kredileri, sözleşme kredileri, ipotek mi arıyorsunuz? Araba kredileri, risk sermayesi, vs belki kredi alıyor olabilir Banka'dan VEYA sahip olduğunuz mali yapılandırmadan ??? Reddedildi veya daha fazlası Nedenleriniz, çözümünüz burada! Afrika'nın en zengin adamı, DANGOTE MICRO YATIRIM DESTEK HİZMETLERİ. İhtiyacınızı yerine getirmek için burada, biz bir Özel Kredili kelime geniş, bizim kredi Düşük ve% 3 uygun faiz oranı ile. Faiz oranı? Bize dangotemicroinvestmentsupport@gmail.com adresinden ulaşın

Bu yazıya sizde kendi yorumunuzu yazabilirsiniz.