Bu Bir Kalkışma Hareketidir

Türkiye'de seçilmiş iktidarı önce Eset'le bir tuttular, hızlarını alamayıp Avrupa'ya şikâyet ettiler bir sonuç alamadılar.
Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet Tehlikede dediler, Şeriat geliyor safsatası ile günlerce gündemi meşgul ettiler, söylediklerine kendileri de inanmadılar ve çark ettiler.
Avrupa ekonomik krizle boğuşurken büyüyen ülkemize sermaye akışı kesilmeden her geçen gün arttı. Biri biri ardına devasa projelerin açılışları gerçekleşti.
Güçlenen bir ülke ve güçlenen bir ekonomi bazılarının uykusunu kaçırmaya yetti.
Avrupa ve Orta Doğu'nun parlayan yıldızı Türkiye iç barışı tesis etmek üzere inisiyatif alıp PKK ile masaya oturmaktan gocunmadı.
Yüz yıllardır ihmal edilen ülkemizin bir bölümüne ekonomik kalkınma seferberliği başlatıldı.
Biryanda yollar fabrikalar bir yandan köylerine geri dönenlere çeşitli imkânlar sunulmaya başlanıldı.
Mevcut Üniversitelerimiz üç katına çıkarıldı. Kalkınmada öncelikli yörelere SODES ve Avrupa Birliği Hibe Fonlarından kaynak sağlandı.
Eğitimde, Sağlıkta ülkemiz çağ atladı. Cumhuriyet tarihinde ilk defa eğitim ve sağlık bütçeden en büyük payı aldı.
Akdeniz Olimpiyatları hazırlıkları tamamlanarak Akdeniz bölgemiz devasa tesislere kavuştu. Diğer yanda İstanbul Olimpiyat hazırlıkları hız kesmeden devam etti.
İstanbul'un çehresini değiştirecek devasa projelerin startı verildi. Üçüncü köprü açılışı, Üçüncü hava Alanı ve Kanal İstanbul Projesi çalışmaları hızlandırıldı.
Yarım Yüz yıldan beri şehirlerin aldığı göçe bağlı olarak çarpık kentleşme ve gecekonduların yerini modern toplu konutlar aldı. İnsanlar ilk defa ev sahibi olmanın sevincini yaşarken TOKİ ülke ekonomisine hissedilir bir kaynak ve katkı sağladı.
Merkez Bankası döviz rezervleri bazılarının iştahını kabarttı. Hortumcuların içini boşalttığı kurumlar BDK sayesinde yeni bir yönetim ve yapılanma ile para kazanmaya başladı.
Ülke çetelerden temizlendi. Çek senet mafyası, beyaz kadın ticareti ve tefecilik gibi haberler duyulmaz oldu. İşyerlerini kapayan, intihar eden müflis tüccar haberlerini duymuyoruz.
Başından beri söylediğimiz bir şey vardı, bu yalnızca bir ağaç meselesi değil. Bu ülkemizin iç barışını ve huzuruna yönelik bir provokasyon ve kalkışma hareketidir.
Bu gün birlik ve beraberlik günüdür. 21. Yüzyıl Türk Asrı olacaktır. Bu millet buna hazır ve bu ülke dünyada hak ettiği saygın yere gelecektir.
Ne Alman siyasetçilerin provokasyonları ne İngilizlerin meşhur ayak oyunları buna mani olamayacaktır.
Avrupa Parlamentosu Türkiye için toplanıyor ve karar alıyor. Yarım yüz yıldır kapısında beklettikleri ülkede senin kararın geçerli olur mu sanıyorsun. Siz hala Türkiye Cumhuriyetini “Muz Cumhuriyeti” mi sanıyorsunuz.
Avrupa ve Orta Doğu kendilerine bir kez daha bakmalı. Yarın öpecekleri eli şimdiden sıkmaya başlamalı. Türkiye üzerine hayal kurmayı bırakın. Türkiye eski Türkiye değil. Türkiye sahipsiz değil, Türkiye lidersiz değil...
Gezi üzerinden kalkışma yapanlar şunu iyi bilmeli, yıkmaya çalıştığınız bu çatının çökmesi sizlerin kurtuluşu değildir ancak sonu olabilir. Beğenseniz de beğenmesiniz de Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir, seçilmiş bir hükümet işinin başındadır. Onu oraya getiren güç ancak götürebilir. Sandık önüne geldiği zaman karını verir.
Erdoğan'ı oradan indirmek istiyorsan Erdoğan'ın hayallerini zorlayan projeler sunmalısın. Nasıl ki Erdoğan'ın hayata geçirdiği projeyi sizler hayal bile edemiyorken o hayata geçirmeye çalıştıysa siz de kendi projelerinizle gelin.
Postal yalayarak, kalkışma başlatarak, iç savaş provası yaparak bu hükümet ve bu halkla baş edemezsiniz.  Bu halk sizin sandığınız gibi “koyun” değildir. Öyle olmadığını da her fırsatta gösteriyor...
Başbakan geriyor yalanlarını bırakın, daha dün hepsini guruplar halinde kabul etti, onları dinledi. Toplantı sonunda hepsi demeçler verdi. Hiç birisi çıkıp ta “Gezi için yaptığımız protesto amacına ulaşmıştır. Bugünden itibaren Başbakanın sözlerinin takipçisi olacağız, evlerimize dönebiliriz...” diyemediler.
Siyasetçilerin her zamankinden daha bir dikkatli ve sağduyulu davranmasını beklerken olayları provoke etme yolunu seçtiler. Ortamı yatıştırmak yerine ortamı iyice gerdiler.
Eskiden bir yerlerden düğmeye basılınca ortalık kan gölüne dönerdi. Şimdi sosyal Medyayı bu amaçla kullanıyorlar.
Gün sağduyu günüdür,
Gün birlik ve beraberlik günüdür.
Bu işin sadece ağaç olmadığını gördük ve anladık, bir şeyi daha anladık ki sizlerden bir “halt” olmaz. Sanatçı olsanız da, siyasetçi olsanız da bu halkın sanatçısı ve bu halkın özlediği siyasetçiler olamazsınız.
Bu resme iyi bakın,
Kazlı Çeşmede halk vardı,
Ellerinde bayraklarıyla,
Ellerinde Molotofları, tencere tava çalanlar iyi baksın. Bu halk size bırakın oy vermeyi sizlere “bağlı eşeği” teslim etmeyecek.

Twitter: @medya_ilisuluk ,@44yorumcu44 veya @malatyanews

Kişisel Sitem



Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.