Rahvana Giden Yollar

Hiçbir şey iyi gitmiyor olabilir. Öyleyse rahvan da gitsin. "Rahvan! Lütfen git!"

*

Sevgili Facebook. Bugün fazla bir gelişme olay filan olmadı. Uzaylılarla anlaşma yaptığımızı iddia eden bir psikologun sohbetine kulak misafiri oldum; o kadar. Bir de, epeyce bir uzun zamandır, saklambaç oynayan çocuklar görmüyordum, gördüm. Hemen yanımdaydılar. Ayrıca bir köpek, bir giyim mağazasının önündeki teşhir halinde elbise askılığına işedi. Fazla bir şey olmadı. Kadına şiddetin kökenlerini düşündüm. Sonra Freud'u düşündüm. Fazla bir şey bulamadım. Kediler geldi geçti. Onları izledim. Hamsi yerine mezgiti öneren bayanın sözünü dinledim. Mezgit yedim. Hamsi bir numaraydı nazarımda hala. Yemeğe devam ederken, MIR uzay istasyonunu da düşündüm. Uzaylılar ile anlaşmamız gereği, Ay'a üs kuramıyormuşuz; onu da demişti psikolog.

*

13 yıllık öğretmenim. 1000'i geçkin öğrencim( Örgün ve yaygın) oldu şimdiye kadar. Tahminimce, bunların en az 100 tanesi sülalemin kulaklarını çınlatıyor. Yaklaşık 500'ü iyi anıyor. Yaklaşık 400'ü nötr. 3-5 kişi de bana benzemiştir. (…) Ve filmlerde olduğu gibi, sonradan gördüğüm hiçbir öğrencimi sınıf numarası ile hatırlayamadım. Fakat bu son okuldan ayrılırken birkaç öğrencimin sınıf numarasını iyice ezberleyeceğim ve ileriki yıllarda şu zevki yaşayacağım: "3452 Hasan Borazan. Okuldayken de az eşek değildin!"

*

Tanrım! Tüm hayatım değişti sanki! Facebook'ta yaşayıp günlük hayatta paylaşıyorum. Şaka, şaka! Her yerde aynıyım ben. Öte yandan, bir zaman sonra; "Facebook" isimlikli mavi üniformalı personeller içeride, holografik tuğla yığmalı kagir evlerimizde bir Facebook atmosferi içinde yaşıyor hale geldiğimizde hayat mı Facebook'a girmiş olacak, yoksa Facebook mu hayata girmiş olacak?..gibi sorular yoruntular oluşturuyor gelecekteki ben profillerimin kafalarında. Geleceğin yorgunu.

*

Doruk noktasında insan, aynı anda, hem hapşırıp hem de gaz çıkaramaz. Üçü birden olursa insan havaya uçar, bombaya gerek kalmaksızın.
*
 

Kısa Öykü:

Uzaktan bakınca yazar zannettim ikisini de. İki -güngörmüş-zengin- ihtiyar. Yanlarındaki masa boştu. Oturmak için sandalyeye eğilirken ikişer saniye baktım ikisine de. İyi giyimlilerdi. Sağdan kulak kabarttım. Aldıkları otellerden, evlerine döşedikleri ahşap türlerinden.. bahsettiler. Sonra iki dakika sessizlik oldu. Londra'daki günlerini anlatmaya başladılar. SAğıma yakın olan Londra'daki en zengin muhitten aldığı evden bahsetti öve öve. Öbürü de aşağı kalmak istemezcesine gizli bir heyecanla yakın bir semt ismi söyledi. Sonra, yine iki dakika sessizlik oldu. Belliydi; ABD'ye, Kaliforniya'ya geçeceklerdi. Kalktım masadan. Kasaya yönelmişken ben, biri uçaktan bahsetti... Evet... ABD'ye gidiyorlardı. (...)


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Tek bir şiir- Şiir 12.09.2019
Terkibat Günlüğü- Bir faşistin anatomisi Sağlık 06.09.2019
Kısa Öykü - Tüh Edebiyat 03.09.2019
Gereksiz sözler Evrensel 01.09.2019
Faşo Versiyon 4.0 Evrensel 28.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
KİMSE YOK MUUUUU!? Anı 27.08.2019
Yaşlı Amca Ve Kur'an Öğrenme Anı 14.07.2019
hayırlısı:) Anı 05.07.2019
Yeni Yol Anı 25.04.2019
Bir Özlem Ancak Bu Kadar Yakabilirdi İçimi.. Anı 08.04.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.