Kimi Alkışlayacağına Tarih Hüküm Verir

Kendine "tarihçi" diyen kişilerin, güncel olaylar ile ilgilenmeyi reddetmesi kadar akıl sınırlarının dışında bir olay yoktur. Aklı yerinde olan bir kişi bilir ki, bugün güncel olan yarın tarih olacaktır ve "o dönemin en yakın tanığı" olma fırsatı belki de yalnızca o kişiye kısmet olacaktır. Cuma günü, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en üst kademesinin, Jandarma Genel Komutanı dışında, istifa ederek emekliliğini istemesi olayı da bu çerçeve içinde değerlendirilmelidir. Şüphe yok ki bu olay, Türk ordusu Cumhuriyet yönetimine girdiğinden beri üst kademeler içinde yaşanmış en önemli olaylardan biridir. Türkiye tarihinde emsali görünmeyen bu olayı yarın tarihçiler hangi mantık ile yorumlayacaktır? Olayı sıcağı sıcağına değerlendirdiğimizde şöyle bir sonuç çıkıyor. Düne kadar etkin olmamakla, gelişmeler karşısında sesini fazla yükseltmemekle itham edilen Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner, reddedilen terfilerin kirlettiği koltuğa oturmakla itham edilen Kara Kuvvetleri Komutanı Erdal Ceylanoğlu ve emeklilik için gün sayan Hava ve Deniz Komutanlarının istifası ordusunu seven, Silivri ve Hasdal'da subayların boşu boşuna yattığını düşünen kesim tarafından takdir gördü. Özellikle Koşaner'in istifa sebebi olarak hapisteki subayların mağduriyetinin devamını göstermesi, bu takdirde önemli bir etki doğurdu. Olayın üzerine haber kanallarına koşan gazeteciler ardı ardına yorumlar yağdırdı. Bir gazetecinin yorumu, art niyetli ama önemliydi. Gazeteci, bu subayların emeklilik günlerinde orduevinde başı dik gezebilmeleri için istifa ettiğini düşünüyordu. Kasaptaki et ve soğanla ilgilendiği kadar tutuklu subaylarla ilgilenmemiş Hilmi Özkök'e bugün asker yakınlarının duyduğu sempati (!) düşünüldüğünde doğru bir yorummuş gibi algılanabilir. Ancak istifa eden subayların dimağlarına girip içini okuyamadığımız için hangi niyetle istifa ettiklerini bilmek mümkün değildir. İş arkadaşları ile sürekli sorun yaşayan, artık çalışması mümkün olmayan kişiler için istifa en doğru yoldur. Hele bir de anlaşamadığı kişi, göndermesi mümkün olmayan biri ise kaçınılmaz yol hale gelir. Bu mantıkla istifaların "Siz beni kovamazsınız, ben istifa ediyorum" misali yapıldığını düşünenler gerekçe olarak bu generallerin zaten emeklilik döneminin geldiğini belirtiyorlar. Öyleyse görev süresinin bitimine iki yıl gibi bir süre olan Işık Koşaner neden istifa etti? Bana kalırsa asıl gerekçe ve vaziyet şudur: Generallerin istifa kararı, geç kalınmış bir dik duruş örneğidir. Üstelik AKP tayfası dışında, her fırsatta "bunlar darbe yapacak" "tüm TSK darbecidir, lağvedelim yerine de Apo'yu paşa yapalım" diyerek Türkiye karşıtlığını asker karşıtlığı ile minimize eden gazeteci tayfasına da verilmiş bir yanıttır. Bu istifalar, ahval ve şerait bu iken, vaziyet çözümsüzlük noktasında tıkanmış iken ordunun çözümü ihtilal yoluyla değil, kepini alıp gitmekte gördüğünün göstergesidir. Bu vaziyet karşısında düşman kepi ile dolaşanların da oturup bir düşünmesi gerekir. Yeni Genelkurmay Başkanı Necdet Özel ise, bir zamanlar Ceylanoğlu'na isnat edilen sözler ile muhatap olmaya mahkûmdur. Kirli koltuğa oturmak... Kendinden öncekinin "kanı" bulaşmış bu koltuk onu yer yer sıkacak yer yer de rahatsız edecektir. İstediği kadar "ulus devlet ve laiklik" üzerine demeçler versin, bir kesimin gözünde "AKP'nin Genelkurmay Başkanı" olarak anılmayı sürdürecektir. Şüphesiz ki, ne istifa eden generaller ne de yerine geçen Özel için bugünden kesin hükümler vermemek gerekiyor. Başlıkta da belirttiğim gibi "Kimi Alkışlayacağına Tarih Hüküm Verir". Ancak tarihin dışına çıkıp biraz da atasözlerimize baktığımızda da ister istemez şu sözle karşılaşıyoruz: "Görünen köy, kılavuz istemez."

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Atsız Bey'in İlk Eşi Mehpare Hanım Kimdir? Tarih 23.04.2014
Otorite Politika 09.02.2014
Atsız'ın 9 Mayıs Savunmasının Haklılığı Tarih 12.01.2014
Atsız'ın Basılmamış Eserleri Hakkında Tarih 11.12.2013
Necip Fazıl'ın Kanuni Hakkındaki Düşünceleri Tarih 16.09.2012
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Avrupalılar Siz Sömürdünüz Biz Yönettik Politika 19.02.2021
İSTİKBAL GÖKLERDEDİR Politika 12.02.2021
Türk Birliği Politika 25.01.2021
Güvenir Halim Kalmadı Politika 29.12.2020
KKTC SECİMLERİ ÜZERİNE Politika 26.10.2020

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.