Günlük- Lili Marleen

Rene Descartes'i okuyordum bir ara... (Dekart diyelim) . Çığır açan filozoflardan .Dekart genelde sarhoş gezermiş, meyhanelerden çıkmazmış. Aynı zamanda güzel ve etkili konuşmasını bilirmiş.Zamanının kraliçesini, kendine aşık etmeyi bile başarmış. Savaşlara gitmiş... Bir gün Dekart'a bir soru sormuş ahaliden biri. Acaba ne yumurtlayacak, diye merak etmişler.. Karşısında duran atın kaç ayağı olduğunu sormuş-lar. Dekart ata yaklaşıp iki eliyle, sırayla atın bacaklarını tutarak saymış;bir, iki,üç,dört. Evet,demiş,dört tane bacağı var. Eskiden bazı şeyler daha basit ve anlaşılırmış... Aslında her atın üç bacağı vardır. Dekart'ın felsefesi felsefe ise benim ki de felsefe, inanın bana. ... *** Dün, Asuman hanımın yazısı üzerine -yazısı çağrışım yaptı- gittim ,çocuklar için boyama kitabı aldım.Kuru boya da aldım ki zaten biraz vardı evde. Kitaptaki börtü-böcek ev araba vs ne varsa boyadım. Çocukluğumu yaşadım. Çocuklumuzda pek yoktu böyle alengirli şeyler.Ne güzel, her şey çizilmiş, kaz, tavuk,araba, kelebek vs...boya anasını satayım! Ne kadar güzel. Ne kadar ruh okşayıcı. İyi oldu yani. *** Zaman ilerledikçe kafalarımıza ne çok şey doluyor. Zaman ilerledikçe ne çok karmaşık etken öğe-oluş bizleri yönlendiriyor, bilemiyoruz. Bir zaman önce bir bilimsel yazıda, bilinçaltından daha farklı , bildiğimiz normal beyin fonksiyonlarının da dışında bir alt "beyin'in" bizleri yönlendiriyor -mu- olabileceğine ilişkin bir makale okumuştum. Aslında, tam bir netlik ortaya koyamıyordu yazı. Tüm insanların ortak bazı davranışlarını da örnek olarak vermişti yazı. Bizi kim yönetiyor?.. *** Isparta'ya gideyim, Eğirdir'e. Geçen yılların birinde gitmiştim, kış aylarının birinde,sanırım şubatta. Eğirdir gölünde tatil mekanları da varmış.Bir sahil. Sanırım kış ayında gittiğim için kimse bahsetmedi ve ben de yakın zamanda yeni öğrendim. Sahildeki şarkılar. Isparta il merkezine de gitmiştim. Her yer pembe ile kırmızı arası renklerde.Sanırsınız her şey gülden yapılmış..Gül reçelleri, gül heykelleri, gül resimleri, gül kremleri, gülden caddeler, gül ağaçları,gül kolonyaları,gül çayları...öyle ki, hani biraz da tuhaf bir hayal gücü var,insanın o şehri ya yiyesi geliyor, ya da dökünesi geliyor.. Ve ne zaman Bir Ispartalı görsem 300 Ispartalı esprisini yapmadan edemiyorum:"Ya'vu ,diyorum" sizin bir meşhur Leonidas Süleymanınız varmış, heykelini dikmişler..Ya'vu, Pers elçileri ,pek çok kent-devletin krallarının kafataslarıyla geldilerdi ya hani Isparta'ya,Leonidas Süleyman, tekmeyi nasıl koymuştu haberci Pers elçilerine, "Burası, binaenaleyh, ıspartaaaaaaa!!!, diye...Vay be diyorum, ne günlerdi o günler... *** Kadınları anlamak zor iş. Ne yapacaklarını bilmek olası fakat neden yaptıklarını bilmek pek olası değil. Bu son cümleyi, Polat Alemdar'dan aşırdım. Ve bugün bir tesadüf sonucu, bir dergide, Stefan Zweig 'in günlüklerini okurken; kadınların geçmiş ile yaşadıkları, erkeklerin ise gelecek ile geleceğe dönük yaşadıkları düşüncesini düşündüm. Hafızalarının güçlü olması da bu yüzdenmiş.. Neyse... Bu konulara pek girmemek gerek...Başka işim mi yokta filozof olayım...Yok atın aslında üç bacağı varmış, yok, bilmem 5 bacağı varmış *** Lili Marleen "Kışlanın büyük kapısının önünde Büyük bir sokak lambası vardı Ve o orada durdukça buluşacağız Sokak lambasının yanında duracağız Tıpkı bir zamanlar Lili Marleen gibi"

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Tek bir şiir- Şiir 12.09.2019
Terkibat Günlüğü- Bir faşistin anatomisi Sağlık 06.09.2019
Kısa Öykü - Tüh Edebiyat 03.09.2019
Gereksiz sözler Evrensel 01.09.2019
Faşo Versiyon 4.0 Evrensel 28.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
KİMSE YOK MUUUUU!? Anı 27.08.2019
Yaşlı Amca Ve Kur'an Öğrenme Anı 14.07.2019
hayırlısı:) Anı 05.07.2019
Yeni Yol Anı 25.04.2019
Bir Özlem Ancak Bu Kadar Yakabilirdi İçimi.. Anı 08.04.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.