Tahta Mandallar

Çamaşır asmak için kullanılan mandallardan bahsediyorum. Şimdi her yan her ev plastik mandallarla dolu. "Plastik mandallara ölüm!" gibi bir veryansında bulunmayacağım tabii ki. Her evde her ev hanımının çamaşır mandallarını koyduğu mandal kutuları vardır; yeşil, mavi, kırmızı, sarı ve diğer renklerde mandallar. Her küçük çocuğun genelde ilgisini çeken, zaman zaman oyun amaçlı darmadağın edilen, annelerin kızmasına sebep olan o plastik mandallar. Balkonlardan tek tük düşse bile umursanmayan mandallar. Kırılgan ve dayanıksız soğuk çamaşır mandalları. Bazen kulaklarımızın süsü; komiklik araçları mandallar. Dudaklarımızı kıstırdığımız anlık komiklik araçları mandallar. Evlerimize dikdörtgen bir kartonun kenarlarına sıra sıra dizilmiş şekilde gelen, birazcık askerleri andıran mandallar. Dikişsiz yerleri ayrılmış, ayakkabıları yapışsın diye, ayrılmasın diye zaman zaman kullanılan mandallar.Bu şekilde kullanılınca nedense o mandalların sanki zoraki bir iş yapan huysuz çocuklara benzediğini düşünürüm veya bazen de kocaman bir filin kıçını ışırmış timsah yavrularını hatırlardım. Mandalların hayatımdaki yeri önemlidir; okuduğum üniversite kadar, sevdiğim bir kızın hayatımdaki önemi kadar ... Şaşırmayın! ; şöyle kendinizi , bir dut ağacını silkeler gibi silkeleyin; hafızanızdan, anılarınızdan neler dökülecek?.. Hangi nesneleri , hangi oyuncakları sevdiğinizi, hangi ağaçların , hangi dağların , hangi ders kitaplarındaki resimlerin çocukluğunuzda sizlere neler hatırlattığını ve nasıl etkilediğini bir düşünün... Mandalların benim hayatımdaki yeri-durumu sizin o bulduğunuz , kendinizde bulduğunuz nesnelerin, resimlerin vs. etkisi/yeri gibi. Ailemin yanına evime her gittiğimde balkonda mutlaka otururum.Özellikle akşamları bir yandan çay içerken, yaprak hışırtıları, hafiften serin rüzgarlar... Konuşur dururuz. ve balkondaki mandal kutusuna mutlaka gözüm takılır hep; alırım kutuyu, mandalları incelerim, oynarım onlarla.Bazen kollarımın etli yerlerini kıstırtırım; öyle bakarım... Beni büyüleyen bir şey var o mandal kutusunda; tahta mandallar!.. En az yirmi yıllık belki; plastik mandalların arasında eski ama hala sağlam hala inatçı tahta mandallar. İki küçük ve biçimli tahta parçası ve yaylı bir demir parça... Kaç kere tutuldu o mandallar ve kaç kere gerildi o yaylı parçası! Canlı gibi sanki... Bir insan gibi... Özellikle o hafiften pas tutmuş tahta kısımları bırakmayan iki kolu. Mandalın uçlarını tutuyorum, sıkıyorum, inatla eski durumuna getiren o yaylı iki kollu tel parçası.Canlı gibi sanki... Konuşmak ister gibi... Plastik mandallara baktığımda giyim mağazalarının camlı vitrinlerinde duran plastik mankenleri hatırlıyorum; cansızlar onlar kadar. Bu plastik mandallar cansızlar; kollarını yukarı uzanırcasına uzatmışlar, öylece duruyorlar. Bekar evlerinde yaşadığım yıllar... Çamaşır yıkamayı, çitilemeyi öğrendik.O yıllarda öğrendiğim bir şey daha var; çamaşır yıkamanın en zevkli yanı o çamaşırları mandallarla asmak.Yani, alıyorsunuz yıkanan çamaşırları, balkonunuza tellere asmaya götürüyorsunuz, mesela, bir gömleği aldınız, şöyle bir silkelediniz, tele doğru götürdünüz, uçlarından mandallarla tele , bir ucundan ve diğer ucundan mandala teslim ettiniz.Mandalları tele takma anı müthiş rahatlama duyulan bir andır.Bir dosta güvenir gibi, huzur dolu bir an. Ailemin evi ve balkonda mandal kutusu.Tahta mandallar daha eski ya!; yılların mandalları, sizin güveninizi kazanmış, vakur bir duruşları var, dostlar o mandallar. Neden atamaz annem onları! Sağlam oldukları için atmıyor tabii ki. Bir şey daha var; o mandalların bana hatırlattığı; eski insanların yani bize göre eski insanların sabırlarını , tutumluluklarını anlatıyor bana, o mandallar. Annemin, şimdi, çalışa çalışa , kuyulardan su çeke çeke hissizleşen, sinir zaafiyetine uğrayan ellerindeki parmakları gibi mandallar. Bahçede gezinirken , bahçeye düşmüş bir tahta mandal görsem, yere düşmüş bir ekmek parçasını alır gibi telaşla alırım yerine koyarım o mandalı.Rahatsız ediyor beni yerde yatıyor olmaları. Plastik mandallar renkliler fakat o güzel renkleri bile bir duygulanım yaşatmıyor bana... Hippiler gibi veya cansız mankenler gibi... Tahta mandalların , anlattığım, ruhumdaki etkilerinden çok başka bir önemi daha var; değişimi anlatıyorlar; insanları ve doğanın değişimini; doğal olandan yapay olana , "Modern" olana doğru değişimi. "Plastikten her şey" dediğimde siz ne anlarsınız? Plastik mandalları, plastik kalemleri, plastik kaşıkları vs. mi anlıyorsunuz? Benim bir varsayımım var: insanların kullandıkları her nesnenin; bir arabanın, bir kaşığın, bir mandalın, insanların kendi karakterlerinde, ruhiyatlarında , benzer veya aynı bir noktaya uyumluluğu var.Plastik mandalların da-plastik olan her şeyin de- ruhlarımızda bir yere karşılık/denk geldiğini söyleyebiliriz veya bir yerlere karşılık gelirler ve değiştirirler; algılarımızı, bakışlarımızı değiştirirler.(Neden plastik çiçekler çoğaldı?..) Ne olursa olsun!..Tahta mandalları koruyalım derim, ben... En azından ağaçları, yeşilliği, sabrı hatırlatsınlar...

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Tek bir şiir- Şiir 12.09.2019
Terkibat Günlüğü- Bir faşistin anatomisi Sağlık 06.09.2019
Kısa Öykü - Tüh Edebiyat 03.09.2019
Gereksiz sözler Evrensel 01.09.2019
Faşo Versiyon 4.0 Evrensel 28.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Sosyal Medya, İşsizlik mi? Özgürlük ve Mutluluk mu? Yaşam 15.09.2019
GEZİ Olayları'ndaki 3 Ağaç, Türkiye ORMANLARI'nın Yakılması, PKK ve Susanlar Yaşam 11.09.2019
Bu ilk ölüşüm değil Yaşam 09.09.2019
HAYAT SOĞUK Yaşam 08.09.2019
KENDİMİ ÇIPLAK HİSSEDİYORUM.... Yaşam 07.09.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.