Necip Fazıl'ın Kanuni Hakkındaki Düşünceleri

Kanuni Sultan Süleyman tartışmaları, Muhteşem Yüzyıl dizisinin yeni sezonunun başlamasıyla yeniden alevlendi. Dizinin daha evvelki bölümlerinde, Kanuni'nin bir Osmanlı padişahına yakışan bir şekilde gösterilmediği, haremin gereği gibi anlatılmadığı söylendi. Bu tartışmalar, dizi nihayete erene değin devam edeceğe benziyor. Muhteşem Yüzyıl'da gösterilen Kanuni'nin sahte olduğunu, aslında Kanuni'nin İslam ahlak ve faziletini taşıyan büyük bir hükümdar olduğunu ispata kalkan kitaplar, ilk dönemki kadar olmasa da, çıkmaya devam ediyor. Bu iddiaların sahipleri, tahmin edileceği gibi, "mütedeyyin kesim" olarak adlandırılan kişiler arasından çıkıyor.

Bu "mütedeyyin kesim"in kutbu diyebileceğimiz ve başta Başbakan Tayyip Erdoğan olmak üzere AKP kadrosu üzerinde büyük tesiri bulunan Necip Fazıl Kısakürek'in, Kanuni Sultan Süleyman'a bakış açısı nasıldır diye hiç düşündünüz mü?

Star Gazetesi'nin tıpkıbasımlarını yayınlayarak okuyucuya sunduğu ve Necip Fazıl'ın dergisi olarak uzun dönem neşriyat hayatını sürdürmüş olan Büyük Doğu Mecmuası, 1948 yılında çıkan sekseninci sayısında bu sorunun cevabını meraklılara veriyor. İdeolocya örgüsü adlı köşede imzasız olarak yayınlanan fakat Necip Fazıl'a ait olduğu kuvvetle muhtemel şu satırlar, Büyük Doğu kuşağının Kanuni'ye bakışını resmediyor:

"İslam, büyük Türk hükümranlığı tarihinde, ilk defa Kanuni Sultan Süleyman çağında bozulmaya başlamıştır. O devrin şevket ve satveti bu manevi zaafı örter ve bu derin hususiyeti kimse bilmez ve görmez. Kanuni çağı, saf ve berrak İslam akidelerini bulandırmakta umumiyetle en korkunç tesiri aşılayan Fars ve Bizans parmak izlerinin, iman çehremize adamakıllı sinmeğe başladığı devirdir."

Büyük Doğu Mecmuası'na bu yazıyı yazan kişi, ki Necip Fazıl olması çok yüksek ihtimaldir, bu iddianın gerekçesini belirtmemiş. Mehmed Akif'i kurduğu sözde şair mahkemelerinde yargılayan ve onun şair olmadığına hükmeden, II. Abdülhamid'in bugün bile başımıza bela olan ve hâlâ gerçek zannedilen sözde anılarını yayınlayarak tarihçilik adına büyük bir suç işleyen bu derginin ve başyazarının tarih adına kestiği ahkâmın ehemmiyetini okuyucuya bırakmak gerekiyor. Lâkin şu meselede, hükmü okuyucu değil bizzat tarih belirliyor.

1946 yılında Necip Fazıl'ın imzasını koyarak yayınladığı "Bir Hükümet İstiyoruz" başlıklı makalesinden bir cümle: "Kumarı, bütün alet, edevat ve mekaniyle tahrip edecek bir hükümet istiyoruz." Kazara Necip Fazıl'ın istediği bir hükümet kurulsaydı ve kumarhaneler o dönemde kapatılsaydı, acaba Necip Fazıl nerede basılacaktı?

Söz Büyük Doğu'dan açılmışken, şu sözlerle meramımı bitirmem doğru olacaktır. Star Gazetesi Büyük Doğu'nun tıpkıbasımlarını yayınlarken, Kadro dergisi ciltler halinde yeniden basılırken; insan "Atsız Mecmua, Orhun, Orkun ve Ötüken ile devam eden Türkçü dergilerin tıpkıbasımlarını genç okuyuculara sunacak bir babayiğit yok mu?" diye düşünmeden edemiyor.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Atsız Bey'in İlk Eşi Mehpare Hanım Kimdir? Tarih 23.04.2014
Otorite Politika 09.02.2014
Atsız'ın 9 Mayıs Savunmasının Haklılığı Tarih 12.01.2014
Atsız'ın Basılmamış Eserleri Hakkında Tarih 11.12.2013
İnkılap Tarihi Dersi ve İnkılap Tarihçileri Tarih 05.09.2012
Başlık Kategori Yayın Tarihi
10 KASIM ‘’VE ALEYKÜM SELAM’’ Tarih 09.11.2017
POLİS ALİ FEHMİ EFENDİ Tarih 20.09.2017
TARİH YAZICILIĞI ÜZERİNE Tarih 17.09.2017
OSMANLI GENERALLERİNİN GÖĞÜSLERİNDEKİ HAÇ Tarih 30.08.2017
VALİDE-İ SULTAN-İ OSMANİYYE Tarih 30.08.2017

Yazıya yapılan bütün yorumlar

orhan aksoy 00.00.0000

evet kağan kardeş yazınızda belirttiğiniz konu necip fazılın kalemindendir. ancak öyle anlaşılıyor ki sol görüş denilen tabyanın içindesiniz. allaha ve peygambere ne kadar inanıyorsunuz? eğer inanmıyorsanız o zaman size antalacak pek birşey olamaz. inanıyorsanız eğer araştırmak istediğiniz her şeyi araştırabilirsiniz. hem inanıyorum hem inanmıyorum diye bir şık yoktur. inanıyorsanız eğer araştırın ve hakikati görün. o bahsettiğiniz diğer yayın organlarını verecek bir basın nerde diyorsunuz. o basından bahsettiğinize göre muhtemelen büyük doğuya zıt görüşlerdir. işte zıt görüş demişken eleştirdiğiniz üstad necip fazıl da eskiden tam sizin istediğiniz gibi hatta onu bugün atatürkten bile çok heykelini dikebileceğiniz bir hal üzereydi. o ise 1934 te büyük bir değişim geçirmiş ve 34 ten önceki hayatını çöpe attığını çöpü karıştıranların ise ancak kedi ve köpek olacaklarını bildirdi. yani sonuçta hayatta iki şey var ya inanırsın inandığın gibi yaşamaya çalışırsın yada inanmazsın. inanırsın derken allaha ve peygambere. nurcu denilen kitle bugün artık peygambere inanmasanızda olur allah yeter diye bir görüşteler. böyle olanları allah helak edecektir. necip fazıl saydırmaya çalışanlar islama inanmayanlardan oluşur. sizde eğer davanızda samimi iseniz kendinizi daha iyi anlatmak istiyorsanız inancınızı belirtiniz daha iyi anlaşılırsınız. belki sözü uzattım biraz ama herşey ayrıntılarda gizli. kuranı kabul edip bir harfini red etseniz yine ebeddiyen cehennemdesiniz. hüküm böyle. iman üzere değilseniz size allahtan hidayet dilerim. bir müslüman ancak böyle olabilir. sormak istediğiniz sorular varsa sorabilirisinz orhan60@hotmail.com

Bu yazıya sizde kendi yorumunuzu yazabilirsiniz.