Türkçülük Kürsüsü (İkinci Yazı)

İKİNCİ YAZI Peki, Türkçü birey, milli şuurunu aydınlatmak için neleri okumalıdır. Burada, yelpazeyi geniş tutmanın ve hiçbir şeyi yasaklamamanın önemini tekrar edelim. Bu yelpazenin en başına milli şuuru uyandıran kişiler, sonuna da bunlara karşı çıkan ve muzır olan kişileri ekleyelim. Örnek vermek gerekirse, Atatürk'ü anlamak için elbette önce Nutuk'u okumak lazımdır. Ancak Armstrong'un Bozkurt'u okunmazsa ve burada yer alan çirkin iftiraların ne olduğu Türkçü birey tarafından bilinmezse, bu iddialara cevap verme hazırlığını yapmamış olan Türkçü birey fikir muharebesinde kaybeder. Bu gibi örnekleri çoğaltmak mümkündür. Buradan çıkaracağımız ana fikir, bir Türkçünün her şeyi okumasının en önemli şart olduğu gerçeğidir. Elbette önce Atatürk'ü, Atsız'ı, Gökalp'ı ve Akçura'yı bilecek, tanıyacak, okuyacak ve sevecek... Türkçü düşüncenin aydınlık yüzlerini bilmeden milli şuurunu aydınlattığını iddia eden kişi kendini kandırmaktan bir adım öteye gidemez. İnsanların övünecekleri yegâne organları beyinleri olmalıdır. Ve unutulmamalıdır ki para karşılığında ekleme yapamayacağımız tek organımız beynimizdir. Beyne estetik yapılamaz, bilgi eklenemez. Bunun için okumak lazımdır. Bir de örnek alınacak kişi mevzusu vardır ki, baktığımızda en önemli meselelerden birinin de bu olduğunu görürüz. Örnek alma meselesini, dış görünüş, simgeler üzerinden değil düşünce çerçevesinde anlamak lazımdır. İnsanların düşünceleri örnek alınır ama körü körüne bağlılık da elbette doğru değildir. Müstesna bir iki isim haricinde, Türkçülerin fikirlerinin tümüne imza attığı kimse yoktur. Bu isimler malumdur ve kendine Türkçü diyen birey bunları sevip saymanın dışında tanımak da zorundadır. Bir Türkçü şu soruya cevap vermelidir. Atsız'a düşmanlık besleyenler neden vasiyetnameyi ezbere bilirler? Çünkü düşmanlık besleyen kişi bu belge ile Türkçü bireyi mağlup etmeyi düşünmüştür. O halde Türkçü birey de Marks'ın aile ve ahlak hakkındaki düşüncelerini ezberleyecek, bunları bilecek. "Ben bu adamları sevmiyorum, okumam" demenin mantığı yoktur. Tanımadan düşmanlık beslemek aptallıktır. Örnek alma mevzusunda Atatürk'ün şu sözlerini yâd etmeden geçemiyorum: ''Bir adam ki büyük olmaktan bahseder, benim hoşuma gitmez. Bir adam ki memleketi kurtarmak için evvelâ büyük adam olmak lâzımdır, der ve bunun için bir de numune intihap eder, onun gibi olmayınca memleketin kurtulamayacağı kanaatinde bulunur, bu, adam değildir." Bugün acıdır ki, birçok kişi bir kahraman çıksa ve memleketin başına geçse diye bekliyor. Daha da acısı şudur ki, hiç kimse kahraman olmaya yanaşmıyor. İnsanlardan sürekli "Atatürk gibi bir adam bir daha memleket dâhiline gelmez" sözünü işitiyoruz. Hiç kimsenin onun gibi olamayacağı söyleniyor. Peki, bunu söyleyenler onun gibi olmak için hiç çaba gösteriyor mu? Cevap ne yazık ki hayır... Onun gibi olmak, onun gibi okumaktan geçer. Onun gibi okumak, onun gibi düşünmeyi kendiliğinden getirir. Okuduğunu düşünürsün, bilmediğin yahut duymadığın şeyi düşünmen mümkün değildir. "Allah'ı İnkâr Mümkün müdür" ile "İslam Tarihi" kitaplarını okumuş, kendince bir düşünce sistemi oluşturmuş bir insandan söz ediyoruz. Bu düşüncenin temelini anlamak için belki de bu düşünceyi yaratan eserlere göz gezdirmek gerekiyor.

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Atsız Bey'in İlk Eşi Mehpare Hanım Kimdir? Tarih 23.04.2014
Otorite Politika 09.02.2014
Atsız'ın 9 Mayıs Savunmasının Haklılığı Tarih 12.01.2014
Atsız'ın Basılmamış Eserleri Hakkında Tarih 11.12.2013
Necip Fazıl'ın Kanuni Hakkındaki Düşünceleri Tarih 16.09.2012
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Avrupalılar Siz Sömürdünüz Biz Yönettik Politika 19.02.2021
İSTİKBAL GÖKLERDEDİR Politika 12.02.2021
Türk Birliği Politika 25.01.2021
Güvenir Halim Kalmadı Politika 29.12.2020
KKTC SECİMLERİ ÜZERİNE Politika 26.10.2020

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.