İlimizde Yerel Medyanın yeri ve Alanya'da Bir 'Kıroluk' Örneği I.

Bugün sizlere İnternet Medyası ve İlimizdeki Kurum ve Kuruluşların Web sitelerinin lüzumu ve mevcut sitelerin yetersizliğini yazmayı düşünüyordum. Bu gün ulusal medyada okuduğum bir haber bu konu ile doğrudan ilintili olmasa da konuyu irdelememize olanak sağlaması açısından "trajik" bir örnek olacak. Geçtiğimiz günlerde Yerel Medya seminerlerinden birisine ilimiz ev sahipliği yaptı. Çevre illerden de gelenlerle birlikte önemli bir katılım gerçekleşti. [KALIN]Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin, Konrad Adenauer Stiftung'la ortaklaşa düzenlediği yerel basın seminerlerinin 60'ıncısına ev sahipliği yapan Malatya'mızda-ki seminere Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Kahramanmaraş, Muş ve Tunceli'den 150 gazeteci katıldı.[/KALIN] Malatya Ramada Otel'de yapılan seminerin açılış konuşmasını [KALIN]Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkan Vekili Turgay Olcayto[/KALIN] yaptı. Ülkemizde cereyan eden "kirli bir savaşın" ve Van depreminin gölgesinde devam eden seminerde konuşan Olcayto "[KALIN]Gazetecilere Özgürlük Platformu (GÖP) adıyla bir platform kurduk[/KALIN]" dedi. Olcayto platform içinde bugüne dek yan yana gelmeyen yerel ve yaygın 94 meslek örgütünün yer aldığına dikkat çekti. Turggay Olcayto "[KALIN]GÖP hukuk kurulu olarak yasalardaki aksaklıklar üzerine bir rapor hazırladık, Rapor Ankara?da Bakanlar Kurulunda tartışılacak, Mecliste gurubu bulunan siyasi partilerin başkan vekillerine verilecek[/KALIN]" dedi. Seminerde[KALIN] Basın İlân Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atala[/KALIN]y Malatya'da şube açmak için çalışmalar yaptıklarını söyledi. , [KALIN]Milliyet gazetesi yazarı ve TGC Önceki Başkanı Nail Güreli'[/KALIN]de konuşmasında Demokrasinin sağlıklı işlemesi konusunda yerel basının önemini vurgulayarak, Medya-Siyaset-Ticaret İlişkisinin Yansımalarına dikkat çekti. Güreli, Basınımız sansürü ve oto-sansürü çok vahim şekilde yaşamıştır diyerek somut örnekler verdi. [KALIN]TGC Başkan Yardımcısı Vahap Munyar [/KALIN]ekonomi Dünyasındaki gelişmelerden örnekler verdiği konuşmasında 2001 krizini de hatırlatarak örnekler verdi. Vahap Munyar Cari açığın sebeplerine de vurgu yaparak ÖYV'nin arttığına dikkat çekti. Munyar "[KALIN]OECD ülkeleriyle karşılaştırdığımız zaman Türkiye dolaylı vergiler rekortmeni. Hükümetler bütçede bir sıkıntı gördükleri zaman önce dolaylı vergilere yükleniyor. Deprem vergisi güncel konumuz. Marmara depreminden sonra konulmuş, depremin hasarlarını tamir etmek için kaynak yaratmak için düşünülmüş bir vergiydi. Fakat o kadar dolaylı kaynağa ihtiyaç duyuluyor ki deprem vergisi de kalıcı hale geldi. Bu çarpıklıkların bir an önce düzeltilmesini umuyoruz[/KALIN]" dedi. [KALIN]TGC Hukuk Danışmanı Avukat Gökhan Küçük [/KALIN]konuşmasında yerel basının toplumsal yararları ve gazeteciliğin işlevi hakkındaki konuşmasın da "haber ve kişilik hakları" yönünden hukuk'un önemine dikkat çekerek "[KALIN]Basının birinci kuvvet haline gelmesi aslında gazeteci açısından tehlikeli bir duruma da işaret ediyor. Haber verme, yalan haber yayınlama, özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesinin çok kolay olması gazeteci açısından tehlikeli bir durum. Ama buradaki çözüm kendini yine basın özgürlüğünde gösteriyor. Gazeteciler basın özgürlüğüne sahip çıkarak bir yere varacaklardır. Basın özgürlüğü gazeteciye tanınmış bir imtiyaz değil, gazeteciye verilmiş bir görevdir[/KALIN]" dedi. [KALIN]TGC Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Özdemir[/KALIN] konuşmasında "etik değerlerden" bahsetti. Özdemir "[KALIN]Halkın kendi kendine oluşturduğu hiçbir yazılı metine dayanmayan kanunlara etik kanunları deniliyor. Öte yandan bilgi, özen, güvenirlilik olguları ile bütünleşmiş, iş disiplininin bütün özelliklerini içeren uğraş alanına ise meslek diyoruz[/KALIN]" dedi. Özdemir "[KALIN]Hangi meslekten olursa olsun, etik değerlere saygılı olan toplumlar, yasalara karşı da duyarlı olurlar. Konulan etik kurallar, neyin doğru, neyin yanlış olduğu konusunda yol göstericidi[/KALIN]r" dedikten sonra, Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi?nin giriş bölümünün son cümlesinde yer alan 'vicdanın sesi'dir kısmına atıfta bulundu. [KALIN] Milliyet Gazetesi Foto Muhabiri Ercan Arslan[/KALIN], "Vizörden Bakış" adlı bir sunuyla konuşmasına başladı. Foto muhabirliğinin televizyon gibi anında görüntüyü aktaramadığını, radyo gibi ses veremediklerini, çektikleri görüntüyü gazeteye ulaştırmak zorunda olduklarını belirtti. Ercan Arslan "D[KALIN]ünyada bilgi kaynağı gazete, televizyon ve internettir. Fotoğraf, haberin okunması için bir araçtır. İnsanlar gazeteleri ellerine aldıkları zaman ilk önce fotoğrafa bakıyorlar. Daha sonra fotoğraf altındaki yazıyı okuyor, ondan sonra yazıya geçiyorlar. Dünyanın hiçbir yerinde doğru düzgün haber okunmuyor. Haberi okutan fotoğraftır. Bu nedenle fotoğraf olmadan haber olmaz. Fotoğrafın içinde bilgi olmalı, fotoğrafta 5N1K kuralına ve etik değerlere uyulmalı[/KALIN]" dedi. Görüntü almanın ve muhabirliğin zorluklarına da değinerek haberde kullanılan resimlerin imzalı olarak yayınlanmasının gereğine işaret etti. [KALIN]TGC Yönetim Kurulu Üyesi Zafer Atay [/KALIN]özenli ve kontrollü haberciğin altını çizerek içeriğin zengin olmasına vurgu yaptı. Atay "[KALIN]Amerika'da yapılan bir araştırma bir gazetenin günde en az 250 haber vermesi gerektiğini söylüyor. Tabii yerel gazetelerden bu kadar çok haber vermelerini beklemiyorum ama gazetelerinizde elinizden geldiğince çok haber vermeye çalışın. Çünkü gazetenin temeli haberdir. Haberlerin doğru olmasına dikkat etmeli, mutlaka kontrolden geçirmelisiniz. Kontrolden kastım haberde anlatılan konunun, kişilerin ya da olayın araştırılmasıdır. Kaynağınıza ne kadar güvenirseniz güvenin, haberiniz özellikle kişilerden söz ediyorsa, o kişinin görüşüne muhakkak başvurmalısınız[/KALIN]" dedi.Atay ayrıca yerel basının sıkıntısını bildiğini ve önünüze gelen haberleri muhakkak araştırın diyerek bir de ricada bulundu. Atay'ın ricası "yerel basının yaygın basın ve televizyonları örnek almamaları" Atayın bu ricasını elbette dikkate alacağız. [KALIN]Cumhuriyet Gazetesi Haber Editörü Sevim Ertemur'[/KALIN]da "[KALIN]Gazetecilerin, vatandaşın kulağı-gözü olma görevimiz var. Haberi izlerken, değerlendirirken en can alıcı noktayı yakalamak önemlidir[/KALIN]" diyerek başladığı konuşmasına haberciliğin mutfağa benzettiğini ve "[KALIN]Eğer elinizdeki malzeme iyiyse, haber kaliteliyse, özü yakalanmışsa yemeğin lezzeti de harika olur. O haber bir anda birinci sayfaya atlar, kendiliğinden manşete oturur[/KALIN]" dedi. Ertemur, muhabirliğin önemine ve gözlemciliğe dikkat çekerek sürdürdüğü konuşmasında "[KALIN]Gazetecilerin, vatandaşın kulağı-gözü olma görevimiz var. Haberi izlerken, değerlendirirken en can alıcı noktayı yakalamak önemlidir. Kaliteli yemeği kaliteli malzemeyle yaparsınız. Gazeteci olarak bizler habere şüpheci yaklaşmalıyız. Yerine göre öküzün altında buzağı arayıp gerçeğe ulaşmalıyız. Arkadaşlarımızın getirdiği haberi değerlendirirken hata olup olmadığını dikkatlice irdelemeye çalışıyoruz[/KALIN]" dedi. *** İnternet Haberciliği ve İlimizde Medya Türkiye'de internet gazeteciliği geçmişi pek uzak olmamasına rağmen başka ülkelerden de geri değildir. Yaklaşık 15 yıldır ülkemizde internet gazeteciliği yapılmaktadır. Bir kısım medya "kopyala yapıştır" tarzında çeşitli yerlerde yayınlanan yazıları kullanırken bir kısım sitelerde gerçekten özgün içerikler sunmaktalar. Çeşitli sitelerin haberlerine bakınca içeriklerin hemen hepsinin bir birine benzer olduğunu ve hatta resimlerin bile hemen hep aynısı olduğunu görmekteyiz. Bunun sebebi de her gazete ve yayın kuruluşunun aynı kaynaktan beslenmesidir. Bağlı olduğu ajansın haberlerine neredeyse hiç dokunmadan yayına alınıyor olması "özgün" içeriğin az olması sonucunu doğuruyor. Her haber sitesi ve gazetecinin haber kaynağına doğrudan erişim hakkı ne yazık ki yok ve ya kısıtlı. Sadece kendi haberlerini siteye koymaya çalışan bir medya kuruluşunun çok geniş bir yapılanması olması gerekir. Kendi ajansı ve ya muhabiri olmayan basın kuruluşları ajansların haberi "kotardığı" şekilde alıp kullanıyor. İnternet haberciliği ile ilgili resmi bir düzenleme henüz yapılmadı. Yılbaşına doğru yeni bir düzenleme ile internet haberciği de yasal bir zemine oturtulacak. Bilindiği üzere "[KALIN]Geleneksel basılı medya ile ilgili düzenlemeler 5187 sayılı Basın Yasası ile yapılmıştır. Buna bağlı olarak gazetecilerin çalışma koşulları da 212 sayılı Basın İş Kanunu ile düzenlenmiştir. Radyo ve televizyonlar ise Basın Yasası kapsamına alınmamış, bunlarla ilgili özel yasal düzenleme de 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkındaki Kanun ile yapılmıştır. Dolayısıyla radyo ve televizyon muhabirleri Basın İş Kanunu'ndan da yararlanamamaktadırlar[/KALIN]". İnternetle ilgili düzenleme 4 Mayıs 2007 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe giren "İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun"dur. Bu kanunun uygulanması da BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) ve buna bağlı TİB (Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı) nın keyfiyetine bırakılmıştır. Çıkacak olan yasa umarız çok kapsamlı ve kuşkulara sebebiyet vermeyecek şekilde oluşturulur. [KALIN]Malatya'mızda 20 kadar gazete,60'tan fazla haber içerikli web sitesi ve yanılmıyorsan 7 adet TV kanalı var.[/KALIN] Hemen her konuda olduğu gibi ilimiz bu anlamda da örnek bir şehir. İlimizle ilgili haber kaynaklarımızın başında Resmi kurumların internet sitesi gelmektedir. Haber sitelerimizde resmi kurumların vermiş oldukları bilgileri "güncel haber" olarak sunmaktayız. Valiliğimiz ve Kaymakamlıkların sitelerinde basın duyurusu ve etkinlik haberleri çoğu zaman az ve ya yetersiz kalmaktadır. Bir etkinlik yapılıyor ve üzerinden bazen bir iki gün geçtikten sonra bakıyorsunuz Resmi sitede de yer almış oluyor. Hâlbuki kamu kurum ve kuruluşları etkinlik ve haberleri bir ajans hızında yayınlamaları çokta zor değildir. Her kurumun Basın ve Halkala İlişkiler birimleri ve Bilgi İşlem Memurları var. Her kurum kendi çalışmaları hakkındaki haberleri sitelerinde Word (doc) belgesi olarak yerel basınında ulaşacağı şekle getirebilir. Bunun yapılması çokta zor değil. Bir diğer olumsuzlukta Resmi sitelerin mesai saati ve tatillerde yetersiz kalmasıdır. Mesai mevhumundan dolayı Cumartesi günü yapılan bir etkinliği pazartesi akşama doğru sitelerine koymaları. Bu saten sonra o haberi alıp da haber sitesine koyacak kaç site vardır. Şahsen ben kullanmıyorum, alıntı olarak başka bir ajanstan da kullanmıyorum dolayısıyla da o haberi görmemiş oluyorum. Malatya Belediyesi bu konuda birkaç adım birden diğer kurumların önünde. Belediye Başkanını ve Basın ve Halkla ilişkiler bölümünü bu noktada kutlamak isterim. Güncel haberleri sitelerine koymadan bizlere doğrudan fotoğraflı olarak ulaştırıyorlar. Bizlerde Belediyemizin çalışmalarını daha çok kesime ulaştırmak için gayret gösteriyoruz. Üniversitemiz haberleri kendi siteleri üzerinden duyurmaktadır. Birçok haberci üyeleri bulunmasına rağmen maalesef herkese haberleri ulaştırmıyorlar. Sayın rektörümüze buradan duyurmuş olalım. Yerel basının desteklenmesi noktasında sizler topluma örnek olmak durumundasınız. Size e-posta adreslerini ve site bilgilerini veren yerel basına (internet medyasına) neden haberlerin ham halini ve fotoğraflarını ulaştırmıyorsunuz. Üniversitemizin kendi sitesi var ancak takdir edersiniz ki haber okumak için geçmişte gazete neyse bugünde haber siteleri odur. Türkiye'de kaç kişi İnönü Üniversitesinde neler oluyor girip de sitelerine bir bakayım der. Sizler kendi sitenizde haberleri yalın bir halde habercilik kaygısı taşımadan bir cümle ile geçebilirsiniz. Oysa aynı haberi belki de haber sitesi manşetten görerek sizlerin vermek istediğiniz mesajın yankı bulmasını sağlayacaktır. Aynı toplantıda bulunan her bir kişi olaylara kendi penceresinden bakarak yaklaşım sergiler. Sayın rektörüm, Malatya Gerçek Haber Portalı ve İlisuluk Haber Portalı'na lütfen basın bültenlerinin ulaşmasını sağlayınız.(Bir toplantıda ilgili kişiye gerekli e-postalar verilmişti) (DEVAMI VAR) [KALIN]NOT:YAZILARIMDAN YORUM ÖZELLİĞİNİ KALDIRIYORUM. BAZI ARKADAŞLAR MESAJLARINDA "ELEŞTİRİNİ SINIRINI AŞARAK" OLAYI KİŞİSELLEŞTİRME ÇABALARI BU KARARI ALMAMA SEBEP OLMUŞTUR.MESAJ VE YAZILARDA DOĞRUDAN ŞAHSIMA YÖNELİK "SALDIRI" ANLAMI TAŞIYACAK OLAN YAZI VE YORUMLARA "EĞER DEĞER BULURSAM" AYRI BİR YAZI İLE CEVAP VERECEĞİM. BU KONUDA OKUYUCULARIMINANLAYIŞLARINI BEKLİYOR VE SAYGILAR SUNUYORUM.[/KALIN]


Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.