Kısa Kısa, Kısa Değil'a!

Kısanın biraz uzunu gibi oldu, "Kısa kısa kısa". Hal var , hal var; her hal hep kısa veya hep uzun olacak değil'a! "Değil'a!" ne güzel bir söyleyiştir. Bir Ümit Sönmez'di, eski zamandı... Bu söyleyiş de güzel. Karşılıklı bir iş bu. Dilbilimcileri ciddiye alırım. Konuşma dilini dile - yazı diline yakınlaştırmak lazım. Denebilir ki , ne o! "Köylü dilini mi araya kaynatmayı planlıyorsun!?.." Köylü dili diye bir terim yoktur; dolayısıyla köylüyü aşağılayacak da değilim. Öz dilimi en iyi koruyan o, köy dediğimiz yerde yaşayan- o kırsallarda yaşayan insanların oluşturduğu öz-temel kültürdür. Adı bilindik bir şair, bir programda [KALIN]Aşık Veysel[/KALIN]'i aşağılamaya kalktı. H.Yavuz .O ana kadar sevdiğim bu şair, birden gözümden düştü. Ben Okur'um. Okur karşısında konuşurken dikkatli olunması lazım gelir. Sorun şu ki yüksek bir entelektüel seviyeye ulaşmış tanınmış isimlerin yüksekliklerini göstermek için böyle yollara başvurmaları pek doğru değil. Yücele yücele nereye kadar yüceleceksiniz. Dağıtın o yücelikleri, o yüceliklerde korunaklı şatolarınızda sakladığınız zümrüt, elmas, yakut... hazinelerinizi. *** [KALIN]Faruk Duman[/KALIN]. Öykücü. Romancı. Fakat daha çok, öyküleri olduğu için onu ben her zaman "öykücü" olarak anacağım. Öykülerinde, onun dünyalarına girmekte zorlandığımı hissettim. Kelimelerin, bilinç katmanına gitmeden önce, bir çarpış etkisini -toz-ses-renk..çıkışlarını- alaşağı etmemek gerek. Es geçmemek ve "bu ne ki " dememek gerek. O, kelimeleri açmıyor bazen. Gecenin geç bir vakti. Cırcır böcekleri ötüyor. Yıldızlar susuyor. Yalnız kapınıza birinin geldiğini hissediyorsunuz. Görmüyorsunuz. Bir paket bırakıp gidiyor. Biliyorsunuz bunu. Siz kapıyı açmadan. Kırk hikaye yazdırıyor size. Açılmamış. Kapı kapanıyor sonra. Öyle yani. Herkes kendi öyküsünü yazdırmak istiyor. İlyas. Mahmut. Nusret. Kahverengi duvar. Mırıldanıp gidiyorlar. Diyorsunuz ki yazan nerde. Akşama doğru en loş odalardan birini arıyor hüzünlü bir çocuk. Ne doğuşuna tahammülü var gibi, ne de gidişine. Mırıldanıp gidiyorlar. Zaman mırıldanıyor. İnsansız bir zaman. [KALIN]Raymond CARVER[/KALIN]'in gündoğumları öykülerinde. [KALIN]Çehov[/KALIN]'un at arabaları her öyküsünde kapı önlerinde duran. [KALIN]Faruk Duman[/KALIN]. Nar Kitabı. Keder Atlısı. Av Dönüşleri. Ne mutlu bana. Bir yazarım daha oldu.

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Teşekkürler Yoldan-daş Genel 12.03.2019
Didim, Pompei olur mu? Sosyal 02.03.2019
O ayaklar iyi ayaklar değil- Mikrop-iyolojik incelemeler Anı 25.02.2019
İnsan 4.0 Genel 13.02.2019
Çete çeteye girmiş- Koko-Bonzo-Fetö Genel 09.02.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Yeni Yol Anı 25.04.2019
Bir Özlem Ancak Bu Kadar Yakabilirdi İçimi.. Anı 08.04.2019
Doğu Türkistan'da Yaşam. Benim Hayatım, Yaşananlar ve yasaklarlar Anı 18.01.2019
32 Yaşımdan 32 Öğüt Anı 10.12.2018
geçiyor mu Anı 07.12.2018

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.