Kötü Rüya Hastanesi

Her şey, İstanbul'dan gelen misafirleri arabasıyla eve doğru götüren babamın "arabada yer yok, yürü," der gibi el hareketiyle başladı. Ansızın kendimi yüksekçe bir tepede buldum. Ve yine ansızın kendimi dolmuşun içinde, normalde olan istikametin tersi yönünde aşağı doğru ilerleyen dolmuşun içinde. Dengesini kaybeden şoför, haliyle dolmuş da dengesini yitirmişti, dolmuşu bir o yana bir bu yana yalpalatıp dururken kendimi hastanede buldum. Kendimi sürekli bulmak yadırgadığım bir durum değildi. Sağda solda, karşıda ilerde, diğer koltuklarda oturan kişileri az daha seçiyor gibi olduğum anda eski tip bir sedye üzerinde bir kadını yatar buldu gözlerim. Kadın çığlıklar atıyordu. Karşımdaki kapıdan içeri soktular kadınla ve bağırışlarıyla dolu sedyeyi, bir sağlıkçı -olduğunu düşündüğüm- kız ve kadının yakını olduğunu düşündüğüm genç kız-. Bağırtılar çığırtılar sürerken, yanımdaki yöremdeki koltuklarda oturanların dolmuş içindeki kişiler olduğunu fark ediyorum. Sedyenin ve çığlıkların çoktan girmiş oldukları yarı açık kapının ardında bir harala güreledir devam ediyor. Yanımdaki yöremdeki dolmuş sakinlerinin sağa sola, bir rüzgarda salınan su içindeki sazlıklar gibi ritmik hareketleri dikkatimi çığlıklardan onlara çekiyor. Kadını doğrum yapar vaziyete getirdiler. Cinsel organından, beline kadarı çıkmış, alnı ve omuzları kan lekeli bebek put gibi duruyordu. Küçük ve yer yer kanlı kollarını "V" haline getirmişti. Öylecene kalmıştı. Yanındaki kızcağızın demesine göre, işini bilmez bir eski usul ebe, bebeği doğurtamamıştı ve çocuk kilitlenmiş gibi böylecene kalmıştı. Dolmuş ahalisi oturdukları koltuklardan aniden ayağa fırladılar; bir keklik sürüsünün sazlıklardan kalkışı gibi. Hastanenin giriş kapısı olduğunu düşündüğüm tarafına doğru koşmaya başladılar.. Doğurur vaziyetteki kadın da masadan fırlayıp oda kapısına, bacaklarını en az doksan derece açarak yöneldi. Koridora çıktı kadın, ahalinin köşeyi dönmesine henüz varken. Dolmuş ahalisinin peşinden koşmaya çalışmaya başladı. Ters "V"ye benzeyen yarım bebeğin üzerindeki kanlar biraz daha azalmışken. Bir haritada, ölçü aldırılan pergel yürüyüşlü kadının az önünde ilerleyen ahaliden yaşlıca adama sesleniyorum: "Abi, nereye koşturuyorsunuz?.." Hızlı adımlarla yürümeye devam ederken başını bana doğru çevirip cevap veriyor: "Dolmuş, yokuş aşağı yoldan ana yola-caddeye çıkmak üzereyken bir kamyon ile çarpışmış!.. Sağa sola dağılmışız hepimiz."

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Teşekkürler Yoldan-daş Genel 12.03.2019
Didim, Pompei olur mu? Sosyal 02.03.2019
O ayaklar iyi ayaklar değil- Mikrop-iyolojik incelemeler Anı 25.02.2019
İnsan 4.0 Genel 13.02.2019
Çete çeteye girmiş- Koko-Bonzo-Fetö Genel 09.02.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
zaman nedir? Ben bilemedim Edebiyat 01.06.2019
........... ? ! Edebiyat 21.05.2019
Bir Garip Günlük gibi "Ömürlük" Edebiyat 15.04.2019
Parçalarım Eksikti Edebiyat 10.04.2019
Hüzün Edebiyat 07.04.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.