japon kültürü

Size son 50 yılın en iyi filmini anlatacağım; Sizde diyeceksiniz ki bu kız hep sinema filmi anlatıyor; Ancak bu film farklı Bu film Japonya ya ait bir filmdir. Adı Son Veda İngilizce adı"Departuares" tir. Son veda filmi geçen yılın sonlarına doğru izlediğim ve de DVD' sinin çıkmasını sabırsızlıkla beklediğim bir filmdi. Ve artık büyük müzik ve film satan mağazaların raflarında görebilirsiniz. Kimse zannetmesin ki bu film Japonya sinemasının diğer örneklerindeki gibi karate, seks, savaş sahneleri vardır diyenler yanılacaktır. Çünkü bu film tanımadığımız bir kültürü anlatır. Kahramanımızın adı daiga dır .Resimde gördüğünüz de eşi Mika dır. Daiga bir orkestra da çello çalmaktadır. Ancak orkestra maddi sebeplerle dağılır. Birkaç gün sonra gazetedeki ilanı turizm seyahat acentesi işi sanarak gider. Ancak iş ölen insanları kefenleme işidir. Önce kabul etmez, sonra patron ona " 500 yen vereceğim . Eğer işi sever de profesyonel olursan 50000 yen bile kazanabilirsin "dedi Ve işi kabul etti Yaptığı şey karşı taraf görmeden cenazenin elbiselerini çıkarmak geniş bir bez örtü altından cenazenin her tarafını silip geniş ropteşemmır(!) benzeri ayakucuna kadar uzun olan bez giydirmek ve ikinci beyaz bezi giydirip kuşağından bağlamak, ayaklarına da ropteşemmır benzeri kumaşın çoraplarını (Bazısı babaannelerine normal yün çorap giydirilmesini istiyor)giydiriyor. Tabuta koyup kilise ayinin ardından yakılma için götürülüyor. İlk işi çok kötüydü kendisi de tiksinmiş ve hamamda yıkanma sahnesi 1 ila 2 dakika sürmüştü. Birkaç gün sonra patronun yanına gidip işi bıraktığını söylemek gibi niyetinin olduğunu söylemiştir,Patron söze "şu tavuğu görüyor musun o da bir canlıydı.Her canlı yaşamak için başka bir canlıyı yemek zorundadır. Bir tek bitkiler canlı yemez." "Yaşamak istiyorsan yemek zorundasın. Ölüm bir kapıdır. Bu zamandan ayrılıp bir sonraki aşamaya geçmektir." Dedi .Daiga çalışmaya devam etti. Onu bir gün orkestra da çalıştığı arkadaşlarından biri daiga yı gördü ve onu ayıpladı daha düzgün bir iş bulması konusunda uyardı. Karısı da onun bu cenaze işi yaptığını öğrenince evi terk etti. Bir süre sonra karısı Mika eve geri döndü ",bu işini çocuğumuza anlatabilecek misin "diye sorduğunda daiga "deneriz" dedi. Birkaç gün sonra babasının ölüm haberi gelir .Babası daiga'yı çocukken terk ettiği için önce cenazesine gitmek istemez.Eşinin ve patronun ısrarıyla Obihiro ya babasının cenazesine giderler. Ancak gittiklerinde başka cenaze kefenleme şirketi çalışanları babasını karga tulumba götürmek üzeredirler ki buna izin vermez . Daiga babasının kıyafetlerini çıkarıp uzun ropteşemmırı giydirmek için göbeğinin üstünde birleşik duran ellerini ayırdı. Babasının yumruk olmuş elini açmak isteyen Daiga,babasının parmaklarını açtığında, elinden küçük beyaz bir taş yere düştü. (Bu taşı daiga çocukken babasına vermişti Babası da ona büyük bir taş vermişti.)O anda eşi ile göz göze gelip ağlamaya başladı. Babasını vücudunu silip ikinci ropteşemmırını giydirip, güzel kokular sürdü.Dini ayin sonrası yakıldı. Taşların anlamı ise; Eski çağlarda insanlar hislerini ifade eden taşları bulup karşı tarafa verirlermiş. Ağırlığına ve dokusuna bakıp karşısındakinin hislerini anlayabilirlermiş, Taş pürüzsüz küçük ise iyi bir durumu , Pütürlü büyük ise kötü bir durumu anlatırmış. Film Obihiro' nun güzel manzarası ve çello melodileri eşliğinde bitiyor. (!)ropteşemmır benzeri geniş ayağı kadar uzanan geniş kollu kıyafet.rengi beyaz veya pembemsi. Siz bırakın amerikan sinemasını, amerika dünyaya filmleri aracılığı ile kültürel yozlaşma, cinsellik satıyor. ....


Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.