YUMURTALI TEBESSÜMLE İZLENEN BÜTÇE GÖRÜŞMELERİ

13.12.2010 TBMM'de bütçe görüş-meleri... Nerelerden nerelere geldiğimizin izleri... Tezler... Antitezler... Çakmalar... Çakışmalar... derken, Gülmeler... Hem de ağlanacak halimize, iktidarıyla... Muhalefetiyle... *** Aslında o konuşmadan çok satırbaşları çıkar... O altmış dakikaya sığmayan... Yani "polisimi ezdirmem..." den tutun da "bir iddianın savunmasını yaparken koyduğu son nokta- yine çaktın-" a kadar... Ama benim asıl dikkatimi çeken konu o konuşma da, yapılan ayrımcılığın uç noktalara vardığı anlardı... Yabancı değildik aslında bu ileri demokrasi örneklerine... Yani öğrenciler -başımızın gözümüzün üstüne- diyorlar ama Molotof, yumurta vs. atanlar değil diye de ekleniyordu. İşte bu cümle saf haliyle bu zihniyetlerin nerelere vardığını gösteriyordu... Yani... Bir, Molotof atanlarla yumurta atan üniversite öğrencileri aynı kefede... Bu demek oluyor ki dünyanın yumurtalı eylemleri şiddetten saymadığı(pişmişi hariç), masum içerikli eylem addettiği bir çağda bu zihniyet hem şiddetten sayıyor hem de saydığı yetmiyor gibi ha Molotof ha yumurta demeye getiriyor. İki, daha düne kadar üniversitede türban özgürlüğü, kılık kıyafete takılmayın gibi vs. söylemler yapanlar, bugün eylem yapan o öğrencilerin kılık kıyafetleriyle yargıladılar. Tırnak içinde hepsi aynı tip parke giymiş... kapa tırnağı. Üç, kendi gibi olanları, düşünenleri, yaşayanların yanında oldular. Öyle olmasa senin belediyen benim belediyem kavgasını yapmazlar, sosyal devlet gereğini yaparlardı. Dört, -ben polisimi ezdirmem- zihniyetiyle, öğrenci ezmesi yapılırken o ezilen öğrenciler onların öğrencisi değildi. Çünkü onların öğrencileri eylem yaptığında polis beş metre öteden fazla yanaşmaz mı demek doğrudur yanaşamaz mı onun da mütalaasını siz yapın... Beş, bu da TBMM' de bulunan 549 vekile gelsin, kendilerine kürsüden en ufacık bir saldırı sezdiklerinde Meclis Başkan'ından söz isterler... Kendi egolarının tatmini için de ayrıca bir özür... Ama o öğrencileri, yaptıkları yumurtalı eylemlerinden ötürü terörist sınıfına sokan zihniyetlere karşı bir tanesi de kalkıp siz ne yapıyorsunuz, yumurta nerede... Şiddet içerikli eylemlerin simgesi haline gelmiş Molotof nerede... demedi. Diyemediler... Belki de bilemeyiz dedirtmediler... Ve o yumurta atan öğrencilerin adları TBMM kâtiplerince zabıtlara, şiddetle yan yana yazıldı. Sonuç olarak, yumurtayla Molotof'un farkını iyi bilmek gerek... Biri karizmayı çizer... Diğeri karizmayı cayır cayır yakar... Birinin pişmişi, rafadanı, çiği olur. Diğerinin sadece tutuşamayanı... Hıı, bir de elinde patlayanı... Birini bakkaldan peynir ekmek ister gibi isteriz acaba hangisini? Birisi insan eli ile yapılır... Diğerini ise tavuk yapar... Şimdi sorarım size... Hangisinin yaptığı suç? Yumurtalı tebessümle... NOT: Yeni yılın ilk gününde varlığını hissettirecek bütçemiz hayırlı uğurlu olsun... A.Dursun

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Yaprak Gibi Yüreğim... Edebiyat 26.11.2018
Gezegenlikten Kopan Genlerim Edebiyat 25.11.2018
Kısıktır Sesim Politika 05.02.2017
Max Jacob – Seçme Şiirler Kültür / Sanat 29.04.2016
Kürk Mantolu Madonna Kültür / Sanat 25.02.2016

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.