Yemen de karnı kesilen Türk askerleri

Maalesef Türk halkı olarak tarihimizi unutma hastalığımız var. Birçok kişinin bir türkü olarak bildiği Yemen türküsü aslında Türk halkının acılar ile dolu yaşamının, yapılan zulme karşı isyanının bir dışa vurumu Yemen'de esnaf hala çöllerde buldukları Türk mavzerlerini Yemen halk pazarlarında satar. Bir mavzerin yani Osmanlı tüfeğinin bir Türk neferine zimmetlendiği ve Yemen de beş yüz bin ile bir milyon arası Türk askerinin şehit edildiği göz önüne alınırsa dedelerimizin tüfekleri yani şerefleri yani bizim için hayatlarını ortaya koydukları namusları maalesef pazarlarda üç beş kuruşa satılır. Bu yazıyı yazarken çocukken rastlantısal olarak dedemden dinlediğim dedemin babasının Yemende savaşmış bir Osmanlı neferinin anılarını yazacağım çünkü orada ölen yüz binlerce vatan evladının neden öldükleri onları öldüren zihniyetlerin kahraman olarak anılırken şehit Türk askerlerinin unutuluşuna isyan edeceğim. Ülkemizdeki tarihçilerin bu konu üzerinde hiçbir dişe dokunur çalışma yapmamasına hayıflanacağım. Manisalı Mustafa, Birinci Dünya Savaş'ından sonra Osmanlı Devletinin Mondros Mütarekesini imzalandığı zaman Yemende bulunan Osmanlı Ordusu'nun neferlerinden biridir. Mondros anlaşmasına göre Osmanlı Ordu'larının terhis edilme şartı olması dolayısıyla ve Osmanlı Ordu'sunun Yemende bir misyonunun kalmadığına ve vatan elden giderken Yemen'de bulunmak yerine Anadolu'da bulunmanın daha doğru olacağına inanan Türk subaylar ellerinde bulunan silah ve paraları Anadolu'ya ulaştırmak için birliklerini İngilizler ve İngilizlerin kışkırttığı Araplar'dan korumak ve en azından hepsi olmasa bile şansı olan Türk askerlerinin Anadolu'ya geçmesini sağlamak için ikişerli guruplara ayrılmış ve bu ikişerli guruplardaki Türk askerlerine ellerinde kalan altınları birer birer paylaştırmışlar. Türk askerleri verilen birer altını çaldırmadan Anadolu'ya ulaştırmak için yutmuşlar. Büyük abdestleri ile çıkan altını tekrar yutarak en emin şekilde anadoluya ulaştırma yolunun bu şekilde olduğuna karar vermişlerdir Manisalı Mustafa , Hataylı Hasan ile eşleşmişti bulundukları bölgeden Anadolu'ya doğru yola çıkmıştı bile bir gurup nefer. Fakat İngiliz ajanlar durumu öğrenmiş askerlerin Anadolu'ya geçmeden öldürülmesi için Yemenli guruplara Türklerin ellerinde birer altın olduğunu haber vermişler ve Yemenliler bu durum üzerine gördükleri her Türk askerini öldürmeye başlamışlardı. Karnının deşilmesi için Türk olmak yeterli bir sebepti. Manisalı Mustafa şanslıydı çünkü arkadaşı olan Hataylı Hasan çok iyi Arapça konuşurdu ve bir Yemenli görünce konuşmaması için kendisini defalarca uyarmıştı. Çünkü ikisi de yola çıktıklarında Türk askeri oldukları anlaşılınca öldürüleceklerini biliyorlardı. Anadolu'ya geçerken Yemen çöllerinde karınları parçalanarak şehit olmuş Türk askerlerini gördüklerinde boğazların da bir düğüm olduğunu söylerdi Manisalı Mustafa. Ölünceye kadar o çöldeki askerlerin cesetlerini rüyalarında görürdü şimdi Yemen halk pazarlarındaki tüfeklerin sahibi olan askerlerin Kendime hep şu soruyu sordum bu hikayeyi duyduğumda ne işi vardı bir milyona yakın Türk askerinin Yemen'de ne amaçla Anadolu'nun bunca gencini çöllerde heder etmiştik? Petrol yoktu orada paraları yoktu ne gibi bir fayda sağladıkta oralarda Türk ocaklarına feryatlar düşürdük. Çokta olmayan birkaç çalışma yapan Türk ve yabancı tarihçinin yazdıklarından anladığım kadarıyla oradaki halkı kendi kurdukları çetelerin zulmünden kurtarmak için beklide arkamızdan vurulduk.

Başlık Kategori Yayın Tarihi
SANDIK ATATÜRKÇÜLÜĞÜ Politika 16.11.2017
Arakan’da zulüm buhar oluyor (3) Politika 10.11.2017
Derin Devlet ve Yapılanma -4 Politika 10.11.2017
Gönüllerden Gelen Mi Anketlerden Gelen Sevgi Mi? Politika 10.11.2017
Sosyalleşme Politika 09.11.2017

Yazıya yapılan bütün yorumlar

Bir Türk Bilgesi 27.10.2017

EK: Öte yandan bu askerler altınları nereden, nasıl buluyorlardı? Osmanlı devleti askerlerine ve hele de gurbetteki askerlerine altın ile maaş mı veriyordu, bir de ta Yemen'de? Öte yandan bir Müslüman altına dışkılayıp temizleyip yeniden yutacak kadar da nefs esiri olmaz.

Bir Türk Bilgesi 27.10.2017

Bu yapılan münferit denilen şey de olsa vahşettir, hayvanlıktır. Ancak ne kişilerin ne halkların haksız yere suçlanılmalarına da razı değilim. Yazının başlığını okuyanlar sanki Yemen'de Türk yani Osmanlı askerlerinin diri diri ve zevk için karınlarının parçalandığını anlamaktalar ancak durum böyle olmayabilir yani Türk askerlerinin altınları yutup sakladıklarını öğrenen bir kısım Yemenli haydutlar ya da vahşiler askerleri önce öldürüp sonra da karınlarında altın varsa almak için karınlarını parçalamış olabilirler. Bu durum dine de insanlığa da aykırıdır ancak olayların nasıl olduklarını doğru sunmadan, yanlış sonuçlara yol açabilecek şekilde sunmak da hem dine hem bilime aykırıdır. Eğer bu altın yutma olayı olmasaydı Türk askerlerinin diri diri ve sırf zevk için karınlarının parçalandıklarını düşünmek olanaklı olurdu ancak durum anlatılana bakılır böyle olmayabilir. Tüm Yemen'i, tüm Yemenlileri ya da gerçekten Müslüman Yemenlileri de aynı kefeye koymak yanlıştır.

MİKAİL GÜNAY 18.10.2017

Yemen de şehid olan Osmanlı asker sayısı sizin yazdığınız gibi milyon ile ifade edilmez . Rakam 1914-1918 yılları arasında sadece 2 bindir.1918 de Osmanlı Ordusu çekilmek zorunda kalmıştır.Siz olayı resmiyetten uzak duygusal yazmışsınız.Ben Kütahya Tavşanlı Şahmelek köyünden bir vatandaşım benimde akrabam var Yemen de savaşıp 8 sene sonra gelen ESE ÇAVUŞ derlerdi ALLAH rahmet eylesin cümlesini.Siz zulümlerden bahsedecekseniz İngiliz askerlerinin yaptığı zulümlerden bahsedin.Öyle karındeşen Jak lar ancak İngilizlerden çıkar.,Münferit olayları genellemek her yerde ve herkes için yanlıştır.

Bu yazıya sizde kendi yorumunuzu yazabilirsiniz.