Sinek

İki gece önce, yine bir gece, duvara yapıştırdığım sivrisineğin enkazı hâlâ duruyordu olduğu yerde. Çok uykuluydum. Saat sabahın dördüydü. Huzur içinde, her şeyin benden uzak olduğu düşüncesiyle uzanmıştım yatağa. Pencereyi de aralamıştım. Henüz bir dakika bile geçmemişti ki omzumla başım arasında sinir turları atmaya başlamıştı. Karanlığın ince sesi olmuştu. Işığı yakmıştım. Duvarlara, perdelere, kanepenin arkalarına bakmıştım, elimdeki silah haline getirdiğim tişört ile. Akıllı bir sinekti. Üç-dört dakika bakınmama rağmen ortaya çıkmamıştı. Salonla bitişik mutfağa yönlendimdi. Oradaki kanepelerden birine uzanmıştım. Şimdi ise hâlâ orada duruyor sivrisinek enkazı. Bir kanadı yere paralel uzanmış. Diğer kanadı, sanırım duvara yapışık. Her bakışımda, kısa bir an da olsa, canlı olduğunu hissediyorum. Sonra hemen geçiyor bu his. Patatesleri soyarken bunları düşünüyordum. Kabukları oldukça inceydi. Zaten kalın olsa da ben bıçakla bildiğim gibi soyacaktım. Öğleden sonralarının terk edilmiş şehir imajlı en sessiz zamanları yerini yavaş yavaş insan seslerine, çocuk seslerine, araba seslerine ve alt komşunun çocuklarının havuzlu bahçedeki cırıltılarına bırakıyordu ben patatesleri soyarken. Bir devir teslimdi bu. Ve patatesler kızartma olacakları için şimdiden pencereleri iyice açmıştım. Diğer ve son odanın da penceresi açık olduğundan kapılar arada bir çarpıp duruyordu. Cızırdamaya başlayan yağ dolu tavaya patatesleri attıktan sonra sivrisineğin olduğu odaya döndüm. Elbette, onu görmeye gitmedim. Öğleden sonranın ilk zamanları başladığım Bukowski kitabıma devam ettim bir süre. Beni en çok güldüren yazarlardan biri. Aslına bakarsak onun hayatının gülünecek bir tarafı yok. Bütün kabahat bende. Hayatındaki delilere belki gülünebilir. Bu ara, gerçekçilik akımlarına kafayı fazla taktığımdan sanırım, onu da "kusmuklu gerçekçi" sınıfına sokuverdim. Kabahat dediğim şey ise şu: kendimi bildim bileli, daha çok, insanları karikatürize etmeyi seviyorum. Bu bir kendiliğindenlik. Çizdiğim filan yok hiçbir şeyi be hiç kimseyi. Onları ifade eden bir cümle mutlaka var. Ve olmayacak bir hareket hayali içinde söyletiyorum onlara. Bu manzaralar aklımdan hiç çıkmıyor. Patateslerin yanmasından korkup ayağa fırlamak istedim fakat zaten ayaktaydım odada. Mutfağa dönmek için davrandım... Duvara yapışmış sivrisineğin yere paralel kanadı kımıldadı hava cereyanından. Ürkmedim, desem yalan olur. Sonra, akşam iyice oldu. Sokakta gürültüler attı.

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Teşekkürler Yoldan-daş Genel 12.03.2019
Didim, Pompei olur mu? Sosyal 02.03.2019
O ayaklar iyi ayaklar değil- Mikrop-iyolojik incelemeler Anı 25.02.2019
İnsan 4.0 Genel 13.02.2019
Çete çeteye girmiş- Koko-Bonzo-Fetö Genel 09.02.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Yeni Yol Anı 25.04.2019
Bir Özlem Ancak Bu Kadar Yakabilirdi İçimi.. Anı 08.04.2019
Doğu Türkistan'da Yaşam. Benim Hayatım, Yaşananlar ve yasaklarlar Anı 18.01.2019
32 Yaşımdan 32 Öğüt Anı 10.12.2018
geçiyor mu Anı 07.12.2018

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.