Aldatmanın 'Abece'si

Bu [KALIN]abece[/KALIN]'yi sökmek pek kolay değil; söküp, kelimeler ve kelimelerden cümleler oluşturmak da hiç kolay değil. Ancak ve ancak yaklaşımlarda bulunabilirim. Zaten, problem olarak algılanan "aldatma", bir şekilde kök sebepleri ile çözümlenip su yüzüne çıkartılabilseydi, bu problemin bir çözümü de olurdu. Kimse de kimseyi aldatmazdı. Veya, yine tersi mi olurdu?.. İki olay-anı ile konuya gireyim: [KALIN]Tokat[/KALIN]'ta çalıştığım zamanlar, geçen yıl... Bir hafta sonu, Turhal'daki ailemi ziyarete geliyordum. Midibüsten indim. [KALIN]Tokat[/KALIN]'tan tanıdığım bir öğretmene rastladım iner inmez. Bu öğretmen, çevresinde muhafazakâr olarak tanınan, görünürde ehli iman(!) birisi idi. İmanı mimanı elbette beni ilgilendirmez. Fakat bu veri, yani görünürde aldatma eylemini kesinlikle yapmayacak(!) biri olduğu bilgisi, uzun yıllardır düşündüğüm bu aldatma konusuna destek niteliğinde bir durum oluşturdu. Zaten, Tokat'ta iken de ilginç davranışlarından dolayı bu öğretmeni, olağan ve doğal şartlar içerisinde gözlem altına almıştım... Rastlaştığımız andan itibaren eli ayağı birbirine girdi...fakat ben fazla bozuntuya vermeden başka konularda konuşarak güya anlamamazlığa verdim... Fazla detaya girmeden söyleyeyim: Bu öğretmen evli ve çocuklu bir öğretmendi ve Turhal'a başka bir kadını görmeye gelmişti; yani eşini aldatmak için gelmişti. Sonraki zamanlarda sergilediği davranışlar ise biraz korku temelli davranışlardı. İkinci olay: İzmir'de çalıştığım yıllar... Her bekar erkekte olduğu gibi, gerek günlük hayatta, gerekse sanal alemde karşı cinsle iletişimlerim oluyordu. Bir akşam, Internet'te, yaklaşık iki haftadır konuştuğum bir kadınla yine konuşuyordum. O akşam içime bir kurt düştü. İki haftadır ne bir resmini ne bir görüntüsünü vermemekte direnen ve benim de üstelemediğim bu kadın kimdi? Dediği gibi biri miydi? Hadi, biraz daha uçarı-ironik bir düşünce ile düşünecek olsaydım, bir erkek dahi olabilir miydi?.. Bazı bilgisayar konularında uzman ve benden daha iyi bir arkadaşımdan yardım alarak bu kadının bilgisayarına girdim. Kamerası vardı fakat bir şekilde onu izlediğimi sezmesin diye belirli süre aralıklarında sadece fotoğraflarını alıyordum kameradan. İlk dakikalarda anormal bir şey yoktu. Sarı saçlı, dekoltesi hallice bluz giyinmiş bir kadın. İlerleyen fotoğraflarda, kadının sağ yanından bir erkek başı belirdi. Kollardan ve omuzdan başlamayı seven bir erkek... Çok da ileri gitmemekle birlikte haşır neşir oldular biraz... Bu kadın "çet"leşmemiz sırasında evli olduğunu fakat eşiyle anlaşamadığını, belirli dönemlerde eşinin eve gelmediğini...gibi şeyler anlatmıştı. Ve anlatışına göre, ona lanet ediyordu, onu aldatmak istiyordu... Halen bunları söylerken yalnız olduğunu da söylüyordu... O yanındaki erkek büyük bir ihtimalle eşiydi veya başka bir durum da olabilirdi. Erkeğin, çektiğim fotoğraflarda bazı karelerde monitöre bakması ve gülümsemesi bana onun, bu kadının kocası olduğu düşüncesini verdi... Yani sonuçta, bir çeşit fantezi yapıyorlardı. Bence ilginç bir fanteziydi. ... Birinci olayla ilgili olan şey şu: Bu öğretmen baskıcı ve muhafazakâr bir çevrede yetişmiş. Kız-erkek ilişkilerine sadece cinsellik olarak bakılan ve kötülenen bir yerde şimdiki yaşına kadar gelmiş. Muhtemeldir ki tüm ergenlik ve sonrası dönemlerini mastürbasyon yaparak geçirmiş. Benim, kendi çapımca anlatmaya çalıştığım şey şudur: Cinsellik insanların hayatında birinci planda olan bir şey değildir; olmamalıdır. Fakat, baskıcı çevrelerin düşünce kökenlerinde, kadın erkek ilişkilerini hep cinsellik olarak algılamaları, bunu bu yüzden yasaklamaları ve sonuçta yasaklanan şeyin bir gün bir başka şekilde mutlaka bir yerlerden kabuğunu çatlatıp çıkacağı aşikardır. Bu çatlatma veya çatlama aldatma ve diğer sapkınlıklara yol açar. Yol açtığı kişinin ise geldiği çevre, inancı ve başka özellikleri bu çatlayışı engelleyemez. Ne eşi, ne çocukları, ne de güya kültürlülüğü... bunu engelleyemez. Bu tip insanlar, cinsel ihtiyaçlarının baskın olduğu gerçeği örtük olan söylemlerle evlendirilirler. Yaşı geldi artık..demek çoğunlukla azıtıp sapıtmasın...demektir. İşte sadece bu yaklaşımla evlendirilen bu erkekler geçici olarak, içlerinde büyüttükleri o karşı konulmaz şehveti tatmin ettikten sonra büyük bir ihtimalle eşlerini ihmal edecekler ve arayışlara gireceklerdir. Çünkü, bastırılan ve başka bir şeye dönüştürülen şehvet, artık şehvetin de ötesinde bir şeydir. İkinci olayla ilgili olan şey de şu: Kadınla erkeğin belirgin farklarından biri ; kadının, hafıza-anılarıyla yaşaması, erkeğin ise eylemlilik içinde, fiilen yaşaması. Kadının, dediğimiz özelliğinin belirgin olması onun cinsellikten de öte geçmişte yaşadığı güzel-romantik-bir film anısı gibi şeyleri tekrar tekrar yaşama isteğini doğurur. Kadının aldatma kökeni, erkeğin aldatma isteği kökeninden bu noktada ayrılır. Erkek, et ister; kadın ise daha az et ister... İkinci olayla ilgili olarak...bizzat yaşadığım ve yakın ve uzak çevremde gözlemlediğim her olayda bunu gördüm. ... Bu konuyu, şuradan mı bağlasam?, buradan mı bağlasam? telaşına düşmeden başka bir yönü ele alayım. Bağlamayı siz yapın... Üretmeyen toplumların bilinç-kültür düzeyleri ve dolayısıyla ahlak felsefeleri-yapıları düşüktür. Üretmek, derken neyi kastediyorum?: Makine, fikir, düşünce, sanat, araba, topluiğne... hem ekonomik anlamda hem fikir-maneviyat alanında üretmeyen toplumlar... Bilinç-kültür-ekin, bizleri, doğada hayvanlardan ayıran tabakalardır. Bu tabakalar ne kadar incelirse içgüdüsel özelliklerimizin kontrolüne o denli gireriz... ... İyi bağlamalar... [KALIN]Merak edenler için Not[/KALIN] : İki olayda konusu geçen kişiler ne mi oldu? Ve ben sonra ne mi yaptım?.. [KALIN]Cevap[/KALIN]: Hiçbir şey..

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Teşekkürler Yoldan-daş Genel 12.03.2019
Didim, Pompei olur mu? Sosyal 02.03.2019
O ayaklar iyi ayaklar değil- Mikrop-iyolojik incelemeler Anı 25.02.2019
İnsan 4.0 Genel 13.02.2019
Çete çeteye girmiş- Koko-Bonzo-Fetö Genel 09.02.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Yeni Yol Anı 25.04.2019
Bir Özlem Ancak Bu Kadar Yakabilirdi İçimi.. Anı 08.04.2019
Doğu Türkistan'da Yaşam. Benim Hayatım, Yaşananlar ve yasaklarlar Anı 18.01.2019
32 Yaşımdan 32 Öğüt Anı 10.12.2018
geçiyor mu Anı 07.12.2018

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.