Çoklu Aliler Kuramı - Cin Aliler Referandumda

Çok geriliyoruz, bunun farkındayım; hem de [KALIN]Hakkari[/KALIN]'den [KALIN]Edirne'[/KALIN]ye kadar dijital olarak geriliyoruz. Teknik bir geçmişi olan ve aynı zamanda hâlâ ve hâlâ bilişim dünyasının içinde olan bir vatandaş olaraktan, ben, dijital endişelere sahibim. Vurguncuların, soyguncuların cirit attığı ülkemizde aşırı derecede politize olmanın zararları sağından soluna , farkında olamasak da herkese zarar veriyor. Bu vurguncu ve soyguncu meselesi her şeyin başıdır. Hani bazı kavramlar vardır ki tanımlama olarak bakıldığında her şeyin üstündedir. Mesela "[KALIN]emek[/KALIN]" kavramı her şeyin üstündedir tanım olarak. Hem tanımlamada hem icraatta hem de her yerde..İnsanların kafalarında, irfanlarında, adalet duygusuna destek ve temel olarak..her yerde pek çok durumun ve sorunun kökenini oluşturur. Herhangi bir vatandaş düşünün ki çalıştığının karşılığını almak konusunda şüpheleri olsun... Böyle bir vatandaşın bundan sonraki her türlü oluş'u, davranışları, değer yargıları, edinimleri, söylemleri, ilgi alanları değişecektir.Siyaseti değişecektir. Siyaset olarak varsaydığı içsel değerleri, düşünsel ve duygusal değerleri değişecektir. Bu değişim, her zaman, idealize ettiğimiz şekilde olumluya doğru bir değişim de olmayabilir çünkü kolektif adalet yapısını insanların vicdan ve akıl sahalarında kurmamış sistemler, kendilerine benzeyen sistem parçaları yaratırlar. Tersi de mümkün. "[KALIN]Emeğin karşılığı [/KALIN]" deyince illaki yapılan herhangi bir işin karşılığı olarak para/maaş/ ücret anlaşılmamalıdır. Aslında ilk değer budur. Neden? Çünkü insan ilk önce karnını doyurmak zorundadır. Sonrasında zihin-kafa-kol emeğinin karşılığı olan başka karşılıklar da vardır. İnsanların gözünde yükselmek gibi mesela. Rehber, yol gösterici, örnek kişilik...gibi karşılık kavramları da vardır. Veya başka içsel tatminlerin sağlanması da emeğin karşılığı olarak kabul edilebilir. Bu temel kavram sarsıldığı zaman,dolayısıyla diğer emek kavramları da sarsıldığı zaman, zaten sarsılmış da olsa daha da fazla sarsıldığı zaman, her türlü bir çeşit hak arayışları insanların-vatandaşların kendi içsel bencil emek-karşılık kavramlarını oluşturur. Bencil, dışarı bakan tarafta ikircikli karakterler, bu temel bencil içsel emek-karşılık kavramları etrafında yine ikircikli ve kendine özgü adalet kavramlarını oluştururlar. Bu durum, vatandaşların kendisini yönetenleri seçeceği zaman da her açıdan en çok avantayı kimin vereceği tartımı ile adaletsiz ve başkaları için de adaletsiz olacak olan kişilere yol vermesini sağlar. Bunlar aslında bildiğimiz şeylerin genel bir tanımlama çalışmasıydı. Hepimiz biliyoruz bunları. Fakat bilmemize rağmen, kişisel sorunlardan tutun da ülke sorunlarına kadar uzanan sorunların kök sebeplerini aradığımızda , bazen sırasal olarak bazen dağınık bir vaziyette pek çok sebep bulabiliriz. Baş sebebin ne olduğunu bulabilmektir esas olan. Yılanın başı. Esas olan ise, baş sebep ise yukarda anlatmaya çalıştığım "[KALIN]emek-karşılık[/KALIN]" kavramının tanımlaması. Geliştirilen siyasetler, siyasetler sonucu ortaya konulan politikalar.. bunların kökeninde, "emek-karşılık" kavramlarının vurguları siyasetin menşei konusunda bize çok ip uçları verir. Hatta bunlara ip ucu demek yanlış olur, halat ucu denir. Emek-karşılık tanımlama ekseninde verebileceğimiz pek çok örnek bildiğimiz tüm varlıkların değerlerin, siyasetlerin, sistemlerin, inançların... nasıl da deforme(biçim bozukluğuna uğrama) olabileceği yönünde bize sürekli ispatlar sunar.([KALIN]Örneğin[/KALIN]: KPSS'de bazı cemaat gönüldaşları olduğu ispatlanan belki yüzlerce-binlerce kişinin, 800 bin kişinin hakkını yemekten çekinmemesi gibi. Bu, inanç sistemlerinin nasıl da bozulabileceğine ve sonrasında emek-karşılık kavramının nasıl da bozulup insanlara böyle şeyler yaptırabileceğine işarettir. İşaretin de ötesinde delildir. ) Bozuk tanım her şeyi bozar. Ve tüm insanları adaletlice kapsayan kuşatan bir emekçi sistemi kurmak mümkündür. *** Seçimlerle ilgili birkaç durumdan ve kaygılarımdan bahsetmek isterim. Ve sonrasında bazı önerilerde bulunmak isterim. [ARABASLIK]Şöyle olasılıklar var: [/ARABASLIK] Nüfus müdürlüklerinde bir kişiye birden çok nüfus kağıdı vermek mümkündür. Örneğin -yazımızda konu mankeni [KALIN]Cin Ali[/KALIN] - [KALIN]Ali Yılmaz [/KALIN]adlı kişinin, anne adı, baba adı, doğrum yılı...gibi bilgilerinden bir tekini değiştirdiğimizde bize, klonlanmış bir Ali Yılmaz nüfus kağıdı verilebilir. Normal [KALIN]Ali Yılmaz[/KALIN]'dan sanal ortamda birden çok üretmek mümkündür. Yani bu şu demek: Bir kişiye birden çok kimlik vermek mümkündür. Bu kişi, [KALIN]Ali Yılmaz[/KALIN], yanına aldığı diyelim ki 5 adet kimliği ile beş farklı yerde oy kullanabilir. Aynı şehirde, kasabada ... Bizim bu şüphelerimizi artıran ise ülke nüfusunda olan tuhaf artışlar. Bu durum nasıl önlenebilir? Size biraz tuhaf gelebilir ama şimdilik benim aklıma başka yol gelmiyor. Oy kullanmak için kurulan salonlarda bulunan parti temsilcisi görevliler ve partilerin görevlendirdiği dış görevliler tuhaf görünümlü kişileri takip etmeliler ki, bizim sahte Aliler gidip de başka yerlerde oy kullanamasın. Bir karakter profili çıkarmamız lazım. Ben, kendimce bir profil tipi çıkardım. Yani nasıl tiplerdir bu Ali gibi tipler ? 25 ile 35 yaş arası, muhtemelen kılıksız ki kılıklı da olabilir, yüzüne baktığınızda karaktersizlik akan tipler. Büyük çoğunluğu ablak yüzlü. Bu tiplerin büyük çoğunluğu, hatta hepsi erkek. Yani bu birden çok oy kullanmak isteyecek tiplerin hepsi erkek. Salon çıkışlarında bu sahte Alilerin büyük çoğunluğunun bir acelesi olacak, başları önlerine eğik çıkacaklar. İşte, dışarıdaki parti temsilcisi (resmi olmayan görevli gençler) kişiler böyle tiplere dikkatli bakacaklar. Takip edecekler. İkinci yerde oy kullanmaya kalktığı anda tepesine binecekler. [KALIN]İkinci durum şu[/KALIN](ki ben bu durumu iki önceki yazımda belirtmiştim.): Ölüler oy kullanabilir... Bu nasıl olur? Ölmüş olmasına rağmen seçmen bilgi listelerinde adı geçen insanların sayısı azımsanamayacak kadar çok. Herhangi bir kişi, bu ölmüş kişinin kimliğini çok rahat düzenler, kullanılır hale getirebilir. Bu durum nasıl önlenir? Ölü olan kişilerin yakınlarının duruma müdahale etmesi gerekir. Bu suç unsurunun kimlere bildirilmesi gerekir? Bulabildiğiniz tüm kurum ve örgütlere bildirmek gerekir; partilere, emniyete, seçim kurullarına, valiliklere, kaymakamlıklara, yerel ve ulusal medyaya... Kısmen de olsa önlenebilir. [KALIN]Doğu[/KALIN] ve [KALIN]Güneydoğu[/KALIN]'da, özellikle köylerde-küçük yerleşimlerde bazı aşiretlerin ve PKK baskıları ile değişik durumlar ortaya çıkabilir. Oralara müdehale etmek pek mümkün olmayabilir. Anadolu'nun pek çok kırsal bölgesinde; köylerde-küçük kasabalarda özellikle, bir önceki seçimde yaşanan aile satın almaları -örneğin bir ailede 5 oy varsa bu evin-alienin fiyatı 5 bin lira...-olabilir. Bu tür bölgelerin zenginleri-iktidar yalakaları, ihale-kanunsuzluk-adam kayırma vb işler için bu tür büyük paraları harcamaktan çekinmediler, çekinmeyecekler de..bu durumlar için de ne yapılabileceğine ilişikin pek bir fikrim yok. Üç[KALIN]üncü bir durum şu: [/KALIN] Yüksek Seçim Kurulu'nun kullandığı "[KALIN]SEÇSİS[/KALIN] " adlı programın güvenlik sertifikası olmadığını duydum. Yani, bu program, programı yazanların dışında bir başka uzman ekip tarafından güvenlik testine tabi tutulmamış. Bu büyük bir sorun. Bunun yaratacağı sonuçları nasıl engelleyebiliriz? İlçe ve illerdeki, partilerin belirlediği sayım ve sağlama(doğrulama) personeli. Bir ilçedeki bu görevli kendisine gelen, köylerden ve kasabalardan gelen, sonuçları ildeki kendi partilisine bildirecek. Köyler-mahalleler ilçelere, ilçeler illere, iller de , en son Ankara'ya. Çıkardıkları sonuç ile [KALIN]YSK[/KALIN]'nın sonuçlarını karşılaştıracaklar... Bunun mutlaka yapılması lazım. *** Seçimlerle ilgili burada yazdıklarımı okuyan partililer varsa kendi partilerine bu yazdıklarımı bildirsinler. Belki anlattığım şeylerin onlar da farkındalar ama hatırlatmakta fayda var. Özellikle[KALIN] KPSS [/KALIN]olayından sonra, Allah ile bile soygun-vurgun-hırsızlık yapabilen, bir değil binlerce muhteremin(!) varlığını öğrenmemiz bizleri çok dikkatli olmaya itiyor. Samimi şekilde tüm partilileri-sağından soluna- uyarıyorum: Karşımızda, büyüklüğünü ve ne yapabileceklerini hiç tahmin bile edemeyeceğiniz büyüklükte bir çete var. *** Bir şiirle bitirelim.Büyük Üstad [KALIN]Necip Fazıl[/KALIN]'dan: [KALIN]Kadın Bacakları [/KALIN] Her kadının bastığı yerde sanki kalbim var Kalbim ki zevk alır ezilişinden Ömrümüzün geçtiği yolda bana sorsalar Gidiyorum bir kadın bacağının peşinden Bir kadının, içinden ağlayışı, gülüşü Gözlerinden ziyade bacaklarına yakın Bir lisandır onların duruşu, bükülüşü Kadınlar, onlar varken konuşmayınız sakın ince sütunlardaki ilahi güzelliğe Bacakların ruhudur şekil veren, diyorum Bacakları bir kalın örtüde saklı diye Mermerde kalbi çarpan Venüs'ü sevmiyorum Boynuma doladığım güzel putu görseler insanlar öğrenirdi neye tapacağını Kör olsam da açılır gözüm ona sürseler isa'nın eli diye, bir kadın bacağını [KALIN]Necip Fazıl Kısakürek[/KALIN]

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Teşekkürler Yoldan-daş Genel 12.03.2019
Didim, Pompei olur mu? Sosyal 02.03.2019
O ayaklar iyi ayaklar değil- Mikrop-iyolojik incelemeler Anı 25.02.2019
İnsan 4.0 Genel 13.02.2019
Çete çeteye girmiş- Koko-Bonzo-Fetö Genel 09.02.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Yeni Yol Anı 25.04.2019
Bir Özlem Ancak Bu Kadar Yakabilirdi İçimi.. Anı 08.04.2019
Doğu Türkistan'da Yaşam. Benim Hayatım, Yaşananlar ve yasaklarlar Anı 18.01.2019
32 Yaşımdan 32 Öğüt Anı 10.12.2018
geçiyor mu Anı 07.12.2018

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.