Peki Biz Kime Güveneceğiz?

Eskiler "Siyaset yalan söyleme sanatıdır." derler. Son günlerde gördüklerimiz ve yaşadıklarımız bu sözün doğruluğunu kanıtlıyor. Dün söylediklerini bugün yutanlar, dün sustukları yerde bugün konuşanlar siyasetten tiksinmemi sağlıyor.

Halkoylaması süresince "hayır" oyu veren bir siyasi parti olan CHP'ye eleştiride bulunmak istemezdim. Fakat gördüklerim ve partinin şu anki genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun söyledikleri bu eleştiriyi yapmamda bana epey yardımcı oluyorlar. Kemal Kılıçdaroğlu CHP'nin genel başkanı olduğunda bu durumu iyi karşılayanlardan biri de bendim. Son yıllarda yaptığı tutarlı siyasete rağmen halktan beğeni alamayan üstüne bir de kaset olayı patlak veren Deniz Baykal'ın yerine, halktan destek gören ve genel başkan olması beklenen Kılıçdaroğlu'nun başkan olmasının CHP'nin oylarını arttıracak önemli bir olay olduğunu düşünmüştüm. Fakat son günlerde Kılıçdaroğlu'nun söylemleri düşünceleri benimle örtüşen çoğu kişiyi şaşırtıyor.

Memleketi Tunceli'de "doğusuyla batısıyla toplumsal mutabakatla genel af" diyen Kılıçdaroğlu, batıdan genel af konusunda onay almış gibi görünüyor. Oysa batı illerinde yaptığı hiçbir mitingde bu söylemi kullanmamıştı. Genel başkan olmadan önceki konuşmalarında da "genel af" isteğini tekrarlayan Kılıçdaroğlu, o dönemki genel başkanı olan Deniz Baykal'dan gördüğü tepki üzerine bu söylemi tekrarlamamıştı.

Cumhuriyet Halk Partisi, İnönü'nün değil Atatürk'ün kurduğu bir partidir. Atatürk'ün konuşmalarını, sözlerini unutan bir düşünce CHP içerisinde yer almamalıdır. Atatürk'ün her nutkunda, her sözünde sürekli tekrarladığı "Türk milleti" sözü, günümüz yönetiminde ortadan kaybolmuştur. Bu milletin adı Türk milletidir. Bu sözden korkmaya lüzum yoktur. "Halkımız, toplumumuz" demekle bu gerçek gizlenemez. Söylememek, onaylamamak anlamına gelir ki, bu durum da CHP'nin Atatürk geçmişiyle bağdaşamaz. Türban olayında Anayasa Mahkemesi'ne başvuran bir partinin bugün "Başörtüsü sorununu biz çözeceğiz" demesi, "Türk'üm diyemeyen başbakan" derken kendi partisinin genel başkanının Türk'üm diyememesi dünü hatırlayan herkesi hayal kırıklığına uğratır.

Kemalist olmak için yalnızca halkçı ve devrimci olmak yetmez. Hatırlatmak gerekir ki, CHP'nin altı okundan birisi de milliyetçiliktir. Milliyetçilik olmadan ne CHP'li olunur ne de Kemalist... Türk milleti demeden, Türk'üm diyemeden, "Ne mutlu Türk'üm diyene" demeden milliyetçiyim denemez. Bu milliyetçiliğin adı Mozambik milliyetçiliği değil, Türk milliyetçiliğidir. O halde bu ulu soyun adını kullanmamak niye? Doğru olan Dersim olayında "O dönem başbakan İnönü değil, Bayar'dı" derken, suçlama yapar gibi Celal Bayar'a yük atılırken, cumhurbaşkanının Atatürk olduğunu göğüs gere gere söylemektir. Ne yazık ki bu cesareti göremiyoruz. Son günlerde doğu ve güneydoğu illerinde yaşananlar, Önder Sav'ın "raporunu kabul etmiyoruz" demesine rağmen görevden alınmayan Diyarbakır yönetimi, batıdaki oyları garanti sayıp yüz tane bile oy çıkmayan memleketlere göz kırpmak ne yazık ki milliyetçi hassasiyetleri olan kişileri hayal kırıklığına uğratmaktadır.

Oyları çantada keklik sayanlara duyurulur.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Atsız Bey'in İlk Eşi Mehpare Hanım Kimdir? Tarih 23.04.2014
Otorite Politika 09.02.2014
Atsız'ın 9 Mayıs Savunmasının Haklılığı Tarih 12.01.2014
Atsız'ın Basılmamış Eserleri Hakkında Tarih 11.12.2013
Necip Fazıl'ın Kanuni Hakkındaki Düşünceleri Tarih 16.09.2012
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Avrupalılar Siz Sömürdünüz Biz Yönettik Politika 19.02.2021
İSTİKBAL GÖKLERDEDİR Politika 12.02.2021
Türk Birliği Politika 25.01.2021
Güvenir Halim Kalmadı Politika 29.12.2020
KKTC SECİMLERİ ÜZERİNE Politika 26.10.2020

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.