Sığır Olacağım Ben

Bugün geri dönerken, yolda bir sığır sürüsüne denk geldim. Haliyle, durmak zorunda kaldım. İnekleri görünce kızmadım. Birkaç çoban vardı başlarında. Medeniyetin dört şeritli hale getirdiği yoldan geçtiler aheste davranışlar sergileyerek. Telaşsız olmamalarını kıskandım. Birkaç tanesi dönüp bana baktı. Tın, dediler sanki içlerinden. Dönüp yürüdüler karşı tarafa doğru. Bu sığır sürüsünde huzur veren bir şeyler vardı. Ne çok şey biliyorduk biz... Ne çok kültürlüydük. Fakat onlar kadar huzurlu olamıyorduk. Sanki, huzursuz olmak için elimizden geleni yapıyorduk. Medeniyet ile çakışan bu sığır sürüsü ne çok düşünceye sevk ediyordu bizi. Çok da yağmurluydu ova. Beyaz bulutlar sanki tüm ovayı kaplamıştı. Yağmur atıştırıyordu bir yandan. Silecekler çalışıyordu. Sığırları seyrederken çok düşüncelere daldım. Ne de olsa sallana sallana gidiyorum, biraz da düş kurayım dedim. Bulutlardan geçen sığırlar. Çok da romantiktiler aslında;yani fon olarak. Uçan inekler. Çobanların ellerinde çok yıllık, ateşte pişirilmiş değnekler sihirli simler saçıyorlar, gülümseyen ineklerin başlarına okşarcasına dokunuyorlardı. Vurmak için değil de, onları mutlu etmek için sihir yüklenmiş gibiydiler değnekler. Bir an arabanın kapısını açıp aralarına katılmak istedim;gözlerimi kapadım; ayaklarım yerden kesildi. Zeus, sevdiği peri kızını etkilemek için bir inek kılığına girmişti. Başarılı olmuştu da. Hera, işini tam yapamayan gözcüyü, tavus kuşunun kuyruğunda gözlere çevirmişti. Fakat, bu düşte böyle şeyler yoktu. Kapı açıldı, uçtum aralarına doğru. Ne çok huzur vardı. Üstüne üstlük, beyaz bulutların üstünde uçuyorduk. Onlara benzememiştim fakat beni yabancısamamışlardı. Hatta memnundular sanırım durumdan. Saksağanlar geçti yanımızdan. Çobanlar değneklerinden simlerini saçtılar sürekli. Kimse konuşmuyor, mölemiyor, en ufak ses dahi çıkarmıyorlardı. Babam, arabayı yolda bıraktığım için bana kızabilirdi. Zira Turhal'a uçarak gidiyordum. Olsundu. Huzurluydum. Dedim çobanlardan birine; bu değnek beni sığır yapabilir mi? Dedi;yok! Tüh dedim..Fakat, fakat dedim şart da değil aslında..Madem ki duyuyorum bu huzuru , yeter , dedim...


Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.