Taşınmak Zor Zanaat

Bir taşınmak telaşıdır aldı yürüdü. Her taşınmak aynıdır. Koli bandı, kutu vb. nesneler olayın vazgeçilmezidir. Ve şu anda eli-yüzü tozlu, terli bir "gendü halinde yazar" olaraktan olayın ağırlığını omuriliğimin son diskine kadar hissediyorum. Gerçekçi adayı bir yazar olaraktan, koli bantlı, terli, kirli, omurilik sancılı bir yazı yazmam kaçınılmazdı...Olay, çok boyutlu; hangi yönünü anlatsam... bu yönler, koli bandı ile paketlenip yazılacak şeyler de değil ki... Öncelikle şuradan başlayayım: Her ev sahibimle mutlaka, çıkarken papaz olmuşumdur...Kabahat kimdeydi diye soracak olursanız...elbetteki onlarda!! Özellikle, bundan önceki iki ev sahibim son derece paracı, para için ruhlarını satabilecek kadar aşmış, "guru", "tuzu guru" olmuşlardı. Ne de olsa Ümit hoca güler yüzlüdür, dalgındır...kökle kökleyebileceğin kadar diye yaklaşırlar...sonra ben hesabı kitabı milimetrik olarak ortaya koyup onları borçlu çıkarınca çirkefleşirler...Dünyanın en kötü adamı olurum..İnsanların, benim bir sürü detayı görmediğimi sanmaları büyük hatadır...Yoksa yani, evlerini, tertemiz bırakıp çıkarım her zaman. Ev sahibi muhabbeti böyle.. Fakat şu anki ev sahibim, Allah bana yine de acımış olacak ki, nezaketli insan... Taşınılacak ev henüz bulunmadıysa derin düşüncelere dalınılır: acaba, nasıl komşularım olacak...ev ararken, o meşhur bekar muhabbeti yapılacak mı? Bu noktada şunu söylemek isterim. Bekar muhabbeti yapıp ev vermek istemeyenlerin, kısmen haklı olabilmekle birlikte, sapıkça güdülerinin olduğunu da düşünüyorum...Çoğunun ilk aklına gelen şey: acaba karıya kıza komşuya bakar mı,sarkar mı, tecavüz eder mi...gibi sorular... Ben her zaman söylerim:evli bir erkek daha tehlikelidir..Nitekim, etrafta, çok yakınlarımda gördüğüm olaylardan tutun da, televizyon programlarının içinde her sabah her akşam seyrettiğimiz zincirleme olaylara baktığımda, evli bir erkeğin daha tehlikeli olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim..Yani tabii, ben de insan evladıyım, bir erkeğim ben, elim gözüm kayar fakat, potansiyel tehlike durumu açısından bakıldığında en tehlikeli komşu evli komşudur. Tecrübeliyim ben, şimdiye kadar kimseye bir şey yapmadım. Taşınma zamanları ev dağınıktır. Gerçi, bu benim için olağan bir şey, bundan pek rahatsız değilim. Evim evim canım evim, dir her zaman. Taşınma anları, yani kamyon evin önüne geldiğinde ,aslına bakarsanız en stresli anlardır.Taşımayı , tuttuğunuz elemanlar yapsa bile meraklı komşuların, eşya ölçme , kendi eşyalarıyla karşılaştırma törenleri gizli bir gerginlik yaratır. Zaten bu eşya karşılaştırma olayı yerleşikken de vardır fakat taşınma anında, sanki çıplak kalmışsınız da bütün millet de sizi seyrediyor gibi olur. Taşınan kişi de mümkün olduğunca kimseyle göz göze gelmek istemez. Aynı durumlar, taşındığınız eve vardığınızda da yaşanır. Sıkıntılar yaşansa da gizli bir hür kalmışlık duygusu da vardır...Toparlanmış eşyalar birer yanda dururken, pide-kebap türü yemekler yemek bir çeşit hürlük duygusu da verir gibidir. Şahsıma özel bir şey de şu: eşyalar toplanmışken, yani evde bir boşluk havası varken kendimi rahat da hissederim.Eşyaların zihnimi, ruhiyatımı nasıl doldurduklarını fark ederim, toplanmadan sonra bu rahatlığın keyfini de sürerim. Normalde de, fazla eşyayı sevmeyen biriyim. Evdeki eşyalar çok fazla değil; çok fazla olmayan eşyaların çoğu da şuna buna şu kişiye lazım olur düşüncesi ile alınmış eşyalardır. İlk göreve başladığım zamanlar geldi aklıma...İzmir'de... Beyaz eşya filan almıştım... İlk iki hafta kadar bir süre hiç mutfak eşyası yoktu...Aceleyle bir çatal, bir kaşık, bir tava,bir çay bardağı almıştım. Bir tane de fiskos vardı. Plastik tabureye oturup menemen, yumurta filan yiyip duruyordum...Hey gidi... Eşyalar harap olur, ne kadar dikkatli olursanız olun, mutlaka hasar meydana gelir...Fakat benim eşyaların çoğu dayanıklı çıktı, pek çok ağır kalem eşyayı aldığımdan beridir kullanıyorum...Özellikle buzdolabına hayranlıkla bakıyorum; çok savaş görmüş bir general gibi..o kadar çok çizik mizik var ki yine bir sefer de olsun teklemedi. Fakat durum onu gösteriyor ki birkaç çizik daha atılacak yanına-yöresine... Her taşınmamda bir kitap muhabbeti mutlaka olur. Yani, taşınmama yardım eden işçiler gavur ölüsü gibi ağır, özellikle meslek kitaplarımı sorarlar. Bir kısmı, bu kitapları okuyup okumadığımı sorar; bir kısmı hayretle bakar. Onları en çok yoranın da bu kitapları taşımak olduğunu söylerler. Derim: ne yapayım! meslek icabı. Hayretle baktığınız bir çöp yığını oluşur. Taşınma halinde olmadığınız zamanlarda sağda-solda birikmiş, lan-kız belki işe yarar diye atmadığınız kağıt, gazete, plastik, kap-kacak..lardan bir çöp yığını oluşur... Utanmanız varsa utanırsınız. ... En son gece..taşınmadan bir gün önceki gece...ertesi günkü hengame akla gelip ruhu germekle birlikte, sanki öte aleme gidiyormuşçasına bir film şeridi geçer gözlerinizin önünden... Yeni işyerinizdeki tanışmalar..aklınıza gelir... Sonra uyursunuz... *** [KALIN]Ayrı Not: [/KALIN] Şehitler...Ben onları yazacaktım;siyasetsiz tarafından...Ancak, bu çok zor bir iş... Faydasız...Akşam haberlerinde, şehitlerin ailelerini gösteriyorlar... Bir anneye yöneldi mikrofon... Anne dediysem..nasıl yaşlı bir anne öyle!.. 20-23 yaşlarında bir delikanlının annesi bu kadar yaşlı olabilir mi ... Yaşmağı, hep bilindik...eski..hep bilindik..oyalı...Anne ben buradayım...diyebildim...başka da bir şey diyemedim... Onları yazmak çok zor; yazdığımız her şey onların yanında hiç kalır... Faydasız... Klişeden öte gidemez benim yazdıklarım...Çiğlik de olur bu... Bu akşam o anneye anne diyelim hepimiz, acımızı asilce çekelim..suskunca ve asilce...

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Teşekkürler Yoldan-daş Genel 12.03.2019
Didim, Pompei olur mu? Sosyal 02.03.2019
O ayaklar iyi ayaklar değil- Mikrop-iyolojik incelemeler Anı 25.02.2019
İnsan 4.0 Genel 13.02.2019
Çete çeteye girmiş- Koko-Bonzo-Fetö Genel 09.02.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Yeni Yol Anı 25.04.2019
Bir Özlem Ancak Bu Kadar Yakabilirdi İçimi.. Anı 08.04.2019
Doğu Türkistan'da Yaşam. Benim Hayatım, Yaşananlar ve yasaklarlar Anı 18.01.2019
32 Yaşımdan 32 Öğüt Anı 10.12.2018
geçiyor mu Anı 07.12.2018

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.