Kemalizm'in İçindeki Türkçü Düşünceler

Türkçü olmak bugün kimilerince suç sayılıyor. Türkçülük ve Kemalizm'in yan yana yürüyemeyeceğine dair yazılar iki kesimden de geliyor. Kendine Kemalist olarak niteleyenlerin genel söylemi şudur.

"Kemalist kişi Türkçü olamaz. Çünkü Türkçülük ırkçılıktır. Kemalizm'de ırkçılık yoktur."

Kemalizm'in temellerinin ırkçılık üstüne kurulmadığını herkes gibi ben de biliyorum. Fakat bu iddiaları ortaya koyanların bilmesi gereken bir durum var. Türkçülük yalnızca ırksal farklılıklara dayanan bir ideoloji değildir. Türkçüleri Kemalist olarak kabul etmeyen zihniyet, nedense aynı dışlayışı kendine önder olarak Atatürk'ü değil Lenin'i, Mao'yu ya da Marks'ı alanlara kucak açmaktadır. Türkçüleri "tu kaka" diye niteleyenler, Atatürk'ün adını ağzına dahi almayan komünistleri Kemalist sanmakta, yürüyüşlerine katılmakta, konserlerine gidip sloganlar atmaktadır. Bu ayrımcılık değil de nedir?

İbrahim Kaypakkaya'yı yitirilmiş bir devrimci Kemalist sananların tarih derslerini yeniden alması gerekir. Kemalizm'i sayfalar dolusu eleştirmiş, yerden yere vurmuş bu şahsiyeti el üstünde tutup da Ziya Gökalp'i ya da Yusuf Akçura'yı "ırkçı" diyerek hakir görmek kimin haddinedir!

Bilmeyenler için Kaypakkaya'nın Kemalizm eleştirisinden bir tümce eklemek, belki onların araştırıp doğru yolu bulmaları için bir adım olabilir. "Kemalist diktatörlük, sözde demokratik, gerçekte askeri faşist bir diktatörlüktür."

"Kemalist kişi Türkçü olamaz" diyenlere, Atatürk'ün Cumhurbaşkanı olduğu, bugün "Kemalist rejim ile yönetilen dönem" olarak adlandırdığımız dönemde; rejimde görev yapan isimlerin Türklük, Türkçülük ve ırklar hakkındaki konuşmalarından birkaç örnek sunmak gerekir. Ağzından ırk sözcüğünün çıktığını duymak kimilerine şaşırtıcı gelse bile İsmet İnönü, o dönemin taleplerine yanıt veren isimlerden biriydi.

"Benim kanaatimce kahramanlık, milletler arasında birinci sırada yer tutmak için ilk şarttır. Kahramanlık, kanın fıtraten haiz olduğu kudretten gelir. Irkımızın kahramanlığına Gaziantep güzel bir numune olmuştur." "Cumhuriyet idaresinin genç Türk unsuruna verdiği inandırıcı kanaat budur ki, dünyanın inanmadığı eserleri vücuda getiren azim ve fedakârlık ırkımızda vardır."

"Vazifemiz Türk vatanı içinde bulunanları behemehal Türk yapmaktır. Türklere ve Türkçülere muhalefet eden anasırı kesip atacağız. Vatana hizmet edeceklerde arayacağımız evsaf her şeyden önce o adamın Türk ve Türkçü olmasıdır"

Bu sözler İsmet İnönü'ye aittir.

"Benim fikrim, kanaatim şudur ki, dost da düşman da dinlesin ki, bu memleketin efendisi Türk'tür. Öz Türk olmayanların Türk vatanında bir hakkı vardır, o da hizmetçi olmaktır, köle olmaktır." Sözlerini söyleyen Mahmut Esat Bozkurt'un bakanlık yaptığını, Türkçülük akımının Ziya Gökalp ile birlikte kurucuları arasında sayılan Yusuf Akçura'nın da malum dönemde milletvekili olduğunu da belirtmek gerekir. Ayrıca Türk ırkının yapısı konusunda çalışmalarıyla ünlü olan Afet İnan'ın da Atatürk'ün manevi kızı olduğunu hatırlatmak gerekir.

Malum dönemde Türk dili ve Türk tarihi konusunda çalışmaları ile ünlenen, Atatürk'ün soyadı kanunu çıktığında soyadını "Dilaçar" olarak belirlediği Agop Efendi'nin Kemalizm ve Türkçülük konusundaki yazıları da kayda değerdir.

"Türkçülük ırkçı olmadığı için noksandır, Kemalizm ona ırkçılığı ilave etmiştir"

"Kemalizm Türkçülüğü, Ziya Gökalp Türkçülüğünü reddetmez tamamlar. Ziya Gökalp için menşe birliği mevzubahis değildi, yabancı kaynaktan gelen fakat Türk kültürüne temessül eden ve onunla kaynaşan her şey Türk'tü. Kemalizm Türkçülüğüne göre ise "her Türk asıllı olan Türk'tür"; yabancılaşmağa yüz tutmuşsa, onu tekrar kültürüne döndürmeli, zira o Türk'ün malıdır."

"Kemalist Türkçülük ise, hem somatik hem ırk hem etnik esaslarına istinat ediyor; kültür bahsi de dine büyük bir rol bırakmayarak, onun oynayacağı kültürel ve milli rol, başka amillerle telafi edilmiş bulunuyor. Bu ekolü kuran ebedi şefimiz Atatürk olmuştur"

Agop Efendi'nin son cümlesine katılmadığımı söylemeliyim. Atatürk'ün Türkçülüğü meseleye yalnızca ırksal açıdan bakan bir anlayış değildi. Atatürk'ün Türkçülüğünde ırksal birlikten çok kültürel birlik önemliydi. Atatürk tarafından Türkiye'de yaşayan her etnik unsur Türk olarak kabul edilmekte, Türk devletlerinin birleşme ülküsü siyasi olarak imkânsız görülmekteydi. Fakat bu birlikteliğin siyasi olarak olmasa bile kültürel olarak gerçekleşmesi gerektiğini söyleyenlerden biri de Atatürk'tü. Şu cümleler kültürel Türk birliğine olan inancını ortaya koymaktadır.

"Bugün Sovyetler Birliği dostumuzdur, komşumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır. Fakat yarın ne olacağını bugünden kimse kestiremez. Tıpkı Osmanlı gibi, tıpkı Avusturya-Macaristan gibi parçalanabilir, ufalanabilir. Bugün elinde sımsıkı tuttuğu milletler elinden avuçlarından kaçabilirler. Dünya yeni bir dengeye ulaşabilir. İşte o zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir... Bizim bu dostumuzun idaresinde dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak yalnız o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lazımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır? Manevi köprüleri sağlam tutarak. Dil bir köprüdür. İnanç bir köprüdür. Tarih bir köprüdür. Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimizin içinde bütünleşmeliyiz. Onların bize yaklaşmasını bekleyemeyiz. Bizim onlara yaklaşmamız gerekli..."


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Atsız Bey'in İlk Eşi Mehpare Hanım Kimdir? Tarih 23.04.2014
Otorite Politika 09.02.2014
Atsız'ın 9 Mayıs Savunmasının Haklılığı Tarih 12.01.2014
Atsız'ın Basılmamış Eserleri Hakkında Tarih 11.12.2013
Necip Fazıl'ın Kanuni Hakkındaki Düşünceleri Tarih 16.09.2012
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Avrupalılar Siz Sömürdünüz Biz Yönettik Politika 19.02.2021
İSTİKBAL GÖKLERDEDİR Politika 12.02.2021
Türk Birliği Politika 25.01.2021
Güvenir Halim Kalmadı Politika 29.12.2020
KKTC SECİMLERİ ÜZERİNE Politika 26.10.2020

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.