Ben Şair Değilim'e Ek

Daha önce yazdığım "Ben Şair Değilim" yazısı ile gelen şiir tepkilerine bir nebze olsun yanıt verdiğimi düşünüyordum. Fakat bu yazı pek yeterli gelmemiş ya da birileri okumayı zaman kaybı sayıp yorum yazmayı marifet bilmiş. Son günlerde eklediğim yazılara pek fazla yorum ve eleştiri eklenmeye başladı. Nedense içimde bu yazılanlara yanıt verme isteği uyanıyor. Zaten gelen talepler de bu yönde...

Bir "yazar" beyefendi, benim yazdığım "Molla Sevenin Şiiri"ne şu yorumu yapmış.

"Kağan Bey, Siz kimsiniz? Yarın da bize kendinizi tanıtın... Not: Meramınızı düz yazı ile anlatmanızı tavsiye ederim, çok kötü bir şiir olmuş..."

Sanırım aynı şehirde yaşadığımız bu yazarımızın, benim kim olduğumu sorarken içinde olan düşüncesini ne yazık ki anlayamadım. Benim kim olduğum ne anlamda soruluyor? Evlenme programına katılmadığımıza göre, siyah saçlı ela gözlü diye kendimi anlatacak değilim. Herhalde manevi düşüncelerimi merak buyurmuş. Şahsıma ait bir internet sitem vardır. Orada "Ben Kimim" bölümünde şöyle yazmaktadır.

Kağan Bahadır, siyaset yazarı ve Türkçü düşünce adamı 1988''de Antalya'da doğdu. İlkokulu Mehmet Kesikçi İlköğretim Okulu'nda, liseyi Antalya Lisesi'nde bitirdi. 17 yaşında Akdeniz Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu'nu kazandı. Fakat üniversiteyi ikinci senesinde bıraktı. Daha sonra iş hayatına atılıp, muhasebe bölümünde çalışmaya başladı. Bu arada siyaset ile daha çok ilgilenmeye başladı. Hüseyin Nihal Atsız'ın kitapları sayesinde  Türkçülük düşüncesine merak salmaya başladı. Daha sonra Irkçı Turancılar Düşünce Grubu'na üye oldu. Kısa sürede tanınan bir birey haline geldi. Yazıları ilgiyle okunmaya başlayınca, kendi ismini taşıyan bir site kurdu. Yazıları hem Politizm'de hem de kendi sitesinde yayınlanmaya başladı. Orta düzeyde de İngilizce bilmektedir.

Bu tanım haricinde başka bir şey soruluyorsa yanıtlayayım. Fakat herhalde içtimai hayatım sorulmuyor. Mesleğim soruluyorsa da milli şuur tabiyesi ve topluma münevver kişiler kazandırmaktır. Buraya kadar meramımı düzyazı ile anlattım. Hatta sizin alıntı yaptığınız bir makalede de savunduğunuz gibi fazlasıyla Arap kökenli sözcük kullandım. Meram demeyi yeğlerken nesir yerine "uydurma" olarak nitelediğiniz "düzyazı" kullanmanız sizin adınıza üzüntü vericidir. Türkçe sözcükleri uydurma kelime olarak niteleyen, Kuran kültürünü Arapça konuşmak sayanlara meramımı ancak böyle anlatabilirdim. Makalelerden ya da yapılan eleştirilerden vakit kalırsa, uzun süredir kalem tutan bu ellerin karaladığı üç beş dörtlüğü de yayınlarım. Bir süre önce yayınladığım, sayenizde bugün ikincisini yazdığım "Ben Şair Değilim" adlı yazımı okumanızı öneririm. Orada şiir konusunda bir iddiam olmadığını daha önce belirttiğimi görürsünüz. Fakat şiir konusunda iddiam olmaması, hatta yazdıklarımın çoğunu beğenmemem dahi bunları yayınlamama engel değildir. Sonuçta beğenen üç beş kişi çıkıyor. Ayrıca Öz Türkçeyi uydurma kelimeler olarak niteleyen birinin bu şiiri beğenmesi de şaşırtıcı olurdu ve beklenemezdi. Kendi çapımda, şiirlerimi okuyan ve beğenen bir kitlem vardır. Bunlardan birini kaybetsem ve kaybettiğim kişiye değer vermişsem inanın çok üzülürüm. Ama Arapçayı Kuran kültürü, yalın Türkçeyi uydurma kelime olarak niteleyen ve camiye kokan çoraplarla girmeyin diye fetvalar yazan birinin, Molla Sevenin Şiiri'ni okuması ve kötü olarak nitelemesi beni yalnızca onurlandırır.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Atsız Bey'in İlk Eşi Mehpare Hanım Kimdir? Tarih 23.04.2014
Otorite Politika 09.02.2014
Atsız'ın 9 Mayıs Savunmasının Haklılığı Tarih 12.01.2014
Atsız'ın Basılmamış Eserleri Hakkında Tarih 11.12.2013
Necip Fazıl'ın Kanuni Hakkındaki Düşünceleri Tarih 16.09.2012
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Hoş geldin 35 Yaşım :) Anı 16.01.2021
Kendine Saygısı Olmayan Anı 29.09.2020
Samimiyet Anı 19.09.2020
29.05.2020 Cuma Tarihe Not (günlük) Anı 31.05.2020
Dersimizi aldık mı? Anı 27.03.2020

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.