Çiğdemler Kurudu

Kavakların şehvetli zamanları. Milyonlarca, küçük uçan tüy yumaklarının içinde tohumlarını salıyorlar doğaya. Kavga edeninden tutun da insanların hayretle bakanlarına, çocuk gözleri ile ve elleriyle "sıcak kar" diyenlerinden tutun da ana avrat sövenlerine kadar...kavakların şehvetli zamanları. Karasından uzununa kavakların sessiz aşk serenatları, asfaltlardan, insanların boyalı, kırışık, asık, güler yüzlü yüzlerinden bulutlara yükselen buharsı, görünmez, bir o kadar da büyük aşkları. İki metre berisinde durduğumuz yolun karşında, yedi katlı bordo apartmanın en tepesinde bir erkek güvercin, tepenin kenarlık duvarı üstünde hızlıca adımlarla, bir Egemenlik parkı yönüne bir köprü yönüne volta atarcasına yürüyüp duruyor. Bitişiğindeki kaldırımdan, içinde bulunduğum minibüsün tarafına doğru, bir liseli genç geçmeye çalışıyor. Ardında, kaldırım boyunca kısa maceralar için evlerinden çıkmış ağzı çiklet kokan küçük fakat makyajları bol kızlar şehir meydanına doğru yürüyor. Bayan yanı gerginliğini aklıma getirmemeye çalışarak yine oturmuşum cam kenarı koltuğa. "Abi kalkar mısın, bayan yanı olacak orası" gerginliğim uzun sürmüyor, yanıma benim yaşlarımda bir erkek oturuyor. Üç-dört gündür, baskın havalarla haşır neşiriz. Aniden ve çokça ısınmış olmalı ki hem yeryüzü hem şu bulutların üstü, bir türlü yağmayı beceremiyor bulutlar. İlk defa çok heyecanlı değilim. Uçsuz bucaksız Kazova, biliyorum ki yine yeşilliğin bin bir çeşidini gösterecek bana. Şehirden çıkmadan önce, kırmızı ışıkta durduk. Kesikbaş köprüsünün başında, birkaç metre geride bir reklam panosuna yaslanmış, eski, keten pardösülü; kahverengi yaşmaklı bir orta yaşlı kadın. Kızışan havadan en çok o şikayetçi. Ağzına doğru sarkmış yaşmağını düzeltiyor sağ eliyle. Reklam panosundaki reklamdan habersiz. Kim derdi ki ona konturlu telefon günleri gelecek de , sen de bir gün onun reklamının olduğu panoya yaslanıp of çekeceksin. O pardösü en az 30 yıl öncesinin modası. Eskide kalanlar hep böyleler. Köprünün altından Yeşilırmak geçiyor, gri de karışmış yeşil rengiyle.Akan suyun yüzüne de bakıyor kadın gri bir kederle. Çıkmadık henüz şehrin dışına. Gelirken de aynıydım sanırım. Kimseyi görmek istemiyordum. Sazan heykeline baktım ırmağım tam ortasındaki. Gıpgri olmuş veya zaten öyle miydi. Çıkamadım bir an işin içinden. Babamın,arkadaşlarıyla Kaz gölüne gittikleri zamanlar geldi aklıma. Çok pulluydu tuttukları balıklar. Fakat yemesi güzeldi o zamanlar. Ben de gitmek isterdim fakat söyleyemezdim ona hiç. Geri geldikleri zamanlar güzeldi fakat. Leğenin içindeki suyun yüzeyinde yüzerdi balık pulları, parıldardı. Sonraki zamanlarda, dağlara götürürdü babam beni. Tanıyayım, bileyim,seveyim diye sanırım. Sevmenin esaslısı sözsüz olurmuş. Anlata anlata anlatılamayacak şeyler varmış. Belki de bu yüzdendir sevmeyi bilemeyişimiz. Anlatmaktan ziyade onu göstermek gerekiyormuş... Çiğdemler gibi. Dağların tepelerinden bakınca ucu bucağı anlatılamaz masallar gibi aşağılara...sanırım o zamanlar sevdim dağları ben. Sonra, Çiğdemleri de. Hala küçüktüm, balık zamanlarından o yana. Yerelmasını ilk o zamanlar gördüm. Çiğdemleri o zamanlar tanıdım. Erkenden açtıklarını öğrendim o zamanlar. Soğuklar henüz gitmemiştir, toprak henüz sert gibidir ve kırmızıya çalar rengi. Fakat Çiğdem ne güzeldir, orada gördüğüm altın sarısı rengiyle. Çiğdemler açtığında..dedim. Çiğdemler açtığında. Gidemedim yine. Kaç yıldır, gideyim diyorum o zamanlarda...Açıyorlar ve soluyorlar. Ben gidemiyorum. Kurudu yine bu yıl da hepsi. Çiğdemler kurudu.

Oradan bakınca, ta yücelerden, çiğdemlerin açtığı zamanlar kırmızıya çalan topraktan, o zamanlar deniz sandığım buğulu ovanın ötesindeki apartmanlar, güvercinler, yaşlı kadın ve Yeşilırmak...mı gerçektiler?.. Yoksa buradan bakınca , güvercin yürürken bordo apartmanın tepesinde, kaldırımlar taşırken insanları bilmedikleri her yere, yorulunca eski yüzlü kadın...buradan bakınca orası mı rüya? Fakat Çiğdemler kurudu.

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Tek bir şiir- Şiir 12.09.2019
Terkibat Günlüğü- Bir faşistin anatomisi Sağlık 06.09.2019
Kısa Öykü - Tüh Edebiyat 03.09.2019
Gereksiz sözler Evrensel 01.09.2019
Faşo Versiyon 4.0 Evrensel 28.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
KİMSE YOK MUUUUU!? Anı 27.08.2019
Yaşlı Amca Ve Kur'an Öğrenme Anı 14.07.2019
hayırlısı:) Anı 05.07.2019
Yeni Yol Anı 25.04.2019
Bir Özlem Ancak Bu Kadar Yakabilirdi İçimi.. Anı 08.04.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.