Dünyaya düşen her canlının görevi vardır, bazıları sadece beğenilir her an ilgi gösterilmeli şımartılmadır.
Onun görevi odur dünyada, sanki birilerinin onu beğenmesi güzel sözler söylemesi bununla mutlu olmak keyif almak hepsi bu dünyası budur, çünkü misyonu bu güzel olduğunu düşünmek.
Bazılarının da sanki göreviymiş gibi pohpohlayıp koltuk altlarını kabartmak, başka bir platform tabi onlara biz sadrazam yaveri diyelim, hay hay paşam şöylesiniz böyle güzel şöyle iyi gibisinden davranışsal gevşeklik tavırları.
Benim görevim bu değil, birilerine güzel sözler söyleyip onu mıncırmak egosuna tavansal tatminler eklenerek ah ben ne güzelim ah ben ne şirinim replikleri söyletmek üzerine tez yazacak biri değilim sanırım vakit kaybı.
Birini beğendiysen söylersin biter bu kadar diğer süslemeli sözler karşılıksız sarf edilmez diye düşündüm ampul kafamızda hareli bir rahatsızlık yaratırken.
Hiç kimsenin egolarını doyurmak gibi bir görevimiz olduğunu sanmıyorum şu dünyada, zira bundan daha önemli güzellikler olmalı, fanilik bilinciyle yetiştiğimiz toplum hayatından kopmaya yaklaştığımızda.
Tabiatımız gereği mutlaka bir erkek bir bayana hoş sözler sarf eder bunun adı kur yapmaktır.
Öküzler bile hayvanlar âleminde birbirine kur yapar kulağını ve kuyruğunu sallayarak hem de.
Neyse susuyorum.
Bazen tek bir nokta gibi olduğunuzu düşünürsünüz sonsuza uzanan tek bir nokta.
Varsın sizi hecenin sonundaki bir nokta sansınlar düşüncelerin son bulduğu duraklarda olmanız gerekliliğine bir gün uyanacaklardır nasıl olsa...
|