Türkiye de; doğan birinin nüfus cüzdanının din hanesinde nüfusa kaydedildiği anda direkt olarak İslam ibaresi yazılıyor.Doğal olarak zamanla büyüdüğü ortam ve aldığı eğitim ile beraber bireyler bu ibareyi irdeleyerek,bunun kendi kişisel dini inanışını yansıtmadığını belirtebiliyor.Sinan Işık, 2004'te Türkiye'de mahkemeye yaptığı başvuruda, nüfus cüzdanındaki din hanesine "Alevi'' yazılmasını istemişti. İzmir Mahkemesi, Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan aldığı görüş doğrultusunda, Aleviliğin başlı başına bir din olmadığı gerekçesiyle başvuru yapan kişinin şikâyetini reddetmişti. Sinan Işık, Türk mahkemelerine yaptığı başvurunun reddedilmesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) aykırı olduğunu öne sürerek 2005 yılında Strasbourg Mahkemesine başvurmuştu,AİHM'ye yaptığı başvuruda, adil yargılanma ve ayrımcılığın yasaklanmasıyla ilgili maddelerin de ihlal edildiğini ileri sürmüştü. AİHM aldığı kararda , din ya da inancı ifşa etme özgürlüğünün olumsuz bir yönü olduğunu, kişinin din ve inancını açıklamak zorunda olmadığını belirtti. Strasbourg Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin din ve vicdan özgürlüğüyle ilgili 9. maddesinin ihlal edildiğine karar verdi.Ancak AİHM, din ve vicdan özgürlüğü ihlalinin, nüfus kağıdına davacının inancının eklenmesi talebinin reddinden değil, nüfus kağıdında din hanesinin varlığından kaynaklandığına hükmetti. Mahkeme, nüfus kağıdındaki din hanesinin bireyin inancını açığa vuracağı ve özellikle resmi kurumlar bünyesinde ayrımcılığa neden olabileceğine de vurguda bulundu. AB ülkelerinin kimlik kartlarında din hanesi bulunmuyor.Kimlik kartlarında din hanesi bulunan ülkeler;Türkiye,Mısır,Endonezya,Afganistan,Fas,Bruney,Suudi Arabistan,İran,Suriye,Burma,Kongo,Sri Lanka,Ürdün,Irak,Laos,Pakistan,Taylant ve Malezya. Kimliğin kullanıldığı alanlar, dinle ilişkisi olmayan alanlar.Dolayısı ile kimlik bilgilerinin kullanıldığı yerlerde kişinin dini inancının bilinmesine de ihtiyaç yok.Kişilerin inançlarının resmi bir belgeye yazılmalarına gerekte yok.Kimlik kartlarına İsteyen Ateist olduğunu,isteyen Hıristiyan olduğunu,isteyen de hangi dine inanıyorsa onu nüfus cüzdanına yazdırsın,yazdırmak istemeyende yazdırmasın.Bu gün Nüfus cüzdanında din hanesinde İslam yazması bireyin gerçekten dindar biri olduğunu göstermez,onun inancını da kuvvetlendirmez.Din yaşantı ile belli olur,kişi İslam'ın getirdiği prensipleri kabul etmiyor ise,onun nüfus cüzdanında din hanesinde İslam yazması onu İslam'ı kabul etmiş yapmaz.Ancak bu tür tartışmalar yapılırken bu ülkenin büyük çoğunluğunun Müslüman olduğunu göz ardı etmemek,bu tür uygulamaları eleştirirken,Müslümanları incitmemek,İslam'la ilgili olumsuz ifadelerde bulunmamak gerekmektedir.Kişiler dini gereksiz görebilir,o onun şahşi düşüncesidir.Unutmaması gereken ise bu ülkede kendi gibi düşünmeyen insanların bulunduğudur.Yapılan bir uygulamaya karşı olmak bir yana,bu uygulama adı altında dini değerleri,dini tercihleri küçük görmek bir yanadır.Bu ayrıntı gözardı edilmemelidir. Türkiye de halk olarak henüz fikirlerimizi,ideolojilerimizi rahatça,karşımızdakini inciltmeden tartışabileceğimiz bir seviyeye ulaşamadık. Ülkemizin huzura ihtiyacı var,toplumda kutuplaşmalara yol açacak her türlü beyandan uzak durmak gerekmektedir.
|