Yazarport  

Eposta: Şifre:
05 Eylül 2010 Pazar - 13:41

Derinlemesine

Yasin Irmak Yasin Irmak - yas_in19(et)hotmail(nokta)com

30 Temmuz 2009 Perşembe

Siyaset

Şiddetle bir yere varılmaz! Duy da inanma

Papağan gibi tekrarlanan ve giderek kabak tadı veren bir nakarat kulaklarımızı gene tırmalamaya başladı: Şiddetle bir yere varılmaz

Bu nakarata-affınıza sığınarak-şöyle cevap vereyim: Nah varılmaz

***

1984 yılında PKK terörü başladığı vakit Türkiye'de Kürtçe konuşmak dahi yasaktı. 1990'lara gelindiğinde önce bu yasak kalktı.

Ardından Kürtçe öğrenmek serbest bırakıldı. TRT'de 20dk yayın yapılmaya başlandı.

Tabii terör bir ara dursa da sonrasında devam etti. Terör devam ederken 20 dk yayın 24 saat yayın yapan TRT Şeş'e evirildi.

Bugünlerde ise Kürt Dili ve Edebiyatı bölümünün kurulmasını, genel affı vb. şeyleri konuşuyoruz.

***

Devletin aşırı uygulamalarını savunmamakla birlikte, bu sürece baktığınız vakit silahla bir yere varılamadığını mı düşünüyorsunuz?

Biz hep şöyle düşündük: Demokratik açılımlar yaparsak terör örgütünün elindeki argümanları alır ve marjinalleştiririz.

Oysa meselenin diğer boyutunu hep atladık: İnsanlar bu sürece bakıp, "Ya kardeşim bak PKK'nın 'silahlı mücadelesi' sayesinde birçok hak elde ettik. Demek ki bu yöntem sonuca ulaşabilmemizi temin ediyor" derler ise.


Sarkisyan'ın cevabı:



Sarkisyan bizimkiler gibi yapmadı ve sınırın açılması şartı ile maç davetine icabet edeceğini bildirdi. "Ne olacak canım açılsın" diyenler olabilir; niye sınırın kapalı olduğunu da söyleyelim.

1-)BM'nin işgal olduğuna dair kararı olmasına rağmen Karabağ işgali sürmekte; bu işgal nedeniyle 1 milyon Azeri Türkü "kaçkın" durumunda yaşamaktadır.

2-)Bağımsız bildirgesinde Türkiye'nin Doğu Anadolu'daki topraklarından Batı Ermenistan diye bahsedilmekte ve Anayasasında da bu bildirgeye atıf bulunmaktadır.

Bizi yöneten çapsızlar için uluslar arası ilişkilerin doğasını ifade eden şu cümleleri bir tekrar edelim: Barışçıl yaklaşımlar, ancak ve ancak muhatabın da aynı dili kullanması durumunda anlam kazanan adımlardır. Yoksa, karşınızdaki siz ona zeytin dalı uzattıkça öküz trene bakar gibi bakıyorsa, bu tutumun adı "gaflet, dalalet ve hatta hıyanet" olur.

Yazarın önceki yazıları:


Sinemada kurgunun gücü/Titanik 2:Jack geri dönüyor
Bütün suç Max Weber'in!
'Çocuklar için adalet çağrıcıları'! Sanık iskemlesine
İntihar edecekmiş! Nerde sen de o yürek...
Emre Aköz işini sağlama alıyor!
Laikçilik olmayınca
Seçim değerlendirmesi
Kurtarma trajedisi
Muhsin Yazıcıoğlu
Bizde sanatçının ölüsü; hatta sürünerek öleni makbuldür
Yazarın TÜM YAZILARI
Yazarı takibe al

Yazıya yapılan yorumlar:

Hazal Seyitoğlu 30.07.2009 00:26:33
Sayın Yasin Bey,
"Devletin aşırı uygulamalarını savunmamakla birlikte... " derken yukarıda saydığınız uygulamaları "aşırı" bulmadığınızı ümit etmekteyim. Aksi halde hiç yazışmamayı tercih ederim; çünkü a zaman ayrı dünyaların insanı oluruz.
 

Yazıya eklenen yorumları takibe al
Yorumunuz:
 Numarayı giriniz
Not: Yorumunuz, yazar tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.
Editörden

ModeratörModeratör
Merhaba


Bugünkü yazılardan
En çok okunanlar

Ahmet AyAhmet Ay
BEN DE ''HAYIR'' DİYORUM!

Polat CanPolat Can
Genç Kız

Kağan BahadırKağan Bahadır
Nihal Atsız ve Kemalizm

İbrahim Akınİbrahim Akın
Darwinizm Sanat Akımı ve Öncüleri

Ümit SönmezÜmit Sönmez
Arka Sokaklarda Şak!Şak!lı Geceler


Geçen Sene Bugün...

Ahmet Doğan ŞimşekAhmet Doğan Şimşek
Ülkeyi kim satabilir (1)

Mustafa Nevruz SınacıMustafa Nevruz Sınacı
GÖNÜLLERDEKİ BAŞBAKAN


RSS | Tavsiye edin | İletişim Formu | Yazım Kuralları | Bağlantılar
Yazarport'ta yayımlanan köşe yazılarının içeriğinden yazarlar sorumludur.
Yazartport'ta yayımlanan köşe yazıları kaynak gösterilmeden alınamaz.